yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Katoliklere inanç özgürlüğü verilmesini ve parlamento reformu yapılmasını savundu.Hier unterstützte er nachdrücklich die Katholikenemanzipation und die Parlamentsreform.
Niksar’da büyük ölçüde kavak üreticiliği de yapılmaktadır.Dies führt auch in Niles zu einem Rückgang im verarbeitenden Gewerbe.
İlçede her yıl çeşitli etkinliklerle "Turp Festivali" yapılmaktadır.Im jeden Jahr finden mehrere „Grand Prix“(GP)-Wettkämpfe statt.
Öyle ki günde 1,400 kez kalkış ve iniş yapılmaktaydı.Täglich werden über 400 Starts und Landungen verzeichnet.
Hikâyenin noktalandığı bir final yapılmadı.Das Ende der Erzählung ist nicht erhalten.
Sadece SD yayın yapılmaktadır.Die Ausstrahlung erfolgt jedoch weiterhin nur in SD.
Konami, ismine rağmen kesinlikle bir Japon tarafından yapılmamıştır.Die Dschonbesch war trotz ihres Namens nicht islamistisch geprägt.
Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.Die Schlachtung von Tieren sollte unter vorheriger Betäubung und ohne unnötige Schmerzen und Leiden erfolgen.
Havalimanından düzenli ulusal ve uluslararası uçuşlar yapılmaktadır.Nationale und internationale Flüge werden über die Flughäfen in Moskau abgewickelt.
Ancak gelişmeler yeni reformların yapılmasını gerekli kıldı.Die steigenden Anforderungen machten jedoch Neuentwicklungen erforderlich.
İmar uygulamaları istikrarlı bir şekilde yapılmaktadır.Die Vorkommen gelten als stabil.
Ayrıca ticari amaçlı olarak bal üretimi yapılmaktadır.Die Luxusproduktion sollte weiterhin privatwirtschaftlich organisiert werden.
Yaban hayatı geliştirme sahasında avlanmak yasak olmasına rağmen kaçak avcılık yapılmaktadır.Erst durch Jäger in der Jagdzeit erlegtes Wild wird durch den Jagdausübungsberechtigten angeeignet.
Oyunun Japonya dışında dağıtımı yapılmamıştır.Das Spiel wurde nie außerhalb Japans veröffentlicht.
Yazıtın Türkiye'ye geri getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır.Offizielle Politik ist es, sie wieder nach Nordkorea zu bringen.
Furigana, Japoncaya Çinceden geçen kanjilerin kenarında hiragana veya katakana ile açıklama yapılmasıdır.Im Japanischen werden zusätzlich zu den chinesischen Zeichen auch Hiragana und Katakana benutzt.
Yeni turistik tesisler de yapılmaktadır.Außerdem fanden touristische Fahrten statt.
Bazı ülkelerde okullarda homofobiyi önlemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.Generell besteht in den verschiedenen homöopathischen Schulen Uneinigkeit bezüglich der Bewertung.
Bu ziyaretler sırasında Turing'e bir suikast yapılma olasılığının çok yüksek bulunduğu bilinmektedir.Im Prozess ging es dann auch um Turners mögliche Mitschuld an der Tat.
O zaman yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur.Wenn es keine Geschichte gibt, die erzählt werden will, versagen Kunst und Handwerk.
Barajın yapılması 500 kişinin bölgeyi terketmesine ve yine 1300 kişinin zararlar görmesine neden oldu.500 Personen mussten das Gebiet verlassen, weitere 1300 wurden sonst in Mitleidenschaft gezogen.
Kampta çeşitli spor müsabakaları ile yerel halkla kaynaşma toplantıları da yapılmaktadır.Im Gemeindegebiet sind unterschiedliche sportliche Freizeitaktivitäten möglich.
Elma üreticiliği de yapılmaktadır.Auch die Herstellung von Butter wird dargestellt.
Tüm çabalarına rağmen ataması yapılmadı ve Antalya'da kaldı.Trotz ihres wissenschaftlichen Namens kommt sie nicht in Chile vor.
Rodos adasındada bu tatlı yapılmaktadır.Im Angebot stehen Hot Rods.
1992 yılından bu yana bölgede kivi üretimi de yapılmaktadır.Seit 1992 wird dort auch Bier gebraut.
Mahalleye ulaşım hem Bigadiç yolu üzerinden hem de İzmir yolu üzerinden yapılmaktadır.Hiernach verläuft der Weg durch Nieste (an der Nieste) und Wickenrode nach Helsa (an der Losse).
Yeni basımları ise yapılmamaktadır.Neue Veröffentlichungen sind nicht geplant.
Bu program DOS ortamındaki diğer basic programları gibi görsel kurallarla yapılmamıştır.Die Programme waren in sechs verschiedenen Basic-Dialekten geschrieben.
İngilizce ve Japoncaya çevrileri yapılmış, 1995 yılından beri de Almancaya çevirileri yapılmaktadır.Seit Juli 2008 gibt es spanische und deutsche Versionen, seit April 2011 auch eine englische.
Güç ise bu işin ne kadar hızlı yapılması ile ilgilenir.Dabei ist es egal, wie schnell das geschieht.
Ayrıca arıcılık ve halıcılık da yapılmaktadır.Außerdem wird ihm Grobheit und Trägheit nachgesagt.
Bu kalelerin yapılma amacı haçlıların saldırılarından korunmak olmuştur.Die Festung sollte zum Schutz vor Angriffen der Berber dienen.
Bostancı'dan toprak kiralanarak da tarım yapılmaktadır.Vom Bauern gibt es jetzt auch eine Anleihe.
Yeni yapılar genel olarak Karşıyaka semtinde yapılmaktadır.Neue Werke beschäftigen sich weitestgehend mit der Linie an sich.
Finişer betondan yapılmadan önce, ya gerçek kayaç ya da kil ürünü kullanıldı.Dafür benutzte man entweder Weidenkörbe oder sogar die echten Gefäße aus Metall.
İzmir Karaburun 'da yaygın olarak yapılmaktadır. ^Die Gründung Eisenbachs wird in karolingischer Zeit vermutet.
Sulama göletlerinin yapılmasından sonra Pancar ekimi köylünün geçim düzeyini bir miktar artırmıştır.Infolge steigender Sturmflutspiegelstände musste das Niveau der Siedlungen jedoch erhöht werden.
Sürekli, çoklu ve sistemli bir biçimde zaman içinde yapılması.Alles scheint streng systematisch geordnet.
Team Fortress 2, ayrıca kazanılması için belirli görevlerin yapılması gereken birçok başarım içerir.TF2 weist auch eine große Anzahl an Achievements für die Erfüllung bestimmter Aufgaben auf.
Hüküm okunmadan önce bir açıklama yapılması istendi.Die Entscheidung wurde vor einem Berufungsgericht grundsätzlich bestätigt.
Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.Nudeln werden auch aus Süßkartoffel gemacht.
Akdeniz'e kıyısı bulunan bu ilde, şarap üretimi de yapılmaktadır.Es war mit Eis zu befüllen und diente dazu, Getränke, auch Wein, zu kühlen.
Kedinin bakım ve temizliği düzenli yapılmalıdır.Auch der Tierhaltungsraum muss regelmäßig gereinigt und desinfiziert werden.
Berlin ve Brandenburg'da, oryantasyon ilkokul düzeyinde yapılmaktadır.In Berlin und Brandenburg hat sie den Körperschaftsstatus.
Her kısım sadece bir kez dinletilmekte, tekrarlama yapılmamaktadır.Die Prüfung kann bei Nichtbestehen einmal wiederholt werden.
1924-1990 yılları arasında Rusya Ulusal şampiyonası yapılmadı.Zwischen 1924 und 1928 fanden keine Welt- oder Europameisterschaften statt.
Kesinlikle silahla şakalaşma yapılmadı." dedi.Wir machen nicht ‚rücksichtslos von der Waffe Gebrauch‘.
Sulu taam yapılmamaktadır.Lachsfischen ist allerdings nicht erlaubt.
Burada özellikle bir ayrım yapılması gerekmektedir.Jedoch sollte ein Unterscheidung stattfinden.
Günümüzde, tepreş alanı çevresinde gıda satışı ve ticari amaçlı çeşitli sergiler de yapılmaktadır.Am Fuße des Felsens befinden sich mehrere Lebensmittel- und Marktstände zum Einkaufen.
Hali hazırda reformlar yapılmaya devam etmektedir.Weitere Reformen sind geplant.
2005 yılından beri her yıl farklı bir üniversitede yapılmaktadır.Seitdem wird es jedes Jahr von einer anderen Universität ausgerichtet.
Bahçeler asla yeniden yapılmadı.Die Anlagen werden nie wieder aufgebaut.
Mahallede defne yaprağı yetiştirme ve toplama yapılmaktadır. ^Den eigenen Garten gestalten und geniessen.
Surların bazı bölümleri modern binaların yapılmasıyla yok olmuştur.Viele Gebäudelücken wurden durch moderne Bauwerke gefüllt.
Sonra ön ısıtmada yapılmaya başlanır.Es entsteht eine Warmfront.
Oyunlar iki senede bir yapılmaktadır.Die Spiele werden alle zwei Jahre ausgetragen.
Eskiden Tütün ve Hasıcılık yapılmaktaydı.Er wurde früher als Heil- und Zunderpilz genutzt.
Bunun yanı sıra Keban Barajı'nda kerevit avcılığı da yapılmaya başlanmıştır.Also muss es auch in Kalbach einmal Weinstöcke gegeben haben.

İlgili Sayfalar