yapılar ile cümle
yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu mantarların bir kısmı hemen tüketilir bir kısmı ise daha sonra yenmek üzere salamura yapılarak saklanır.В нем есть стороны, влекущие к нему невольно, и за них прощаешь ему многое.
Genellikle moleküler yapılarına göre sınıflandırılırlar.Зачастую они классифицируются на основе их молекулярной структуры.
Şehrin sadece yapıları ve sahası için kullanılan terim ise ἄστυ (astü) idi.Для его обороны были созданы укреплённые городища Угнев (на западе) и Варяж (на севере).
Hala ayrı ayrı noktalarda yanmakta olan yapılar olmasına rağmen, büyük yangın artık sona ermişti.Ещё оставались очаги возгорания, но в общем великий пожар уже закончился.
Kazılarda saptanan yapıların sayısı 29'dur.Приходских дворов числом было 29.
Ayrıca kafatası ve yüzgeç yapıları da iki tür arasında küçük farklılıklar gösterir.Различия в строении черепа и форме плавников между этими двумя видами минимальны.
Yapılar, tartışmalı Kosova topraklarında yer almaktadır.Вследствие этого, регионы, находящиеся в Косово, являются частями спорной территории.
Kıvrımlı yapılar daha sonra yüzeye ulaşır, genellikle dağ kuşakları (sıra dağlar) oluşturur.После этого вершину холма разровняли и на ней было воздвигнуто поселение с овальным укреплением (VII слой).
Sap-ilmik yapılar prokaryotlara has olan ro'dan bağımsız transkripsiyon sonlanmasında da önemlidir.Шпильки также важны в прокариотической ρ-независимой терминации транскрипции.
Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak ziyarete açılmıştır.Несколько усадеб плантаторов открыты для посещения в качестве музеев.
Benzer ipliksi yapılar ağı diğer galaksi kümelerinde de görülmektedir.Существует также доказательство существования подобных поясов в других галактиках.
Vücut yapıları değişiktir.Происходят перемены в структуре.
Taşınabilen yapılar su seviyesinin üzerine taşınmaktadır.Теперь можно перемещаться поверху движущегося транспорта.
Yapılar mikroskobik bir saç uzantısına benzemektedir.Аппарат функционально похож на фен для волос.
Araç üzerinde çok farkılı yapılarda zırhlar kullanımıştır.На автомобилях было установлено тяжёлое вооружение.
Diğer bir deyişle bu yapıların birer açık hava tapınağı olduğu anlaşılmaktadır.На сохранившихся фотографиях очевидно, что это очень красивый храм.
Kızak, tersanelerde gemilerin inşa edildiği eğimli yapılardır.Здесь можно увидеть инструменты, использовавшиеся при постройке кораблей.
Mahallede, o günlerden kalma eski yapılar maalesef yıkılmış ve yok olmuştur.С течением времени, старые здания опустели и стали разрушаться.
Avrupa'daki en eski megalitik yapılardan biridir.Является древнейшим из крупных мегалитических сооружений в мире.
Bu fabrikada üretilen malzemeler, dünya çapında yapılarda kullanılmaktadır.Приборы комплекса делались на заводах всей страны.
Rusya yapılarındaki halkların dilleri konuşabilmesi" (Rusça).Словарь «Языки русских городов».
Kilise olarak kurulup sonradan camiye dönüştürülen bu yapı, şehrin en eski yapılarından biridir.Вернувшись в Камар, который раньше был их опорным пунктом, они построили величественный город.
Söz konusu yapıların Fırtına Tanrısı'na adanmış tapınağın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.Горы были местом многих древних храмов бога бури.
Kasabada yeni yapılar çoğalmaktadır.В городе непрерывно растёт количество мест развлечений.
Present simple veya simple present, İngilizcedeki zaman yapılarından biri.Present simple — время английского языка.
Bu onların kimyasal yapılarına bağlıdır.Это зависит от химического состава.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Остальные приобретают его лишь по согласованию.
Diğer yapılar 19. yüzyılda da tamamen yıkıktı.В XIX веке все строения были снесены.
Geleneksel yapılara uyan parçaları da vardır.Остаются ещё последователи традиционных верований.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Римляне стремились не допустить прекращения поставок зерна из Египта.
Ayrıca yapıların kesin olarak bilinen yapım tarihleri de kalın harfle yazılmıştır.Известно только несколько точных датировок написания произведений, сделанных самим Высоцким.
Çok katlı yapıların pek çoğunda, her katta bir ya da iki daire yer alır.В зависимости от размеров дома, на каждом этаже находилась одна или несколько квартир.
Puanlamanın doğru yapılıp yapılmadığı sağlama yapılarak kontrol edilebilir.Надо проверить, что проволока надежно закручена.
KİT ürünlerine zam yapılarak KİT'lerin zararları azaltılmaya çalışılmıştır.Заметно пострадали отдельные страны ЕС, испытав снижение экспорта по отдельным статьям.
Ayrıca şehirde, eski bir yerleşim olması nedeniyle tarihi değeri olan yapılar da bulunur.В городе сохранились древние здания, представляющие историческую ценность.
Köylerdeki betonarme yapıların oranı gittikçe artmaktadır.Постепенно увеличивается поголовья лошадей в стаде.
Önceki yapıların yerine inşa edilmişlerdir.Эти здания довоенной постройки.
Köydeki yapıların çoğu, birkaç kilometre uzunluğundaki ana caddesi boyunca yayılmıştır.Следующие несколько десятков километров проходит в основном по сельской местности.
Ayrıca yapıların bilinen yapım tarihleri de kalın harfle yazılmıştır.Большая роль земледелия также отмечена и в письменных источниках того времени.
Büyüklüğü açısından, dünyanın en büyük parlamento yapılarından biridir.من حيث الحجم هو واحد من أكبر مبانى البرلمان في العالم.
Bu dağ yapıları genelde kuzeyden batıya veya güneyden doğuya uzanır.وهذا التركيب الجبلي غالباً ما يمتد من الشمال إلى الغرب أو من الجنوب إلى الشرق.
Hem protein hem nükleik asit ikincil yapıları, çoklu dizi hizlamasına yardımcı olmakta kullanılabilir.ويمكن استخدام كل من البروتين والهياكل الثانوية الحمض النووي للمساعدة في محاذاة تسلسل متعددة.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.تبين الأدلة الأثرية أن المايا قد بدأوا بتشييد الأبنية الاحتفالية منذ 3000 سنة مضت.
Ayrıca kimyasal yapılar çizdi ve sahne olarak kullanılan kimyasal denklemler yazdı.قامت أيضاً برسم البُنى الكيميائية وكتابة المعادلات الكيميائية التي تم استخدامها كدعائم رئيسية.
1918 yılında bir değişiklik daha yapılarak, alfabeden diğer gereksiz harfler çıkarıldı.في 1920 ما فوق، تم طلب بعض الحروف الجديدة.
Ayrıca Daniel Peter tarafından 1875 yılında çok büyük bir atılım yapılarak sütlü çikolata icat edildi.أيضا كان اختراق اختراع من شوكولاتة الحليب الصلبة في عام 1875 من قبل دانيال بيتر.
Bu şehir merkezlerinin çoğunda bir forum, tapınaklar ve Roma'dakilere benzer ama daha ufak yapılar vardı.وكانت معظم هذه المراكز بها ساحه عامه ومعابد ومباني متماثلة الطراز، على نطاق أصغر، من تلك الموجودة في روما.
İkincil yapılar yerel olduğu için bir proteinin içinde farklı ikincil yapılara sahip pek çok bölge olabilir.نظرا لكون البنيات الثانوية محلية؛ يمكن أن تتواجد مناطق عديدة ذات بنيات ثانوية مختلفة في نفس جزيء البروتين.
1945'te H. M. Powell bu bileşiklerin kristal yapıların analizini yaptı ve bunları klatrat olarak adlandırdı.في عام 1945, قام H.M Powell بتحليل البُنية البلورية لهذه المركبات وأطلق عليها اسم clathrates.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.عاد قوام الملك وأتباعه إلى لار وفعلوا الأفاعيل التي يستحي القلم من ذكرها.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.المكونات الأساسية للنظام القلبي الوعائي البشري هي القلب والدم والأوعية الدموية.
1970'li senelerde yapıların çoğu çökmüştür. ^ "Religious buildings with the "Culture Monument" status".اطلع عليه بتاريخ 07 نوفمبر 2010. "Religious buildings with the "Culture Monument" status".
Sidney Opera Evi (Sydney Opera House), Sidney'in sembolü ve 20. yüzyılın en ünlü yapılarından biri.تعتبر دار أوبرا سيدني واحدة من أشهر مباني القرن العشرين وأميزها ، وأحد المسارح الموسيقية الشهيرة في العالم.
Büyük kazanlarda yemekler yapılarak misafirlere ikram edilir.وتقدم المشروبات للضيوف والطعام في طوالات ضخمة.
22 Haziran 2009 tarihinde pasaporta, parmak izide yerleştirilecek şekilde ekleme yapılarak değiştirildi.في 22 يونيو 2009 تم تغيير جوازات السفر لتشمل البيانات الالكرونية الصورة الشخصية للوجة وأيضا بصمات الأصابع.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.على الرغم من ذلك، فإن هياكل الحمض النووي أقل تنوعاً من البروتينات في وظيفيتها.
Bu teknikler kıyı duvarları ile korumalı yapılardır.“من الحواجز إلى جدران الحماية?
Bu yapılar DNA hesaplamasında kullanılabilir ama bu şart değildir.يمكن أن تستخدم هذه التراكيب لحوسبة الدنا ولكن ذلك غير ضروري.
Bu tasarım ögesini geleneksel Meksika yapılarından almıştır.مثلت هذه التميمة المشجع المكسيي التقليدي.
Vücut yapıları değişiktir.تغير في وظائف الجسم.