yapılar ile cümle
yapılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yığın hataları belirli kristal yapılarda gözlenen bir 2-boyutlu Kafes hatalarıdır.Ein Stapelfehler ist ein 2-dimensionaler Gitterfehler in bestimmten Kristallstrukturen.
İlham kaynağını organik form ve yapılar oluşturmaktadır.Seine Werke sind von organischen Formen und Strukturen inspiriert.
14. yüzyıl Paleologos dönemi yapılarıyla ilişkilendirilmektedir.Es handelt sich bei ihr um ein Bauwerk der Palaiologenzeit aus dem 14. Jahrhundert.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Diese lassen sich nur über einen Vergleich beurteilen.
Özellikle eski yapılarda leksikografi büyük bir rol oynar.Besonders bei älteren Bildungen spielen Lexikalisierungen eine große Rolle.
Yapılar, son derece iyi korunmuş bir durumdadır.Die Mühle ist in einem gepflegten Zustand.
Programın aralarında çiftlerle röportaj yapılarak partnerleriyle ilgili düşünceleri alınır.Dort werden die Sendungen zwischen den Partnern ausgetauscht.
Evler altın kazanabilecek en önemli yapılar.Die teuersten Häuser konnte sich der Adel leisten.
Sonraki dönemde kiliseye bir takım ek yapılar eklenmiştir.In der folgenden Zeit kam einiges an Ausstattung zu der Kirche hinzu.
Bu yapılardan 13'ü Budist tapınağı, üçü Şinto tapınağı ve biri kaledir.Darunter sind dreizehn buddhistische Tempel, drei Shintō-Schreine und eine Burg.
Bu listelerde bulunan yapılara "listelenmiş yapılar" adi verilmektedir.Diese Aufzüge sind „in Gebäude eingebaute Maschinen“.
İlk iki ve son üç kaburganın yapıları özeldir.Die erste und die zweite Kaskade sind wunderschön.
Bu yapılar, canlının tamamını kaplamaktadır.Diese dominieren die ganze Konstruktion.
Kendi içindeki yapıların çokluğundan dolayı burası bir şehir gibidir.Sie ist wegen ihrer außergewöhnlichen Bauweise ein Wahrzeichen der Stadt.
Bu dönemde daha çok yüksek ve görkemli yapılar inşa edildi.Damals wurden immer mehr und höhere Bauwerke errichtet.
Su kaybına karşı özel yapılar oluşturmuşlardır.Abdichtung von Bauwerken gegen Wasserbelastungen.
Galiçyanın en görkemli yapılarından birisidir.Er ist eine der schönsten Megalithanlagen Galiciens.
Diğer yapılar 19. yüzyılda da tamamen yıkıktı.Die restlichen Anlagen wurden im 19. Jahrhundert zerstört.
Yahudi yapıları da zarar gördü.Auch Häuser von Juden wurden zerstört.
Bu kentteki megaron tipi yapılar Troya megaronlarıyla neredeyse aynıdır.Mandels eigene Faschismustheorie steht derjenigen Trotzkis sehr nahe.
Bunlar değiştirilmemiş tubulinden daha kararlı yapılar meydana getirmek için oluşturulmuşlardır.Sie wurde mit unverändertem Grundriss wieder aufgebaut.
Her türlü yapılar ve inşaatlar kareler şeklinde imar edilmiştir.Die notwendigen Anlagen und Formen wurden in eigenen Werkstätten erstellt.
Bu yükseklik sınırına kulenin en uç kısmındaki ek yapılar dahildir ama anten kuleleri dahil değildir.Das bedeutet die Höhe bis zum höchsten Punkt des Bauwerks ohne Antenne.
Yerleşmede hem atölye, hem de konut olarak kullanılan yapılar vardır.In dem Gebäude befinden sich gewerblich genutzte Flächen als auch Wohnflächen.
Havalimanın önüne bir istasyon yapılarak 21 Haziran 2005 tarihinde tramvay ulaşımı başlatılmıştır.Am 15. September 2011 wurde ein Busbahnhof eröffnet am Bahnhof.
Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak ziyarete açılmıştır.So präsentierten sie sich stundenlang den Museumsbesuchern.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Aber einen solchen Schuh zu machen, stellt sich als schwieriger heraus als gedacht.
Bu veri yapıları, esas alınan mantık sisteminin aksiyomlarına ve çıkarım kurallarına göre oluşturulur.Diese werden gemäß den Axiomen und Schlussregeln des betrachteten logischen Systems konstruiert.
Yapılar mikroskobik bir saç uzantısına benzemektedir.Das Gerät ähnelt in der Funktion einem Haarföhn.
Yapılardan dokuzu Japonya'nın ulusal hazineleri, diğer 94'ü ise Önemli Kültür Varlıkları'dır.34 weitere Gebäude sowie weitere Gegenstände sind wichtige nationale Kulturgüter.
Çok odalı yapılar ortada yer almıştır.Viele teure Wohnanwesen sind darauf erbaut.
Yezd ele geçirildikten sonra şehirde katliam yapılarak en az 7000 kişi öldürüldü.Knapp 7000 Personen wurden allein in jenem Jahr in der Stadt getötet.
Ancak bu dönemde modern mimari üsluplara uygun yapılar da inşa edildi.Sie wurden zum Beispiel auf damals modernen Konstruktionen angebracht.
Bu çevrede başka birçok bu yapılara benzer binaların enkazı vardır.Im näheren Umkreis finden sich zahlreich ähnliche Bauwerke.
Yuvarlak planlı yapılar da görülür.Aus Spanien sind auch runde Bauten bekannt.
Yaklaşık 5500 yıllık olan kompleks, dünyanın en eski dini yapılarından biridir.Die beiden 5000 Jahre alten Anlagen gehören zu den frühesten Denkmälern in der Gegend.
Tüm yapılarda yangın izlerine rastlanmaktadır.An sämtlichen Rastorten sind Feuerstellen vorhanden.
Sonra Kahire'de bulunan Müslüman cami ve yapılarında yangınlar görüldü.Ebenso dienten sie als Zufluchtsort bei Bränden und Unruhen.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.Die ältesten Grabanlagen stammen noch aus der Gründungszeit.
Yeni yapılar genel olarak Karşıyaka semtinde yapılmaktadır.Neue Werke beschäftigen sich weitestgehend mit der Linie an sich.
Bu yapıların çok değişik işlevleri vardır.Gebäude haben unterschiedliche Funktionen.
Bu yapıların MÖ 5. yüzyılın sonunda ya da MÖ 4. yüzyılın başında terk edildikleri düşünülmektedir.Vermutlich wurde es am Ende des 4. oder zu Beginn des 5. Jahrhunderts von der Armee aufgegeben.
Klasik dönemin mimarlarının genel yaklaşımı yüksek ve görkemli yapılar inşa etmek yönündeydi.Das Credo von Mensch war, kühne und moderne Baukonstruktionen anzustreben.
Bu yapılara yinelgen yapılar denir.Sogar ganze Bauwerke werden so genannt.
Bu sistem, virüsleri genom yapılarına ve çoğalma tarzlarına göre ayırır.Sie werden untereinander aufgrund ihrer Wirtsorganismen und ihrer Virulenz unterschieden.
Yapılar arasında çakıl döşeli sokaklar ortaya çıkarılmıştır.Zwischen den Gebäuden verliefen gepflasterte Straßen.
Büyüklüğü açısından, dünyanın en büyük parlamento yapılarından biridir.Es gilt als eines der größten Parlamentsgebäude der Welt.
Çevresindeki yapılar ile olan ilişkisi ilerleyen zamanlarda modern bir uyum ile ilişkilendirilmiştir.Die Architektur seiner dann folgenden Bauten fügen sich in den Kontext der neueren Moderne ein.
Diğerleri altyapı ve diğer yapılar için Berlin'in finansmanına muhtaçtı.Die restlichen Mittel kamen aus Vorhaben des Landes Berlins und anderer Investoren.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Ces structures primordiales finiront par devenir les galaxies que nous observons aujourd'hui.
Büyük ölçekli yapıların bir başka göstergesi “Lyman-alpha forest”dır.Un autre indicateur de la structure à grande échelle est la forêt Lyman-α.
1945'te H. M. Powell bu bileşiklerin kristal yapıların analizini yaptı ve bunları klatrat olarak adlandırdı.En 1945, H. M. Powell a analysé la structure cristalline de ces composés et leur a donné le nom de clathrates.
Mevcut yapılar çoğunlukla Ming ve Qing hanedanlarından gelmektedir.Certaines constructions datent de l'époque Ming et Qing.
Palet benzeri el veya ayak yapılarına da rastlanmıştır.Leur peau est semblable à du cuir et leurs pieds et mains sont palmés.
Bu ikinci pipo acaba sehpada resmi yapılarak temsil edilen resimsel obje midir?Cette seconde pipe est-elle supposée être le modèle de la pipe du tableau ?
Bu moleküler yapılardaki temel faktör elektron çiftlerinin var olmasıdır.Un facteur fondamental dans ces structures moléculaires est l'existence de paires d'électrons.
Gövdesi ev ve diğer yapıların inşaasında kullanılır.Le tronc est utilisé dans la construction de maisons et d'autres structures.
İnşaatta kullanılan taşların bazıları Roma ve Bizans döneminden yapılardan kalmadır.La plupart sont pyramidaux, hormis ceux de Copenhague et de Rome qui sont des constructions en pierre.
Önceki yapıların yerine inşa edilmişlerdir.Elle a été construite à la place d'un édifice antérieur.
Ne var ki, bazı havuzlar yapılarak küçük çapta gelişim sağlanmıştır.À défaut, pour certains bâtiments on se contentait du pisé.