yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Siyasetçi kongreye reform yapılmasını önerdi.Der Politiker schlug dem Kongress Reformen vor.
Bir açıklama yapılmasını istiyorum.Ich möchte eine Erklärung abgeben.
Hiçbir çiçek plastikten yapılmamıştır.Keine der Blumen ist aus Kunststoff gemacht.
Şu dünyamız üstünde yaşadığımız hayatımız, ne de güzel bir hayat lurdu, ayırımcılık yapılmasaydı.Es wäre eine bessere Welt, auf der wir lebten, würden wir keine Unterschiede machen.
Yarımadanın içlerinde ulaşım ancak sırtçantası taşıyarak yürüyüş ile yapılmaktadır.Vielmehr erschließt sich das Klangerlebnis nur durch einen Spaziergang.
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.Die Auswirkungen des Wein- oder Salzgehalts wurden nie untersucht.
Yapılması mümkün olan her şey yapılmalı mıdır, yoksa bir sınırlama getirilecek midir?Nasıl?"Hat er wohl das Verborgene ergündet oder mit dem Erbarmer einen Bund geschlossen?
Cariyelerle ilişki ise evlilik sayılmaz ve onlara nikah yapılmaz.Wenn die Ehe auch vollzogen ist (consummatio), ist sie unauflöslich.
1916 kışı son derece sert geçmekteydi ve mücadele yapılması neredeyse imkânsızdı.Der Winter 1916/17 war sehr hart und machte das Kämpfen nahezu unmöglich.
X-7'nin yere inişi bir paraşüt ayrdımıyla yapılmaktaydı.Die X-7 landete schließlich an einem Fallschirm.
(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.(3) Die Verfolgung dieser Straftat hängt von einer Ermächtigung des Justizministers ab.
2006'daki yarışmanın da Romanya'nın başkenti Bükreş'te yapılmasına karar verildi.2006 fand der Wettbewerb sogar in Rumäniens Hauptstadt Bukarest statt.
Eve dönmek için hazırlık yapılmaya başlanır.Die Rückkehr nach Hause wird vorbereitet.
Silverman'e göre çalışmanın %70'i baştan yapılmalıydı.Silverman schätzt, dass etwa 70 % der Folge erneuert werden mussten.
Hata kontrolü yapılmaz.Es findet keine Fehlerüberprüfung statt.
Asıl yapılması gereken iş -okuma ve yazma- bağlantı olmadığı süre içerisinde de yapılabilir.Die Hauptarbeit – das Lesen und Verfassen – kann während der Zeit ohne eine Verbindung erledigt werden.
Yine de Eritre'de yerel seçimler yapılmaya devam edildi.Parallel dazu wurden auch Kommunalwahlen in Irland abgehalten.
Evi yandığında senato binanın yeniden inşasının devlet hesabından yapılmasını talep etmişti.Als sein Haus niederbrannte, forderte der Senat, es aus öffentlichen Ausgaben wieder aufbauen zu lassen.
19. yüzyılın ortasından beri düzenli satranç turnuvaları yapılmaktadır.Seit Mitte des 19. Jahrhunderts kam es zu regelmäßigen Schachturnieren.
Kayseri'de her yıl Dadaloğlu (Afşar) Şenlikleri yapılmaktadır, Afşar kurultayı düzenlenmektedir.Auf dem Mühlengelände wird alljährlich zu Pfingsten ein Mühlenfest begangen.
Ancak; halen 25. madde üzerinde bir değişiklik yapılmamıştır.Die Reihenfolge der möglichen Nachfolger wurde durch den 25. Zusatzartikel zwar nicht verändert.
Çin yemekleri genellikle fazla sulu olarak yapılmaz.Kantonesisches Essen ist im Allgemeinen nicht scharf.
İç ve dış hat uçuşları yapılmaktadır.Interne und externe Notfallpläne müssen existieren.
Seçimlerin normal olarak 1992 sonbaharında yapılması gerekiyordu.Die eigentliche Wahl war wie immer im Herbst dieses Jahres.
Bu parçalar Zürih'te yeni yapılmakta olan Stç Felix ve Regula kilisesine hediye olarak gönderildi.Sie wurden der in dieser Zeit neu erbauten Kirche St. Felix und Regula in Zürich geschenkt.
Olimpiyat oyunlarında sıralamalar sadece ikili mücadele değerlendirmesinde yapılmaktadır.Bei Olympischen Spielen werden Platzierungen nur für die Zweikampfwertung geführt.
En yeni film festivali ise 2005'ten bu yana yapılmaya başlanan Zürih Film Festivalidir.Das jüngste Festival ist das Zurich Film Festival, das 2005 zum ersten Mal stattfand.
İnsanı sever ama kitlesel imha silahının yapılmasını sağlar.Er liebt die Menschen, doch empfiehlt er den Bau einer Massenvernichtungswaffe.
Şabat’ta yapılması yasak olan otuz dokuz faaliyet Şabat Kitapçığında (Talmud) sıralanmıştır.Die 39 Arten der am Schabath verbotenen Arbeit.
Yakın devirde inşa edilen evlerde ise, 'hayat' doğrudan kapalı olarak yapılmaktadır.Etwas näher dem Herzen der Schöpfung als üblich.
Ödül töreninde Ayrton Senna ve Roland Ratzenberger için şampanyalarla kutlama yapılmadı.Bei der Siegerehrung wurde aus Respekt vor Roland Ratzenberger und Ayrton Senna kein Champagner versprüht.
Tüm bu işlemler otomatik olarak yapılmaktadır.Alle anderen Arbeitsgänge erfolgen automatisch.
Geçmişte komünist ülkelerde de böylesine büyük oteller yapılmaya çalışıldı.Früher wurden wiederholt in kommunistischen Ländern gewaltige Hotels errichtet.
Bu süre zarfında kutsal metinlerin sözlü çevirileri yapılmaktaydı.Während dieser Zeit wurden die heiligen Texte mündlich überliefert.
Düzgün sonlandırma yapılmalı (ağ mutlaka kapalı bir yol izlemelidir).Vielmehr solle er sich glücklich schätzen, wenn er über Besonnenheit verfüge.
Mahallelerin yolları yapılmaktadır.Die Städte-Straßen kennen Dich.
Yolcu uçaklarının tuvaletlerinde de banyo seksi yapılmaktadır.Im Flugzeug versuchen sie, auf der Toilette Sex zu haben.
Hayvancılık, özellikle koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır.Desto besser ist die Viehzucht, vornehmlich die Schafzucht.
Şu an futbol maçları yapılmaktadır.Hier werden Fußballspiele ausgetragen.
S&P 500 borsa endeksi, Standard & Poor's tarafından yapılmaktadır.Der Konzern ist im Aktienindex S&P 500 (Standard & Poor's 500) gelistet.
Tek yapılması gereken çizimler.Bewertet wurden nur Zeichnungen.
Bir veya birkaç kişi tarafından yapılması.Sie kann von einer oder mehreren Personen gegründet werden.
Bu hipotez üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekir.Noch sind zu dieser Hypothese jedoch weitere Untersuchungen notwendig.
Şimdiye kadar hiçbir sistematik kazı yapılmamıştır.Systematische Ausgrabungen wurden bisher nicht durchgeführt.
Ancak mutlaka özel bir eğitimden geçilerek yapılmalıdır.Der Anflug darf nur mit einer besonderen Ausbildung durchgeführt werden.
Ayrıca Ayazağa kampüsünde her ay yürüyüş günleri yapılmaktadır.Außerdem machte er täglich zur gleichen Zeit einen Spaziergang.
Daha sonra 2 sene ara ile yapılmaya başlandı.Bereits zwei Jahre später begann er mit ihnen zu handeln.
Böylelikle bir tur oylama daha yapılması gerekti.Deshalb musste eine Ersatzwahl stattfinden.
Ayrıca son senelerde seracılık da yapılmaktadır.Außerdem wird seit jüngst Nachmittagsbetreuung angeboten.
Kemik aletlerin olduğu da bilinmektedir ama bunlar hakkında bir yayın yapılmamıştır.Werkzeuge aus Bein waren verbreitet, sind aber nicht erhalten.
Arıcılık son yıllarda modern usullerle yapılmaya başlanmıştır.Denn heute bezahlen wir für die Arroganz der letzten Jahre.
Ama nikah töreni yapılmadı.Die Hochzeit fand nicht statt.
Salon EYOF Trabzon 2011 için yapılmaya başlanmıştır.Der Bau der Sporthalle wurde für die EYOF Trabzon 2011 beschlossen.
Ayrıca sebze üretimide yapılmaktadır.Hinzu kommt die Erzeugung von Gemüse.
Nehirde, her yıl tekne turları yapılmaktadır.Einmal im Jahr werden auf dem Fluss traditionelle Bootsrennen abgehalten.
Bugün Güney Kürdistan'daki üniversitelerde Kürt dili ve edebiyatı eğitimi yapılmaktadır.An den Universitäten von Südkurdistan kann heute die kurdische Literatur und Sprache studiert werden.
Fikir olarak 1960'lı yıllarda ortaya çıkmış ve 1990'li yıllarda daha fazla araştırma yapılmaya başlamıştır.Der Plan entstand ursprünglich in den 1960er Jahren und wird mehrmals im Jahr überarbeitet.
Özellikle Hendek ilçesine göç yapılmaktadır.Dabei halten sie sich vorwiegend am Boden auf.
Ayrıca şehirde sofra balıkçılığının yanı sıra endüstriyel balıkçılık da yapılmaktadır.Neben der Fischerei ist auch die Landwirtschaft in der Stadt vertreten.
Ön seçimler bütün eyaletlerde aynı gün içinde yapılmaz.Die vorangegangenen Wahlen erfolgten nicht in allen Fällen im selben Wahlkreis.

İlgili Sayfalar