yapılar ile cümle
yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu süreçte Söğütözü birçok prestijli projeye kavuşmuş çok sayıda yüksek yapılarla çevrelenmiştir.Disse tidlige folk havde på et anderledes grundlag organiseret byggeriet af komplekse høj projekter.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Albummet var bandets meste progressive album med længere og mere komplekse sangstrukturer.
Ancak bu yapılar radyo frekansı bandı ya da daha yüksek frekanslar için kullanılamaz.Under indsats benytter man ikke politiets almindelige radioer og dertil hørende frekvenser.
Yuvarlak yapılar II. ve IIIA tabakalarda birer tanedir.Ny Tøjhus I og II er to lejlighedsbyggerier.
Eski ahşap yapıların bile ayakta kalabildiği yerlerde, yeni, demirli kargir binalar yıkılmıştır.I nærheden af steder for mineaktivitet var de gamle skove forsvundet helt.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.Enkelte Siemens maskiner er stadig i brug.
Birçoğu genel olarak dünyanın en yüksek yapılarıdır.Flere af disse hørte til gengæld til de største i verden.
Yapılar killi toprak ve taşlarla inşa edilmiştir.Bygningerne er lavet af træ og sten.
Bu tabakadaki yapılar da çoğunlukla kült yapılarıdır.Byggematerialernes virkning vil ofte være en kombination af disse.
Bu yapıların kim tarafından inşa edildiği de belli değildir.Det vides ikke hvem, der har bygget dem.
Özellikle yüksek yapıların konstrüksiyonuna getirdiği yeniliklerle tanınmıştır.Den indvandrede især til de nyplantede nåletræsplantager.
Köydeki eski evler ve yapılar incelendiğinde yaklaşık 100-150 yıllık bir tarihinin olduğu söylenebilir.Under besøget kan man få et indtryk af fængselsbygninger opført gennem en periode på ca. 150 år.
Her evden birer tepsi börek yapılarak konak yerinde toplanılır.Et lys over hver urskive tændes, når parlamentet samles.
Üçgen kafa yapıları vardır.Alkyner har tripelbindinger.
Uzun DNA iplikçikleri, hücre içinde kromozom adı verilen, yoğunlaşmış yapılar oluşturur.I celler danner de lange DNA-strenge kondenserede strukturer kaldet kromosomer.
Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak ziyarete açılmıştır.Adskillige af stillingerne er dog blevet åbnet for offentligheden som museer.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Mark I blev forløberen for de senere EDB-anlæg.
Kazılarda saptanan yapıların sayısı 29'dur.De dybeste lag i mit hjerte 29.
Bu kabartmalar Tirilyedeki eski Bizans dönemi yapılardada bulunur.I stedet ligger der nu en supercykelsti på den gamle banetracé.
Arjantin hükümeti üzerinde baskı yapılarak, Almanya aynı gün iadesini talep etti.For å legge press på den argentinske regjeringen begjærte Tyskland en utlevering samme dag.
Yeni Kuzey Alman Konfederasyonu kendine ait anayasa, bayrak, devlet ve yönetim yapılarına sahipti.Det nye nordtyske forbund hadde sin egen grunnlov, flagg, og myndighets- og administrasjonsstrukturer.
En kısa zamanda restorasyonu yapılarak turizme kazandırılmalıdır.Jeg må snarest mulig gjenoppta turnévirksomheten.
Microsoft, Aero temasını 5048 yapıdaki kamu yapılarında kullanmaya başladı.Microsoft begynte å bruke Aero i offentlige programutviklinger fra og med build 5048.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Disse opprinnelige strukturene ble til slutt det vi i dag ser som galakser.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romerne importerte også byggematerialer fra Egypt for å reise bygningsverker i egyptisk stil.
Taliban destekli yapılar hava saldırısının baskısı altında yıprandılar.Talibans kommandostruktur begynte å erodere under presset fra luftbombardementene.
Geometrik optik sık sık paraxial yaklaşım veya küçük açı yaklaşımı yapılarak basitleştirilir.Geometrisk optikk er ofte forenklet ved at paraksial tilnærming.
Bu şehir merkezlerinin çoğunda bir forum, tapınaklar ve Roma'dakilere benzer ama daha ufak yapılar vardı.Mange av disse sentrene hadde forum, tempel og andre bygninger som man fant i Roma, dog av et mindre format.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.Det finnes flere oversettelser, som avviker noe fra hverandre.
Bu yapıların çok değişik işlevleri vardır.Disse har helt separate funksjoner.
İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır.Dyrnes er utdannet siviløkonom.
Buna benzer yapılar en az üç yerde daha fark edilmektedir.Tegneserien er spesiell på minst tre andre områder.
Bu yapıların yıkılması ise yeni rejimin zaferi gibi kabul edilmişti.Slik ble erobringen sikret gjennom den nye strukturen.
Bugün ise Eyfel Kulesi, Dünya'nın en güzel mimari yapılarından biri olarak kabul edilir.I dag er tårnet anerkjent som et av de vakreste stykker arkitektur i verden.
Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi.Større hus, offentlige bygninger og templer var oppstilt rundt agoraen.
Şöyle ki; aşiretler farklı sülaleri bünyesinde barındıran yapılardır.Det skyldes at man fyller grisetarmer med forskjellig innhold.
Yapıların örtü sistemlerinde ise ikili bir durum dikkati çekmektedir.Utviklingsarbeidet i prosjektmenighetene har et dobbelt sikte.
Denklemler yapılarına göre doğrusal veya doğrusal olmayan şeklinde sınıflandırılabilirler.Hvilke ulikheter oppfatter vi som rettferdige eller urettferdige?
Her bir saray, iç ve dış merdivenler ile ulaşılabilecek çok katlı yapılardır.De ulike virksomhetene kunne nås fra forskjellige entréer og trappehus.
Birkaç gün sonra bunlar işkenceler yapılarak idam edildiler.Morgenen etter ble flere av de arresterte henrettet.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.Innretningen ble laget for å transportere vann oppover.
Vücut yapıları değişiktir.Kroppenes bevaringstilstand varierer.
Bu yapılar duruma göre aynı amaca yönelik birlik veya rakip olabilirler.Det kan være grunnforhold, økonomi eller elvetrafikk som gjør det.
Dallanmış kurdele şeklindeki yapıları toprak üzerinde uzanır.De lever av møkk som de graver ned i jorda.
Ortaya çıkarılan yapıların büyük çoğunluğu ev olarak kullanılan yapılardır.Halvparten av de avdekkede byggene antas å ha vært bolighus.
Su (hidrolik) mühendisi, su yollarının ve su yapılarının inşaatı ile ilgilenir.Innovatie Test Centrum (ITC) faller under Tjenesten for bygging av veier og vannveier.
Hindistan ve Sri Lanka'da yaşayan bazı fil popülasyonlarının da benzer sosyal yapıları vardır.Beberapa populasi gajah di India dan Sri Lanka juga memiliki organisasi sosial yang serupa.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5 telah didesain agar peramban web lama dapat dengan aman mengabaikan konstruksi HTML5 yang baru.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Struktur-struktur primordial inilah yang akhirnya menjadi galaksi yang kita lihat hari ini.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Orang Romawi juga mengimpor bahan bangunan dari Mesir untuk mendirikan struktur dengan gaya Mesir.
Hala ayrı ayrı noktalarda yanmakta olan yapılar olmasına rağmen, büyük yangın artık sona ermişti.Ada kebakaran terpisah yang masih menyala sendiri, namun Kebakaran Besar telah usai.
Bu yükseklik sınırına kulenin en uç kısmındaki ek yapılar dahildir ama anten kuleleri dahil değildir.Tingginya termasuk dengan puncak menara tetapi tidak termasuk antenanya.
ABD’nin en yüksek yapıları Chicago'daki en yüksek binalar listesi ^ -87.63556Bangunan dan arsitektur New York City Bangunan tinggi di New York City ^ -73.98583
Bu moleküler yapılardaki temel faktör elektron çiftlerinin var olmasıdır.Faktor mendasar pada struktur molekul adalah keberadaan pasangan elektron.
Yapılar iki bölüme ayrılmıştır.Bangunan dibagi menjadi dua bagian.
Yapıların hangi amaç ve düşünceyle örtüldükleri halen bilinmemektedir.Tidak diketahui maksud dan tujuan dari pembangunan cabang tersebut.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Tulang-tulang wajah juga mulai bertumbuh.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Sindaktili bisa saja menjadi kasus yang sederhana atau kompleks.
Geleneksel yapılara uyan parçaları da vardır.Banyak gagasan lain yang dikemukakan para narasumber tradisional.
Pompeii'deki harabe Roma yapılarının duvarlarında birçok pornografik görüntüye rastlanabilir.Ada sejumlah lukisan porno di tembok-tembok reruntuhan bangunan Romawi di Pompeii.