yapılar ile cümle

yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bununla birlikte Latince ve İngilizce perfect yapılar arasında önemli farklılıklar vardır.إلا أن هناك ثلاث اختلافات محورية في الصفات بين اللغتين الإسبانية والإنجليزية.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.يحدث التكيف عن طريق حدوث تعديلات تدريجية في البنى الموجودة.
Gövdesi ev ve diğer yapıların inşaasında kullanılır.تعيش تحت اللحاء في سراديب الهياكل وغيرها.
Liste dört bölgeyi ve içerisinde yer alan yapıları içermektedir.و تضم الجهة ثلاث عمالات و4 أقاليم.
Bu nedenle mezar yapılarının bazı kısımları hasarlı durumdadır.والصور في المقبرة إلى حد ما تضررت بشدة.
Oyun goo topları kullanarak büyük yapılar yapmak düşüncesi üzerine kuruludur.اللعبة تدور حول فكرة إنشاء هياكل باستخدام كرات كبيرة من الجوو.
Bir kült yapıları inşa etmek için buranın seçilmesinde bu özelliğin etkisinin olması muhtemeldir.وقد ذُكِر وجود إمكانية لبناء تمثال كهذا.
Bu yapılar işgal sonrası Ulusal Kurtuluş Siyasi Komitesi adıyla de facto olarak ayrı bir yönetim kurmuştur.أعقب هذا الانقلاب قيام ديكتاتورية عسكرية ثانية حملت اسم المجلس العسكري للخلاص الوطني.
Belirmiş yapılar tek bir olay veya kural tarafından yaratılmamış desenlerdir.As estruturas emergentes são padrões que não são criados por um único evento ou regras.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Essas estruturas primordiais acabaram se tornando as galáxias que vemos hoje.
Diğer yapılar müze ve çiftlik için kullanılır.Outras instalações são usadas pelo museu e para cultivo.
San Diego Hayvanat Bahçesi, "kafesiz sergileme" yapılarıyla öncü olmuştur.O Zoológico de San Diego foi pioneiro na construção de exibições "sem jaulas".
Ülke genelinde pagodalar ve diğer Budist yapıları inşa edildi.Sob seu reinado vários pagodes e outras estruturas budistas foram construídas.
Ayrıca kimyasal yapılar çizdi ve sahne olarak kullanılan kimyasal denklemler yazdı.Ela também olhou as estruturas químicas e escreveu as equações químicas que foram usadas ​​como adereços.
Bu yapılardan birisi fonksiyoneldir.Uma dessas companhias é a Foundem.
Bellare ve Rogaway (1993) şifreleme yapılarında onların kullanımını savunmuştur.Bellare e Rogaway em 1993 advogaram seu uso em construções criptográficas.
Lorentz simetrisi ile ilave yapılar devreye girer.Com a simetria de Lorentz, estruturas adicionais entram em jogo.
Mevcut yapılar çoğunlukla Ming ve Qing hanedanlarından gelmektedir.As estruturas atuais, datam maioritariamente das dinastias Ming e Qing.
Teoriler olguları açıklayan ve yorumlayan düşünce yapılarıdır.As teorias são as estruturas de idéias que explicam e interpretam os fatos.
Tezkiret-ül Bünyan ve Tezkiret-ül Ebniye (Yapılar Kitabı) adlı kitapları Sinan'ın kendi anlatımıyla yazmıştır.Os seriados Suits (3a temporada) e House of Lies (5a temporada) também fizeram referência ao poema.
Kentteki en önemli mimari yapılar bu dönemde inşa edildi.Os prédios históricos mais importantes foram construídos nesse período.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Entretanto, tais construções podem ser mais difíceis de se detectar do que se pensava originalmente.
Buna göre halk anlatıları temel yapılara sahiptir.Infelizmente, as declarações de Kapeller, neste aspecto, possuem fundamentos.
Bu yapıların tanımlamaları kazanan yollarda Conway, Elwyn Berlekamp ve Richard Guy tarafından verirdi.(Descrições destas construções são dadas em Winning Ways de Conway, Elwyn Berlekamp e Richard Guy.)
Gize piramitleri tarih boyunca inşa edilen en büyük yapılar arasındadır.Várias das pirâmides de Gizé estão entre as maiores estruturas já construídas desde a Antiguidade.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Este desempenho ideal só pode ser aproximado.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Plantações inteiras foram arrasadas.
Bunun en önemli sebeplerinden biri de sahip oldukları granüler yapıların immunolojik özelliğidir.Um de seus principais atributos físicos são as enormes areolas que possui.
Atarcalar arasındaki bu fark yapılarından kaynaklanmaktadır.Achando assim a diferença entre os fusos horários.
Şehir Akropolü Roma Dönemi kentinin önemli yapılarını bünyesinde barındırmaktadır.A acrópole da cidade conserva importantes vestígios romanos.
Bu yapılardan her bir yetişkin bireyin ağzının iki yanında toplam 262 ile 473 arasında bulunur.Um adulto tem entre 262 e 473 barbas de baleia em cada lado da boca.
Daha küçük organizasyon yapıları için üretilen Mini'yi bundan üç yıl sonra kullanıma sundu.A empresa lançou o Google Mini três anos mais tarde, que tinha como alvo organizações menores.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.As partes então se regeneram em novos indivíduos.
Bunun yerine, maddeye göre manyetik alan çift kutup denilen yapılardan oluşmuştur.Em vez disso, o campo magnético é gerado por uma configuração chamada dipolo.
Opus caementicium antik Roma'da yapıların inşasında kullanılan betonun Latince adlandırmasıdır.Opus signinum é um material de construção usado na Roma antiga.
Sanayi yapılarında daha yaygın kullanılır.É mais usual nas empresas industriais.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Este foi o álbum mais progressivo do Slayer até então, apresentando estruturas musicais longas e complexas.
Kriptografik özet fonksiyonları diğer kriptografik birimlerin yapılarında kullanılabillir.Funções hash podem ser utilizadas na construção de outras primitivas criptográficas.
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Seus prédios famosos e eventos frequentes fazem-na um dos lugares mais importantes e conhecidos da cidade.
Karmaşık veri yapıları ile bu problem büyük ölçüde çözülebilir.Com estruturas de armazenamento mais sofisticadas, este problemas pode ser largamente resolvido.
Bu incelemeler sonucunda kafatasının iç yapılarında büyük ölçüde değişiklikler tespit edilmiştir.Contudo, os Squamata sofreram modificações significativas na morfologia de seu crânio.
1956'da seçim yapılarak tekrar birleştirilmek üzere Vietnam ikiye bölündü.Pelo acordo, em 1956 seriam realizadas eleições em todo o Vietname para efetuar sua reunificação.
O zamandan sonra arazide pek önemli yapılar yapılmadı.Desde então não têm sido feitas explorações da atmosfera superior.
Bektaşilik ve Alevilik düşünce yapıları halk nezdinde tutulmuştur.O clima de vigília e homenagens tomaram conta da cidade.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.No mesmo distrito encontramos vários edifícios de importância.
Gruplandırma yapılarak inceleme yapılır.Vem sendo realizadas pesquisas com plasma.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Seu corpo também parece ser feito de ossos humanos.
Histogenezde oluşan dokuların mikroskobik yapılarının bilimi histoloji olarak adlandırılır.A ciência das estruturas microscópicas dos tecidos formados na histogênese é denominada histologia.
Bu adalara hemen ardından Japon birliklerince çıkarma yapılarak işgal edildi.Após isso, formou-se uma procissão, que a polícia militar japonesa tentou suprimir.
Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak ziyarete açılmıştır.Desde então, um museu foi aberto em Bojnice.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.As nanocebolas produzidas ficam flutuando na superfície da água.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Isto escondeu a popularidade posterior dos fractais gerados por computador.
Cumhuriyet dönemi yapıları Büyük Roma Yangı'nın (64) ardından yeniden saray olarak inşa edilmişler.A primeira cúpula residencial foi a de Nero, construída após o grande fogo de Roma em 64 a.C..
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Estruturas com organização interna semelhante podem ter funções muito diferentes em organismos aparentados.
Yağmur az olursa yağmur duası, yağmur çok olursa şükür duası yapılarak 3000-4000 kişi ağırlanır.Apesar da chuva incessante e da temperatura extremamente baixa, cerca de 300 mil pessoas assistiram ao evento.
Depremde Erivan'daki önemli yapılar büyük hasar gördü.A população negra em Arica foi considerável.
Sistem üzerine iş yapılarak da iç enerji artırılabilir.O trabalho é, então, realizado à custa da energia interna do sistema.
Yeni yapılan su getirme yapıları ile bu soruna çözüm bulunmaya çalışılmaktadır .Estão sendo construídas novas avenidas para tentar amenizar essa situação.
Ancak, Opiza ve Tbeti gibi tarihsel yapılar günümüze değin korunabilmiş değildi.A idéia de coletar e manipular objetos, entretanto, não é tão recente.
Günümüzde söz konusu “amfiyatro” biçimli yapılardan yalnızca biri restore edilmiş haldedir.Apenas um exemplar do Animantarx foi recuperado até agora.
İlgili Sayfalar