yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dağlık yerlerde dağ sporları yapılmaktadır.Elles sont employées dans les sports de montagne.
Aynı anda veri iletişimi yapılmaz.La liaison par radio n'est pas prévue.
Düğünleri eski zamanlarda olduğu gibi yapılmaktadır.Tout se déroule exactement comme autrefois, à la manière des ancêtres.
Bu zamana kadar hiçbir deney yapılmamıştır.Jamais jusqu'à présent une telle analyse n'avait été effectuée.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.La coutume du Saint Lundi disparaît alors rapidement, en faveur d'un retour au repos dominical.
Olağan genel kurulun her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerekir.Budget prévisionnel Il est voté chaque année dans les six mois après fin de l'exercice comptable précédent.
Diğer buz dansı yarışmalarının aksine zorunlu dans kısmı yapılmamıştır.Il est à noter qu'il n'y a pas eu de danse imposée pour la compétition de danse sur glace.
Eskiden bu taşıma «Mirnı» istasyonundan yapılmaktaydı.On y venait autrefois « en voyage ».
Bir an önce bölgede kurtarma çalışması yapılmadır.Le gouvernement organise aussitôt des opérations de secours dans la région.
Örneğin, taşınmaz malların satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılması zorunludur.La vente des biens mobiliers doit être réalisée de manière indépendante.
Evi yandığında senato binanın yeniden inşasının devlet hesabından yapılmasını talep etmişti.Après la destruction de sa demeure dans l'incendie, le Sénat vote sa reconstruction sur fonds publics,.
Üretimi yapılmamaktadır.Elle ne sera pas produite.
Bu yarış 1986'dan beri yapılmaktadır.Ce concours existe depuis 1986.
Maliyet tahminleri ve analizlerinin yapılması.Travail d’hypothèses et d’estimations.
Fakat, haşhaş üretiminin yasaklanmasıyla bu üretim yapılmamaktadır.Ce secteur n'est toutefois pas interdit à la construction.
Çevresel nedenler ile ilgili kanıtlar bilimsel olarak bulunmasa da detaylı araştırmalar yapılmaktadır.Faute de documents scientifiques au regard de ce sujet, encore faut-il des études approfondies.
Ayrıca köyün bazı kısımlarında pomza çıkarılarak madencilik yapılmaktadır.On sent encore dans ces miniatures un style provincial.
Albümün ABD'deki fiziksel satışı 20 Ekim'de Universal Republic tarafından yapılmaya başlandı.L'album est publié physiquement aux US le 20 octobre par Universal Republic.
Mahallenin ekonomisi tarım, özellikle de patates yetiştirmeciliği ile yapılmaktadır.L'économie du comté est basée sur l'agriculture, principalement des pommes de terre.
Bunun yanında 9 ülkede de üretimi yapılmaktadır.Trois vins de pays y sont également produits.
Milattan önceki çağlarda altı ses delikli xun yapılmaya başlanmış.Généralement, au démarrage du système, six consoles virtuelles sont lancées.
Ayrıca TOBB ETÜ Sürekli Eğitim Merkezi dersleri de Yabancı Diller Bölümü binasında yapılmaktadır.Parfois, d’audacieuses bâtisses surprennent comme l’institut des langues étrangères.
Konferans yapılması için Benito Mussolini tarafından ikna edildi.L'Italie de Benito Mussolini est choisie pour l'organiser.
İmar uygulamaları istikrarlı bir şekilde yapılmaktadır.Leur relation semble solidement établie.
S&P 500 borsa endeksi, Standard & Poor's tarafından yapılmaktadır.Equifax est membre de l’indice Standard & Poor's (S&P) 500 ®.
Ayrıca havuzlu su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır.Le principe de l'alimentation par accumulateurs est donc développé.
Sadece yurt içi geliş-gidiş yapılmaktadır.Seul le blocage intérieur nous est parvenu.
Bu gibi fümigasyonlar lisanslı kişiler tarafından yapılmalıdır.Ce type de filtrage est réalisé à la main par des personnes physiques.
Böylece yazma işlemi gerçekleşene kadar kopyalama işlemi yapılmaz.Il ne nécessite pas de compilation avant d'être exécuté.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.Il y a des histoires contradictoires au sujet de ce qui arrive ensuite.
En ünlü mekik dantelleri Fransa ve İngiltere’de yapılmaktadır.C'est la forme de corrida équestre la plus populaire en Espagne et en France.
Müziğin asıl önemli özelliklerinden biri de çoğunlukla afro-amerikan'lar tarafından yapılmasıdır.En effet, la musique urbaine est beaucoup plus populaire, selon lui, auprès des Afro-Américains.
Aynı dönemde İslamiyetle ilgili ilk ciddi araştırmalar yapılmaya başlandı.Dans cette première période républicaine, se situe la première tentative sérieuse de régionalisation.
İstanbul'da hayvancılık da yapılmaktadır.On consomme également de la bière en Palestine.
Artık gerçek seçim yapılmayacak ve parlamento üyelerini Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi seçecekti.Ne doit pas être confondu avec Parti socialiste ouvrier d'Allemagne.
Hayvancılık yapılmamaktadır.L'élevage est inexistant.
Ayrıca ticari amaçlı olarak bal üretimi yapılmaktadır.La viticulture fut même encouragée, pour des raisons fiscales.
Zaman zaman Bektaşî törenleri yapılmaktadır.Des cérémonies liturgiques se tiennent de temps à autre.
Allmusic ise şarkının alıntı yapılmasının yeterince yüzsüz bir davranış olduğunu vurguladı.Lotus a déclaré qu'il est peu probable que sa version de la chanson soit publiée.
Son dönemde büyükbaş hayvan besiciliği de yapılmaktadır.Depuis peu, le lapin est élevé aussi comme animal de compagnie.
"Yapılması gereken çok açık...Elle-même est clairement intéressée...
İlk oyundan sonra bir yenilik yapılmamıştır, tek kişilik ve kampanya bölümleri bulunmamaktadır.Cette première version n'existe plus si ce n'est des photographies et un plan.
Halk arasında İmarzede olarak anılan banka mudilerine bir yıl sonra devlet tarfından ödeme yapılmaya başlandı.Les premiers plans du pavillon sont présentés au public une année plus tard.
Düellolar ikişerli yapılmaz.Les duchés ne font pas exception.
Türkiye'de tütün üretimi devletten alınan yasal izinle yapılmaktadır.En Ukraine, l'avortement est légal sur simple demande.
Mangal kömürü üretimi yapılmaktadır.Production de charbon.
Maç Kodu: Maçın, tahmin yapılması durumunda, İddaa kuponu üzerine işaretlenecek kodunu gösterir.Pendu : Le pendu est un jeu consistant à trouver un mot en devinant quelles sont les lettres qui le composent.
Köyün geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup avcılık da yapılmaktadır.Les activités pastorales et agricoles, ainsi que la chasse, sont interdites.
Düğünler daha çok mevlütlü yapılmaktadır.Le mariage reste soigneusement caché.
Kral Leonidas gerginliği yatıştırdı ve Termopylae'de savunma yapılması konusunda herkesi ikna etti.Léonidas apaise les tensions et affirme vouloir défendre les Thermopyles.
Bunun için Helsinki'de aktarma yapılması zorunludur.Au Luxembourg le vote est obligatoire.
Üç yılda bir yapılmaktadır.Elle est réalisée en trois ans.
Artık paket margarinler hidrojenize edilmiş sıvı yağlarla yapılmamaktadır.Certaines margarines sont actuellement formulées sans utilisation de l’huile de palme.
Ayrıca arılar da bu dönemde evcilleştirilerek arıcılık yapılmaya başlanmıştır.Ces jours correspondent aussi à la période où les poules recommencent à pondre.
Köyde ilköğretim okulu mevcut olup, taşımalı eğitim yapılmamaktadır.En danse, je ne peux emprunter à aucune école existante.
Mahallede ayrıca Haziran ayında Çile Festivali yapılmaktadır.Et il y a aussi le carnaval, en février.
Savaş durumu, olağanüstü hal bile işkence yapılması meşru kılamaz.Abominablement torturé, ne révèle rien.
Sınavlar farklı aralıklarda yapılmakta ve Linux tabanlı konuları kapsamaktadır.Les examens couvrent un certain nombre de sujets liés à Linux.
Sovyetler Birliği’nde de okullarda Rusça öğretim yapılması nedeniyle Nogayca büyük ölçüde geriledi.Le russe est presque parlé dans les mêmes proportions, car il est obligatoire à l'école.
Bu teoriye göre, ekonomik yaşamın canlanması için yenilik (inovasyon) yapılması gerekmektedir.Une telle philosophie était nécessaire, dit-il, pour le renouvellement national.

İlgili Sayfalar