yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom was in a hurry so he left his bed unmade.
Tom sadece yanında oturup Mary'ye zorbalık yapılmasını izleyemedi.Tom couldn't just sit by and watch Mary being bullied.
Tom odasındaki yatak yapılmamıştı.The bed in Tom's room was unmade.
Bu iki pantolon farklı malzemelerden yapılmaktadır.These two pairs of pants are made from different materials.
Saçınızın nasıl yapılmasını istersiniz?How would you like your hair done?
Evin etrafında yapılması gereken bazı işler her zaman vardır.There are always some chores to be done around the house.
Her şey temizce yapılmalı.Everything should be done neatly.
Bu daha önce yapılmadı.It hasn't been done before.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, bazen onu kendin yapmalısın.If you want something done right, sometimes you've just gotta do it yourself.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu bazen kendin yapmalısın.If you want something to be done right, sometimes you've just got to do it yourself.
Şüpheliye yönelik hiçbir suçlama yapılmadı.No charges have been filed against the suspect.
Ne yapılmalı?What should be done?
Tom'a yapılması gereken şeyi nasıl yapacağı gösterilmeli.Tom must be shown how to do what needs to be done.
Ne yapılması gerekiyorsa yapacağım.I'll do what needs to be done.
Bugün güneş banyosu yapılmayacak kadar çok sıcak.Today is too hot for sunbathing.
Ne yapılması gerekiyorsa yap.Do whatever needs to be done.
Tom yapılması gerekenleri nasıl açıklayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to explain what needs to be done.
Ne yapılması gerektiğini Tom'a açıklamaya çalışıyorum.I've been trying to explain to Tom what needs to be done.
Bir şey yapılması gerekiyor.Something has to be done.
Bir şey yapılması gerekiyordu.Something had to be done.
O daha önce hiç yapılmadı.It has never been done before.
En kısa sürede bunun yapılmasını istiyorum.I'd like this done as soon as possible.
Tom'un ne yapılması gerektiğini anlamasını istiyorum.I want Tom to understand what has to be done.
Sadece bana yapılmasını istediğin şeyi söyle ve onu yapacağım.Just tell me what you want done and I'll do it.
Tom'un işlerin nasıl yapılmasını istediğimizi anlamasının zamanı geldi.It's time for Tom to understand how we want things done.
Bunun çabuk yapılmasını mı istiyorsun yoksa doğru dürüst yapılmasını mı istiyorsun?Do you want this done quickly or do you want this done right?
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Yapılması gereken bazı işlerim var.We have some work that needs to be done.
Bize her zaman bizim için en iyi olanın yapılması söylendi.We've always been told to do what's best for us.
O yapılmak zorunda.It has to be done.
Senin yapılması gereken bir evrak işin var.You have paperwork that needs to be done.
Sanırım yapılması gerekeni yapabilecek bir yerde birisi var.I assume there's somebody somewhere who can do what needs to be done.
Yapılması gerekeni yaptım.I did what had to be done.
Ne yapılması gerekiyorsa onu yaptım.I did what needed to be done.
Yapılması gereken şeyi yaptım.I did what needed to be done.
Yarına kadar bu iş için ödeme yapılmasını bekliyorum.I expect to be paid for this work by tomorrow.
Ne yapılması gerektiğine dair oldukça iyi bir fikrim var.I have a fairly good idea what needs to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında genel bir fikrim var.I have a rough idea what needs to be done.
Bu gece yapılması gereken ev ödevim varI have homework that has to been done tonight.
Yapılması gereken işim var.I have work that must be done.
Ne yapılması gerektiğini biliyordum.I knew what needed to be done.
Ne yapılması gerektiğini biliyorum.I know what needs to be done.
Yapılması gerekeni nasıl yapacağını bildiğini biliyorum.I know you know how to do what needs to be done.
Seninle yapılması gerekenler hakkında konuşmalıyım.I must talk to you about what needs to be done.
Bundan daha önce yapılmasını istiyorum.I need it done sooner than that.
Bunun hızlı yapılmasına ihtiyacım var.I need this done fast.
Halen bu konuda herhangi bir deneysel araştırma yapılmamıştır.As of yet there has been no empirical research done on this subject.
Hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that has to be done.
Eve gitmeden önce hâlâ yapılması gereken biraz işim var.I still have some work that needs to be done before I can go home.
Yapılması gerekeni yapacağını biliyorum.I know you'll do what needs to be done.
Tom ne yapılması gerektiği hakkında Mary ile konuşacağını söyledi.Tom said he would talk to Mary about what needed to be done.
Tom'un yapılması gerekenleri yapmasına yardım etmeniz hoştu.It was nice of you to help Tom do what needed to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında seninle konuşmayı umuyordum.I was hoping to talk to you about what needs to be done.
Sana yapılması gerekenlerin bir listesini yapacağım.I'm going to make you a list of what needs to be done.
Yapılması gerekenleri bitirmene yardım etmek için buradayım.I'm here to help you finish what needs to be done.
Tom'un ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure Tom understands what needs to be done.
Senin ne yapılması gerektiğini anladığından eminim.I'm sure you understand what needs to be done.
Yapılması gereken başka bir şey var mı?Is there anything else that needs to be done?
Ne yapılması gerektiğini sana söylemeye çalışıyorum.I'm trying to tell you what needs to be done.
Sadece yapılması gerekeni yapıyorum.I'm only doing what needs to be done.

İlgili Sayfalar