yapılma ile cümle
yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak ne yazık ki şimdi bir günlük eğlence şeklinde yapılmaktadır.Derzeit verkehrt allerdings nur ein Reisezug pro Tag.
Dizi ABC Studios tarafından yapılmaktadır.Produziert wurde sie von ABC Studios.
Bunun yanında tütün üretimi de yapılmaktadır.Dazu zählt auch die Herstellung von Tabakdosen.
Az miktarda da olsa mısır (çoğunlukla slajlık) buğday ve sebze ekimi yapılmaktadır.Nur wenige Arten sind reine Bodenbewohner, darunter der Dschelada und der Mensch.
Bunun üzerine Prag’da protestolar yapılmaya başlandı.Als Folge davon brechen in Prag Unruhen aus.
1996 1997 1998 Yarışma yapılmadı.1996 wurde kein Rennen ausgetragen.
Düzenli egzersiz yapılmalıdır.Es blieb bei regelmäßigen Übungen.
Okulda halen birçok spor etkinliği yapılmaktadır.Außerdem finden an der Schule mehrere sportliche Aktivitäten statt.
Bu ayrım, dünyanın her yerinde olduğu gibi ekonomik statüye göre yapılmaktadır.Trennung findet man in Städten eher, wie überall in der Welt, nach wirtschaftlichem Status.
Burgdorf otopsi yapılmamasını emretmişti.Burghardt wurde nicht zum Intendanten für den Stuttgarter Sender bestellt.
Sadece yurt içi geliş-gidiş yapılmaktadır.Es blieb nur ein Wachstum im Inneren anzustreben.
Bu bölümlerin özgün hallerine uygun olarak yeniden yapılması tercih edilmedi.So manch anderes Körperteil wollten wir euch dann aber doch lieber vorenthalten.
Snowball (domuz): Hayvanlara okumayı öğretir, bir değirmen yapılması taraftarıdır.Frage an die Schüler: Was bedeutet es, wenn man einen Löwen wählt?
Karardan sonra en geç üç ay içinde oylama yapılmalıdır.Binnen drei Monaten soll eine endgültige Entscheidung fallen.
Bazı bölgelerde bir miktar yağ eklenerek te yapılmaktadır.An einigen Stellen wurde Erdöl gefunden.
Ardından turnuvanın Gabon'da yapılması kararlaştırıldı.Ursprünglich sollte das Turnier in Gabun stattfinden.
Ancak küçük aile işletmeciliği yapılmaktadır.Ansonsten gibt es kleine, familiengeführte Geschäfte.
(Perili evlerden birinde yaşanıyorsa on saatte 15 büyü yapılması koşulu aranır).Bei guten Verhältnissen ist mit zehn Stunden Gehzeit (ohne Pausen) zu rechnen.
Bu temaslar işe yaradı ve işbirliği yapılmasına karar verildi.Das Video war erfolgreich und man beschloss weiter zusammenzuarbeiten.
İtalyan bir bayan vatandaş ise kendisine ait bir araziyi kilise yapılmak üzere rahiplere bağışlamıştır.Eine italienische Staatsbürgerin spendete ihr eigenes Grundstück für den Kirchenbau.
Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur.Auch wurde die Landschaft durch den Tagebau großflächig zerstört.
İnananlar için son ayetinde tilavet secdesi yapılması gerekmektedir.Im Koran wird die genaue Wiedervergeltung als göttliche Anordnung vorausgesetzt: Ihr Gläubigen!
Bu konuda cok sıkı kontroller yapılmaktadır.Dieses wird streng überprüft.
Görüşmelerin sonunda serbest seçimlerin yapılması kararı alınır.Natürlich müssen Wahlen frei sein.
Hizbullah ile işbirliği yapılmaktadır.Möglicherweise besteht ein Zusammenhang zu hebr.
3 gün düğün yapılmaktadır.Es soll also drei Hochzeiten geben.
Az da olsa arıcılık yapılmaktadır.Dann müssen mindestens Mischkeramiken genutzt werden.
Theseus ve Hippolyta’nın düğün töreni hazırlıkları yapılmaktadır.Theseus und Hippolyta wollen heiraten.
Esas müdafanın vicdanlarınızda yapılmasını istiyorum.Vorbereitung der Hauptverhandlung durch den Verteidiger.
Türkiye'de nanoteknoloji ile ilgili etkinlikler de yapılmaktadır.In der Nanotechnologie sind ebenfalls stetig Fortschritte vorzuweisen.
Skorların sırasıyla artan 1 puan ile başlayan duyurulan prosedür, 1980 yılına kadar yapılmadı.Die Stückelungen unterhalb einer Unze bis einschließlich der 1/10 Unze werden erst seit 1980 hergestellt.
Ovadaki sulama genellikle bu şekilde yapılmaktadır.Das Längsgewölbe ist bei dieser Form oftmals erhalten.
Tütün ve zeytin tarımı yapılmaktadır.Es werden Tabak und Oliven angebaut.
İsrail'den bir açıklama yapılmamıştır.Eine offizielle Stellungnahme aus Israel gab es dazu nicht.
Mobil üzerinden web erişimi nasıl yapılmaktadır?Wie verhalte ich mich im Internet?
Günümüzde önemli duyurular Fransızca yapılmaktadır.Die Urkunden wurden von nun an auf Französisch abgefasst.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.Die Schiffsmaschinen-Inspektion wurde am 1. Oktober 1935 gebildet.
Bezm-î Âlem Valide Sultan birçok mimari eserlerin yapılmasına öncülük etmiştir.Nach dessen frühem Tod gab er viele seiner Werke heraus, zu denen er selbst beigetragen hatte.
Bağcılık da sınırlı olarak yapılmaktadır.Das Urlicht beschränkt sich selbst.
Genelde koyunculuk yapılmaktadır.Es wurden überwiegend Schafe gehalten.
Yanan bölgelere (el, ayak gibi) birlikte bandaj yapılmaz.Nicht auf Felsen anlegen (sie können springen).
Sadece Kablo TV platformunda HD yayın yapılmaktadır.In HDTV wird TVS nur im digitalen Kabelfernsehen gesendet.
Burada makinalı tarım yapılmaktadır.Dieses stellt dort Industrie-Sprengstoff her.
Ağrılı bölgeye masaj yapılması da faydalıdır.Auch medizinische Massagen können schmerzlindernd wirken.
Normalde ana motorun kapatılması önceden belirlenmiş hıza bağlı olarak yapılmaktadır.Normalerweise wurden die Triebwerke bei einer vorgegebenen Soll-Geschwindigkeit abgeschaltet.
Hiçbir şey yapılmadı.Es ist nichts geschehen...
Dünya Sağlık Örgütü, hastalığı tedavi amacıyla bazı ilaçlarda indirim yapılmasını sağlamıştır.Die Weltgesundheitsorganisation unternimmt Anstrengungen, die Erkrankung durch Impfprogramme zu eliminieren.
HPV aşısının lisansı 9-26 yaşlar arasındaki genç kızlara ve kadınlara yapılmak üzere alınmıştır.Damit ist die Finanzierung der HPV-Impfungen bei Mädchen zwischen 9 und 14 Jahren gesetzlich verankert.
Bunların 50-60 kadarının ekonomik üretimi yapılmaktadır.Insgesamt werden 50 bis 60 Arbeitsplätze eingespart.
Hakkında "Uzaklaştıkça yakınlaşan, yakınlaştıkça uzaklaşan dağ" yakıştırması yapılmaktadır.Auf den Menschen lastet eine „unheimliche, nicht greifbare Furcht“ vor dem Berg.
Modern banyo küvetleri akrilik ve fiberglas malzemeden yapılmaya başlanmıştır.Moderne Pappnasen werden aus Kunststoff und Schaumstoff gefertigt.
Model çalışmaları büyük bir pazar olusturmaktadır. birçok gelişmiş ulkede bu konuda üretim yapılmaktadır.Ihr Welterfolg mit Sonntags nie! eröffnete ihr den Weg zu weiteren Großproduktionen.
Halen İskoçya'daki Highland Games gibi bazı festivallerde bu spor çekiçle yapılmaktadır.Diese Meisterschaften lassen sich mit den schottischen Highland Games vergleichen.
Normatif iktisat belirlenen hedefler için neler yapılması gerektiğini araştırır.Es wurde geprüft, welche Maßnahmen ergriffen werden müssen, um die ermittelten Anforderungen zu erreichen.
Fakat ıslak zeminde iş yapılmamalıdır.Sie sind nicht auf sandige Böden angewiesen.
Ancak 1980'lerde fazla çizgi film yapılmamıştı.Nach 1980 entstanden kaum noch derartige Filme.
Üretimin büyük bir kısmı burada yapılmaktadır.Ein großer Teil der Produkte wird dort produziert.
Kışın karşılaşma yapılmaz.Im Winter ist keine Besichtigung möglich.
Lisans Yerleştirme Sınavları genellikle haziran ayında yapılmaktadır.Die schriftlichen Abiturprüfungen liegen somit in der Regel im Januar.
Genelde Olimpiyat Oyunları kapsamında yapılmaktadır.Diese finden seitdem meist nach den Olympischen Spielen in derselben Stadt statt.