yapılar ile cümle
yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
DNA nanoteknolojisi tasarlanmış işlevlere ve yapılara sahip moleküller yaratmayı amaçlar.La nanotecnologia del DNA si focalizza nella creazione di molecole con strutture e funzionalità progettate.
Dil bilgisi ve dil yapıları başlıca sebepleridir.Innanzitutto la ricchezza e la qualità dei materiali linguistici.
Şehrin eski tarihine rağmen tarihi yapıları azdır.A dispetto del suo nome si trovano poche antiche costruzioni.
İlk sanat duygularını babasının çalıştığı yapılar karşısındaki gözlemleriyle geliştirmiştir.Motivo per cui le sue prime opere sono state confuse con quelle del padre.
Çeşitli yapılar inşa edebilir.Una varietà di edifici possono essere costruiti.
Bu yapılar otobiyografik hafızanın oluşumunda etkili olması ile bilinir.Queste strutture sono note per essere associate alla formazione di memorie autobiografiche.
Bu çeşitlilik yöredeki çeşitli etnik yapıların çok olmasından kaynaklanmaktadır.Ciò va fatto a causa delle diverse nazionalità dei seminaristi.
Bu onların kimyasal yapılarına bağlıdır.Dipende inoltre dalla loro natura chimica.
Parkın simgesel yapılarından olan bina, "kültürel miras yapısı" olarak değerlendirilmektedir.Tutte queste strutture, incluso il mastio stesso, sono considerate "importanti proprietà culturali nazionali".
1998 yılında da ikinci bir 8 derslikli bina yapılarak 16 derslikli bir okul haline getirilmiştir.Ma nel corso del 2008 sono stati fatti due nuovi ordini per la costruzione ex-novo di 86 apparecchi.
Tek model yarış serisi 1996 ile 1999 yılları arasında yapılarak devam etmiştir.La seconda serie del modello è stata prodotta dal 1996 al 1999.
Oyun goo topları kullanarak büyük yapılar yapmak düşüncesi üzerine kuruludur.Il gioco è costruito attorno all'idea di creare grandi strutture con palline di goo.
Genital organ yapıları genel olarak benzerlik gösterir.In generale, le proporzioni corporee lo rendevano simile a una genetta attuale.
Bütün bu önlem yapıları bazı yönlendirme döngülerinin oluşumunu önler,fakat hepsini önleyemez.Queste forme di invito possono essere chiamate tutte in maniera diretta, senza necessità di rilanciare prima.
Bütün bu yapılar yeraltı galerileri ya da örtülü irtibat hendekleri ağıyla birbirine bağlıdır.Questi edifici erano tutti collegati attraverso passaggi sopraelevati o sotterranei.
Bu yapılar gelişerek yeni bireyler oluşur.Dalle cellule staccate si sviluppano nuovi individui.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Solo in questo modo è possibile misurarlo.
1059 ve 1128 yılları arasında yapılmış olup, şehrin en eski yapılarından biridir.Venne costruito tra il 1110 ed il 1115, la più recente tra le Grandi Case.
Tekkenin bir diğer özelliği ise mimari yapıların doğal çevre ile kurduğu yakın ilişkidir.Molto importante è il legame che l'architettura stabilisce con il paesaggio.
Okul, öğrenim için uygun olmayan çeşitli yapılarda çalışmaya devam etti.Tentò di entrare in diverse art schools senza successo.
Aydınlatma kirişleri ve yapıları tavana kuruldu.I proiettori di luce e la fontana del suono sono stati istituiti nel palazzo.
Bu yapılar daha çok dinî yapılar ve kamu binalarıydı.Tali edifici dovettero essere quasi certamente essere dei magazzini o negozi.
Fakat zamanla boyunduruğun yenisi yapılarak "Yeniboyundurcak" halini aldığı belirtilmektedir.Ma, come scritto in copertina: "il passato ti catturerà sempre".
12 gün süren bir çatışmadan sonra ateşkes yapılarak barış görüşmeleri başlatıldı.Dopo giorni di battaglia, venne concordata una tregua.
Sonraki dönemde kiliseye bir takım ek yapılar eklenmiştir.Ma ben presto fu necessaria la costruzione di una nuova chiesa.
Bu nedenle Müslüman yapılarının kayıtları resmi tapu evrakından çıkarılmıştır.In questo contesto, gli architetti rivoluzionari furono dimenticati dalla storiografia accademica.
Dörtgen planlı bu yapılara ait tabanlara bulunamamıştır.Nessuno di questi provvedimenti furono graditi ai possessori di piantagioni.
Zihinde bilgi işlemek üzere var olan bilişsel yapılar olduğu varsayılmaktadır.Viene preso in esame il modo in cui le informazioni sociali vengono organizzate in memoria.
Vücut yapıları ise türden türe çok farklı olabilir.L'effetto di un corpo estraneo può essere molto diverso.
İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır.Per costruire una società più umana.
Sokagin iki tarafında enteresan değişik zamanlardan kalma yapılar bulunmaktadır.Guardando la torre appaiono evidenti almeno due distinte fasi costruttive di epoche diverse.
Bu yapılar, canlının tamamını kaplamaktadır.Questi esseri cercano in tutti i modi di espugnare la casa.
Vücut yapıları değişiktir.I cambi creativi succedono.
Asante Geleneksel Yapıları, Gana'da yer alan bir Dünya Mirası alanıdır.Gli Edifici tradizionali Ashanti sono uno dei due siti patrimonio dell'umanità nel Ghana.
Kapı mil taşlarına dayanılarak yapılara kapılardan girildiği belirtilmektedir.Si può notare che le due pietre che formavano la porta sono ancora in piedi.
Biyogazın üretimi için tasarlanmış yapıların genel ismidir.Inoltre si può prevedere un uso futuro per la produzione di biogas.
Batı ve güney Londra'nın dışında, Fulham'da yeni yapılar inşa etmişlerdir.Fece la sua fortuna costruendo case a South London e a West London, in particolare a Fulham.
Buna benzer yapılar en az üç yerde daha fark edilmektedir.La costruzione dello stadio può essere individuata in almeno quattro fasi differenti.
Alümino-hidrürler bilinen en elektro-pozitif yapılardır.Pertanto i metalli alcalini sono più elettropositivi di tutti.
İlk olarak Taş Döşeli Yapılar Evresi'nde inşa edilmiştir.Le colonne e le statue furono invece costruite in ghisa.
Kazılarda saptanan yapıların sayısı 29'dur.Nei giorni seguenti i resti della 29.
Bir diğer fikir ise kendi kendini düzeltebilen yapılardır.L'unico che puoi ingannare è te stesso.
Bazı kerpiç yapılar yıkıldı.Alcune opere stradali di scavalco sono state demolite.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Molteplici sono gli esempi di quartieri formatisi in questa maniera.
Bu listelerde bulunan yapılara "listelenmiş yapılar" adi verilmektedir.Elenco delle opere disponibili in "Liber Liber".
Müzede, tarihi zanaatkar tesisleri ve sanayileşme döneminin ilk yapıları sergilenir.Fin dall'inizio presentano le proprie creazioni alle esposizioni industriali e artigianali dell'epoca.
Arjantin hükümeti üzerinde baskı yapılarak, Almanya aynı gün iadesini talep etti.Чтобы оказать давление на аргентинское правительство, в тот же день потребовала экстрадиции и Германия.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.При этом возникают различные представления, которые сменяют друг друга.
Bu tarz yapılarda birçok yön vardır.В доме есть много потайных путей.
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Зачастую такая обувь имеет вообще плоскую подошву.
Modern yapıların inşası 1970'lerde başladı.Возведение современных зданий началось в 1970-х годах.
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Следовательно, у структур со схожим строением у родственных организмов могут быть разные функции.
Evrim sırasında, bazı yapılar özgün işlevlerini kaybedip körelmiş yapılara dönerler.В ходе эволюции некоторые структуры могут терять свою основную функцию, становясь рудиментами.
Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda ikili bir ayrım yapılarak sorun çözülür.Если у кого-нибудь из них будет иск на подданного другого, то давать суд.
Bunu başarmak için de defansif yapılar kurulmalıdır.И такие Советы мы постараемся создать.
Bir sonraki Taş Döşeli Yapılar Evresi'nde bu kez dörtgen planlı olarak yeniden inşa edilmiştir.Впоследствии город был отстроен заново — на этот раз, в форме четырёхугольника.
Büyük ölçekli yapıların bir başka göstergesi “Lyman-alpha forest”dır.Такой феномен получил название «лес Лайман-альфа» (англ. Lyman-alpha forest).
Bu yapıların bir diğer adı da Odeum`dur.Один из персонажей также носит имя Оутс.
Bu yapılardan 13'ü Budist tapınağı, üçü Şinto tapınağı ve biri kaledir.Тринадцать из них — буддистские храмы; три — синтоистские храмы и один — замок.
Sadece sözcük kullanımları ve yapıları değil, dilin telaffuzu da değişmiştir.Он воссоздавал не только понятия и нравы, но и язык той эпохи.