yapılma ile cümle
yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mübah, İslam'da yapılması serbest bırakılmış şeylerdir.Während des Gottesdienstes ist das Verweilen vor der Synagoge strenge untersagt.
Yaşar Doğu anısına yapılmaktadir.Im Geist des Ostens leben.
Bunun üzerine evlere servis yapılmaktadır.In den Häusern sind die Hausbäume erhalten.
Ancak uzunca bir süre DSP'nin kurultay tarihi ile ilgili net bir açıklama yapılmadı.Dennoch existierte lange Zeit kein offizieller Großbuchstabe zum ß.
Bunun yanında balıkçılık da yapılmaktadır.Daneben wird Fischfang betrieben.
Bu teknik, daha sonra ultrasantrifüjlerin yapılmasında kullanıldı.Mit dieser Technik wurden später Ultrazentrifugen konstruiert.
Merdivene tırmanma ve bisiklet sürme gibi etkinliklerin kalem etekle yapılması oldukça zordur.Aktivitäten wie Radfahren und Leitersteigen können mit einem Bleistiftrock sehr schwer werden.
Oyunda gece vakti şehir içinde sokak yarışları yapılmaktadır.Am nächsten Abend findet wieder ein Straßenrennen statt.
Her ikisi için de bir askerî cenaze töreni yapılmasına emir verir.Im Glauben, dass beide getötet worden sind, wird eine Begräbniszeremonie abgehalten.
Ayrıca yıllardır arıcılık yapılmaktadır.Seit Jahren brüten hier auch Störche.
Ayrıca burada birçok kültürel ve sosyal faaliyetler de yapılmaktadır.Hinzu kommen eine Reihe kultureller Aktivitäten und Veranstaltungen.
Marant ve Aros Festivalleri yapılmaktadır.Fasching und Karneval gefeiert.
Fakat burada ekim yapılmaz.Oktober hinein nicht.
Ancak yıllardır ebe ataması yapılmamaktadır.Niemand weiß, dass er seit Jahren Morphium nimmt.
Ayrıca mahallenin mahallelerinde arıcılık yapılmaktadır.Zwischenzeitlich wurden auch Gottesdienste in den Kindergärten der Siedlungsgebiete abgehalten.
Yapılmasında günah vardır, terkinde ise sevap vardır.Verflucht (auch: Verflixt) und zugenäht! – Steigerung von verflucht nochmal.
Tüm branşlarda ulusal ve uluslararası spor faaliyeti yapılmaktadır.Es gibt Organisationen im Sportschießen auf nationaler und internationaler Ebene.
Yunanca'dan çeviriler yapılmaya başlandı.Übersetzungen ins Neugriechische wurden angefertigt.
Yeni bir platforma bootsrapping yapılmasına olanak verir.Sie bietet die Möglichkeit zum Einbau einer Festplatte.
2001 yılından beri ilçe merkezinde Leblebi ve Kültür Festivali yapılmaktadır.Seit 2003 existiert mit dem Salzhof ein eigenes Kultur- und Veranstaltungszentrum.
Mahallede ilköğretim okulu yoktur; fakat faal taşımalı eğitim yapılmaktadır.Es findet kein Unterricht über das Internet statt, aber es müssen Hausaufgaben eingeschickt werden.
Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum...Welche Ochs nu zihen wil / Dem wil ich geben Heus vil.
Bu suretle verilen işlerin yapılması mecburidir.Für dieses musste zwingend der ausgeübte Beruf angegeben werden.
Şehir bugünkü modern görümünü bu hasardan sonra şehrin yeniden yapılması dolayısıyladır.Von diesem negativen Image versucht die Stadt noch heute loszukommen.
Eidos tarafından yapılan açıklamalara göre yapılmadı.Der Begriff ist abgeleitet von Eidos.
Mordoğan beldesinde bir Yat Limanı yapılmaktadır.Am Timsahsee sollte ein Hafen gebaut werden.
Yapılmasında sevap olan ama terkinde günah olmayan şeylerdir.Und es ging ihm auf seiner Wanderschaft zuweilen gut, meistenteils aber schlecht.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.Liste von ehemaligen Schweizer Sonntagszeitungen Am Sonntag sollen sie lesen – nicht ruhen.
Kasım 2015 itibarıyla tükenmiştir ve baskısı yapılmamaktadır.Er ist im Juni 2015 deponiert und nicht ausgestellt.
Tiyatrolar yapılmasını emretmiş ve atletizm yarışmaları düzenlemiştir.Investoren wurden gesucht und gefunden, Architekturwettbewerbe veranstaltet.
Bu hatlarda insan taşımacılığının yanı sıra ürün taşımacılığı da yapılmaktadır.Auf letzterer bestand neben der Personenbeförderung auch Güterverkehr.
1960 yılında bu ikinci yapılan otel örnek alınarak Mallorca'da daha başka oteller yapılmaya devam edildi.In den 1960er Jahren wurden weitere Hotels auf Mallorca gebaut.
Kümes Hayvancılığı yoğun şekilde yapılmaktadır.Viehdiebstähle wurden streng geahndet.
Bu bölgede günümüze değin hiç arkeolojik kazı yapılmamıştır.Archäologische Grabungen an dieser Stelle erfolgten bisher nicht.
Bununla birlikte olayın TAK tarafından yapılmadığına dair iddialar da mevcuttur.Inzwischen ist allgemein bekannt, dass es nicht zufällig ausgebrochen war.
Hayvancılık olarak sığır denilen büyükbaş havycancılığı yapılmaktadır.Dies hört ein alter, des Lebens überdrüssiger Viehtreiber.
Günümüzde ayinlerinin bir kısmı Arapça olarak da yapılmaktadır.Sie veröffentlicht ihre tägliche Parteizeitung auf Arabisch (Al Wahda).
Bu eserin satın alımında Enstitü'nün kendi fonlarından da katkı yapılıp yapılmadığı bile bilinmemektedir.Er selbst sagte, dass ihn weder die Akademie noch der Graf entlohnt hätten.
Kıyı kesimlerinde küçük çapta balıkçılık'ta yapılmaktadır.An der Küste wird Fischerei in kleinem Maßstab betrieben.
Derslerde "Anti-Semitikler" ve "Faşistler" aleyhinde propaganda yapılmalı.Genutzt wurden stattdessen die Bezeichnungen Faschist(en) und Faschismus.
Kurul toplantıları her iki ayda bir yapılmaktadır.Kabinettssitzungen finden mindestens alle zwei Monate statt.
Bu ilköğretim okullarından 14’ünde taşımalı eğitim yapılmaktadır.14) angehalten, indem sie sie in Lehrschulen schicken sollten.
Bu sırada ahşap binalar yıktırılarak yerlerine beton binalar yapılmasına da başlandı.So entstand zu dieser Zeit die Idee, Wohnungen aus Beton zu bauen.
Yakarak imha işlemleri ibret oluşturabilmesi için zaman zaman toplum önünde de yapılmaktadır.Schon droht auch ihnen der Opfertod, dessen Stunde sie selbst bestimmen dürfen.
Bu gelenek çok eskilerden beri yapılmaktadır.Diese Tradition wird seit vielen Generationen gehegt.
Bölgede ayrıca kahve üretimi yapılmaktadır.Des Weiteren wird in der Umgebung auch Kaffee angebaut.
Bölgede şarap üretimi yapılmaktadır.In der Ortschaft wird Weinbau betrieben.
Bunun yanı sıra seracılık ve arıcılık yapılmaktadır.Danach ist jedoch eine Intubation und Beatmung notwendig.
Qishr adı ile kahve de yapılmaktadır.Daher auch der Name Kaffeeeiche.
Anayasanın 77. maddesi gereği, olağan olarak Haziran 2019'da yapılması gerekmekteydi.Regulär hätte die Wahl gemäß Artikel 77 der Verfassung der Türkei erst im Juni 2019 stattfinden sollen.
1920'lerde toplantılar yıllık olarak yapılmaktaydı.Sie fanden ab 1920 alljährlich statt.
Köyde ilköğretim okulu olmadığından Yozgat'a tasimali egitim yapilmaktadir.In der Schule angekommen, hören die Probleme für Akko nicht auf.
Gizli yapılmaya gayret edilir.Sie sind zur Geheimhaltung verpflichtet.
Bu bantta olabildiğince fazla sayıda yayın yapılması hedeflenir.Generell wird eine möglichst große Bandbreite des Sendesignals angestrebt.
Bu durumda hemen ameliyat yapılmaz.Eine Operation ist nicht möglich.
Yörede somon balıkçılığı yapılmaktadır.Auf dem Mekong wird lokaler Fischfang betrieben.
Buhar odasından önce saunaya girildiyse, 10 dakika ara verip sıvı takviyesi yapılmalıdır.Bevor die Saunagondel betriebsbereit ist, muss der Sauna-Ofen 30 Minuten mit Starkstrom beheizt werden.
Çoğunlukla pamuk ekimi yapılmaktadır.Zumeist sind Tischläufer aus Baumwollstoffen hergestellt.
İnternet haberciliği, sadece İnternet üzerinden haber yayını yapılması anlamına gelen bir medya terimidir.Ein Problem der Kampagne ist allerdings, dass sie fast nur auf das Internet als Verbreitungsmedium setzt.
Ayrıca Notre-Dame-des-Landes'da Büyük Batı Havaalanı yapılmasına karşı çıkmaktadır.Der Flughafen Nantes soll durch einen Neubau Aéroport du Grand Ouest bei Notre-Dame-des-Landes ersetzt werden.