yapıları ile cümle

yapıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şehirde bulunan kültürel yapıların %60'ı hasar görüp yıkıldı.Negentig procent van de bebouwing op het eiland raakte beschadigd of werd verwoest.
Bunun yanı sıra çeşitli yapıların yenilemesi, bakım ve onarımlarını yaptı.Daarnaast heeft hij nog meerdere orgels gerepareerd en verbouwd.
İnşa edilen bu ibadethaneler mimari yapıların da ilk örneklerinden olmuştur.De gevelwanden waren ook het enige wat deze architecten zelf mochten ontwerpen.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5 został zaprojektowany tak, by starsze przeglądarki bez problemu mogły ignorować nowe konstrukcje.
Ancak Yakut Olongoları uzunlukları ve kendilerine özgü anlatım yapılarıyla dikkat çeker.Zachowały się z jego wielu dzieł tylko fragmenty i świadectwa pośrednie, tzw. testimonia.
Yapılarında ahşap kullanılıyordu.Do budowy użyto drewna.
Tüm yapıları buza gömülmüştür.Wszyscy zamarzli wśród szczelin lodowca.
Diğer bazı oyunlarda da bu tarz oyun yapıları bulunmaktadır.Taka gra może mieć też wiele innych stanów równowagi.
Bu yapıların bir diğer adı da Odeum`dur.Nazwa ta jest jedną z innych nazw Odyna.
Kazılarda saptanan yapıların sayısı 29'dur.Prawdopodobna liczba piszczałek to 29.
Polonya'daki Gotik yapıların en iyi örneklerinden biridir.Zespół ten jest jednym z najlepszych przykładów architektury gotyckiej w Polsce.
Dünyanın en yüksek yapılarından olan Petronas İkiz Kuleleri bu kenttedir.Petronas Towers to najbardziej znane budowle w mieście, jedne z najwyższych na świecie.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Powrót do domu okazuje się trudniejszy niż myślała.
Bu yapıların işlevi, gelişimi ve örgütlenmeleri konusunda yoğun çalışmalarda bulundu.W ich budowę, użytkowanie i zarządzanie zaangażowane więc były całe społeczności.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptacje powstają poprzez stopniowe modyfikacje istniejących struktur.
Vücut yapıları değişiktir.Ubarwienie ciała zmienne.
1059 ve 1128 yılları arasında yapılmış olup, şehrin en eski yapılarından biridir.Wybudowany w latach 1200-1225, jest najstarszym budynkiem w mieście.
Bodrum Sivil Mimarisinde konut yapıları geçmiş süreçte 4 tip ile ön plana çıkmışlardır.W budynku Four Courts dalej toczyć się będą wszystkie sprawy cywilne.
Bu tür uzaylı yapılarının Dünya dışı oldukları, Dünya üzerinde keşfedilseler bile, anlaşılamayabilir.Nawet jeśli takie urządzenia istnieją na Ziemi, możemy nie być w stanie ich rozpoznać.
Mısır Piramitleri dünyanın en eski şekilli taşlardan inşa edilmiş yapılarıdırlar.Egipskie piramidy to jedne z najbardziej zagadkowych budowli starożytnego świata.
Aydınlatma kirişleri ve yapıları tavana kuruldu.Strumienie światła tworzą cienie na suficie.
Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur.Sytuacja rodzinna odzwierciedla się w jego utworach.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.Powstają w ten sposób łańcuszki konidiów, które mogą być proste lub rozgałęzione (zazwyczaj).
Bu yapıların kim tarafından inşa edildiği de belli değildir.Nie wiadomo, kim byli ich budowniczowie.
Kimi federatif devlet yapılarında eyaletlerin kendi özerk yönetimleri vardır.W Dystrykcie Federalnym swoją siedzibę mają władze federalne.
Bu ayakkabıların genelde moc toe (makosen gibi) tarzı yapıları vardır.Obuwie takie zapewnia również dobrą przyczepność na macie.
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.Gröna växtdelar äter de sällan och därför är deras mage relativt enkelt uppbyggd.
Bu yapıların yıkılması ise yeni rejimin zaferi gibi kabul edilmişti.På så sätt säkrades erövringen genom den nya strukturen.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Hos många folk har det funnits berättelser som skildrar vad som hände i urtiden.
En eski yapıların tarihi Son Tunç Çağına değin uzanır.De äldsta härstammar från tiden strax efter byggtiden.
Alanında Japonya’nın en önemli kültür yapılarının başında gelmektedir.Denna hör till de viktigaste händelserna inom japansk kultur.
Bu alev fırtınası şehir merkezini komple büyük bir hasara uğrattı ve bazı yapıların yıkılmasına sebep oldu.Lågorna brände olyckligtvis ner staden och orsakade en del skada.
Yapıların çoğunluğu yıkılmıştır, bazı duvarlar ve temeller günümüzde halen ayaktadır.Överbyggnaden är till stora delar förstörd, men en del väggar och dörrar står fortfarande upp.
Diğer bazı oyunlarda da bu tarz oyun yapıları bulunmaktadır.Vissa andra spelbolag hade det.
Şehrin önemli yapılarının çoğu bu Anıtsal Eksen boyunca sıralanmışlardır.Större delen av stadens historiska bebyggelse kommer från denna era.
İngilizcedeki başlıca auxiliary verb'ler be, do ve have ile bunların farklı zaman yapılarındaki hâlleridir.På tyska används relativpronomina der, die och das.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.Tillsammans bildade detta par de första människorna.
Bu tabakadaki yapılar da çoğunlukla kült yapılarıdır.Denna fabriksdel är också till stor del automatiserad.
Eğitimsel ölçmelerin amacı ölçülmesi amaçlanan öğrenme yapılarının görgül kestirimlerini sağlamaktır.Utbildningens innehåll är i hög grad bestämt av synen på utbildningens mål.
Diş yapıları diğer çeşitli kemiricilerinkine benzer.Det sociala beteende borde vara lika som hos andra bladapor.
60'larda Afrika, Asya ve Avrupa'nın bölgesel koordinasyon yapıları oluşturuldu.У 60-х були створені координаційні структури для Африки, Азії та Европи.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Але виконати цю обіцянку виявилося набагато складніше, ніж він думав.
Yeni Kuzey Alman Konfederasyonu kendine ait anayasa, bayrak, devlet ve yönetim yapılarına sahipti.Новий Північнонімецький союз мав свою конституцію, прапор, урядові й адміністративні структури.
Deprem, Varto'daki tüm yapıları mahvetmiştir.Вода зруйнувала всі будівлі курорту.
Bu yapıların kim tarafından inşa edildiği de belli değildir.Але не відомо хто саме їх будував.
Orada şehrin tarihi yapılarının resimlerini yaptı.Тут він малює портрети місцевої інтелігенції.
Köyde MÖ 2. yüzyıl ait Roma yapılarının kalıntıları vardır.На території самого села трапляються знахідки римських монет ІІ століття.
Aile yapıları geniş aileye uygundur.У більшості випадків вони приймали форму великого сімейного будинку.
Üretim, kentte kurulan yapıların ve askerlerin ne kadar süre içinde tamamlanacağını belirler.Виробництво вихначає як швидко в даному місті виконується будівництво і найм юнітів.
Önceki yapıların yerine inşa edilmişlerdir.Побудований на місці колишнього дерев'яного.
IPX ve SPX yapılarını içerir.Пакети SPX вкладаються в пакети IPX.
Veri yapıları basit ya da karmaşık olabilmektedir.Візуальна аура може включати прості чи складні прояви.
Bunun yanı sıra çeşitli yapıların yenilemesi, bakım ve onarımlarını yaptı.Саме вона долала труднощі через численні переїзди та ремонти.
Eşeyli üreme yapılarının gözlendiği evre ise "telemorf" (perfect) evre adını alır.EGF se váže ke svým specifickým receptorům na povrchu buňky, tzv. EGF receptorům (EGFR).
Token ring ve IEEE 802.5 iki temel yapı tipini destekler: Token'lar ve veri/komut yapılarıdır.Token ring a IEEE 802.5 znají dva základní typy rámců: Tokeny a datové/příkazové rámce.
Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.Výzbroj prvních dvou jednotek je následující.
Katlama - düzgün ikincil yapıların benzerliği, ama evrimsel akrabalık belirtisi yok.KVÍZ - pořad obdobný Sexy výhře, ovšem bez nevhodného obsahu.
Yapılarında ahşap kullanılıyordu.Dříve se na jejich stavbu používalo dřevo.
Çoğunlukla iki odalı olan yapıların bazılarında kapı geçitleri görülür.Zajímavostí je, že některé nabízené pokoje zasahují do dvou pater.
Yaklaşık 5500 yıllık olan kompleks, dünyanın en eski dini yapılarından biridir.Pojme 5000 lidí, a tak je jedním z největších pravoslavných kostelů světa.

İlgili Sayfalar