yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Başka ne yapılması gerektiğine bakacağım.I'll see what else needs to be done.
Ben sadece yapılması gereken şeyi yapıyorum.I'm just doing what has to be done.
Tom, Mary'ye neyin yapılmayacağını söyledi.Tom told Mary what not to do.
Yapılması gerekeni yapacağım.I'll do what must be done.
Bana şantaj yapılmayacak.I won't be blackmailed.
Ne yapılması gerektiğini Tom'a söyledim.I told Tom what to do.
Her bir egzersiz elli defa yapılmalı.Each exercise should be performed fifty times.
Ne yapılması gerektiği hakkında hiçbir fikirleri yoktu.They had no idea what needed to be done.
Yapılması gereken bir şey var mı?Is there anything that needs to be done?
Biz bir şey yapılması gerektiğini kabul ettik.We agreed that something must be done.
Tom ne yapılması gerektiğini anlıyor.Tom understands what needs to be done.
Bazı değişiklikler yapılmak zorunda olacak.There'll have to be some changes made.
Bu neden yapılmalı?Why does this have to be done?
Bu yapılması yanlış bir şeydi.It was the wrong thing to do.
Hiçbir şey yapılmak zorunda değil.Nothing has to be done.
Tom ne yapılması gerektiğini bilir.Tom knows the drill.
Bunun yapılması gerekiyordu.It had to be done.
Yapılması gerekenlerden sadece üçte birini yaptık.We've only done a third of what has to be done.
İkimiz de ne yapılması gerektiğini biliyoruz.We both know what needs to be done.
Ne yapılması gerektiğini ona söyledim.I told her what should be done.
Beklenenin aksine, suçlamalar yapılmadı.Unlike what we expected, the accusations were not made.
Bir hastanın konvülsiyonları olduğunda ne yapılmalı?What must be done when a patient has convulsions?
Bir hastanın kasılmaları olduğunda ne yapılmalı?What must be done when a patient has convulsions?
Bir hastanın çırpınmaları olduğunda ne yapılmalıdır?What must be done when a patient has convulsions?
Bu, bir ressam tarafından yapılmamış gibi görünüyor.It seems that this is not painted by a painter.
Kek kısa süre içinde yapılmalı.The cake should be done soon.
Tom yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom left his bed unmade.
Bir şey yapılmasını öneririm.I propose that something should be done.
Tahtadan yapılmadı.It wasn't made of wood.
Bir şey yapılması gerekecek.Something will have to be done.
Yapılması gerekeni yapmana yardımcı olmak için bugün buraya geldim.I came here today to help you do whatever needs to be done.
Ülkeme ihanet etmem için bana baskı yapılmayacak.I won't be pressured into betraying my country.
İstemediğim bir şeyi yapmam için bana baskı yapılmayacak.I won't be pressured into doing something I don't want to do.
Sadece yapılmalı.It just has to be done.
Sen yapılması gerekeni yapabilen tek kişisin.You're the only one who can do what needs to be done.
Tom ve Mary bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on how it should be done.
Tom'a yaptığı tüm iş için ödeme yapılmadı.Tom didn't get paid for all the work he did.
Tom ne yapılması gerektiğini bilmiyordu.Tom didn't know what needed to be done.
Tom yapılması gerekeni nasıl yapacağına dair hiç fikri olmadığını fark etti?Tom realized he had no idea how to do what needed to be done.
Bunun yapılması gerekiyor.It needs to be done.
Bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda emin misin?Are you sure that's how it's supposed to be done?
Bizden yapılması istenilen şey çok tehlikeli.What we've been asked to do is very dangerous.
Her zaman yapılması gereken bir şey vardır.There's always something that needs to be done.
Biz neredeyse yapılması gereken her şeyi yapmayı bitirdik.We've almost finished doing everything that needs to be done.
Ne yapılması gerektiği konusunda seninle konuşmak istiyorum.I want to talk to you about what needs to be done.
Deneyler, 1997'den beri yapılmaktadır.The experiments have been being carried out since 1997.
Yapılması gerekenler hakkında herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions about what needs to be done?
Bu daha önce asla yapılmamış bir şey.This is something that's never been done before.
Tom yapılması gerekenleri yapmak için sadece tek yol düşünebildi.Tom could only think of one way to do what needed to be done.
Yapılması gereken son bir şey var.There's one last thing that needs to be done.
Bu pazartesiye kadar yapılmalı.This must be done by Monday.
Bu, pazartesiye kadar yapılmak zorunda.This has to be done by Monday.
Bu, pazartesiye kadar yapılmalı.This needs to be done by Monday.
Bu yapılmalı.It must be done.
Yapılması gereken hakkında konuşmalıyız.We need to talk about what needs to be done.
Ne yapılması gerektiği hakkında henüz konuşmadık.We haven't yet talked about what needs to be done.
Yapılması gerekenler hakkında seninle konuşmaya geldim.I came to talk to you about what needs to be done.
Tom yapılması gereken hakkında Tom'la konuşmamı istiyor.Tom wants me to talk to Mary about what needs to be done.
Tom yapılması gerekenler hakkında Mary ile konuşuyor.Tom has been talking to Mary about what needs to be done.
O sadece yapılması gereken doğru şey gibi görünüyordu.It just seemed to be the right thing to do.

İlgili Sayfalar