yapıları ile cümle
yapıları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hem protein hem nükleik asit ikincil yapıları, çoklu dizi hizlamasına yardımcı olmakta kullanılabilir.ويمكن استخدام كل من البروتين والهياكل الثانوية الحمض النووي للمساعدة في محاذاة تسلسل متعددة.
1945'te H. M. Powell bu bileşiklerin kristal yapıların analizini yaptı ve bunları klatrat olarak adlandırdı.في عام 1945, قام H.M Powell بتحليل البُنية البلورية لهذه المركبات وأطلق عليها اسم clathrates.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.عاد قوام الملك وأتباعه إلى لار وفعلوا الأفاعيل التي يستحي القلم من ذكرها.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.المكونات الأساسية للنظام القلبي الوعائي البشري هي القلب والدم والأوعية الدموية.
1970'li senelerde yapıların çoğu çökmüştür. ^ "Religious buildings with the "Culture Monument" status".اطلع عليه بتاريخ 07 نوفمبر 2010. "Religious buildings with the "Culture Monument" status".
Sidney Opera Evi (Sydney Opera House), Sidney'in sembolü ve 20. yüzyılın en ünlü yapılarından biri.تعتبر دار أوبرا سيدني واحدة من أشهر مباني القرن العشرين وأميزها ، وأحد المسارح الموسيقية الشهيرة في العالم.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.على الرغم من ذلك، فإن هياكل الحمض النووي أقل تنوعاً من البروتينات في وظيفيتها.
Bu tasarım ögesini geleneksel Meksika yapılarından almıştır.مثلت هذه التميمة المشجع المكسيي التقليدي.
Vücut yapıları değişiktir.تغير في وظائف الجسم.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.يحدث التكيف عن طريق حدوث تعديلات تدريجية في البنى الموجودة.
Gövdesi ev ve diğer yapıların inşaasında kullanılır.تعيش تحت اللحاء في سراديب الهياكل وغيرها.
Liste dört bölgeyi ve içerisinde yer alan yapıları içermektedir.و تضم الجهة ثلاث عمالات و4 أقاليم.
Bu nedenle mezar yapılarının bazı kısımları hasarlı durumdadır.والصور في المقبرة إلى حد ما تضررت بشدة.
Bir kült yapıları inşa etmek için buranın seçilmesinde bu özelliğin etkisinin olması muhtemeldir.وقد ذُكِر وجود إمكانية لبناء تمثال كهذا.
San Diego Hayvanat Bahçesi, "kafesiz sergileme" yapılarıyla öncü olmuştur.O Zoológico de San Diego foi pioneiro na construção de exibições "sem jaulas".
Ülke genelinde pagodalar ve diğer Budist yapıları inşa edildi.Sob seu reinado vários pagodes e outras estruturas budistas foram construídas.
Bellare ve Rogaway (1993) şifreleme yapılarında onların kullanımını savunmuştur.Bellare e Rogaway em 1993 advogaram seu uso em construções criptográficas.
Teoriler olguları açıklayan ve yorumlayan düşünce yapılarıdır.As teorias são as estruturas de idéias que explicam e interpretam os fatos.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Entretanto, tais construções podem ser mais difíceis de se detectar do que se pensava originalmente.
Bu yapıların tanımlamaları kazanan yollarda Conway, Elwyn Berlekamp ve Richard Guy tarafından verirdi.(Descrições destas construções são dadas em Winning Ways de Conway, Elwyn Berlekamp e Richard Guy.)
Bunun en önemli sebeplerinden biri de sahip oldukları granüler yapıların immunolojik özelliğidir.Um de seus principais atributos físicos são as enormes areolas que possui.
Atarcalar arasındaki bu fark yapılarından kaynaklanmaktadır.Achando assim a diferença entre os fusos horários.
Şehir Akropolü Roma Dönemi kentinin önemli yapılarını bünyesinde barındırmaktadır.A acrópole da cidade conserva importantes vestígios romanos.
Daha küçük organizasyon yapıları için üretilen Mini'yi bundan üç yıl sonra kullanıma sundu.A empresa lançou o Google Mini três anos mais tarde, que tinha como alvo organizações menores.
Opus caementicium antik Roma'da yapıların inşasında kullanılan betonun Latince adlandırmasıdır.Opus signinum é um material de construção usado na Roma antiga.
Sanayi yapılarında daha yaygın kullanılır.É mais usual nas empresas industriais.
Albüm grubun en progresif ürünü oldu, uzun ve karmaşık şarkı yapıları içerdi.Este foi o álbum mais progressivo do Slayer até então, apresentando estruturas musicais longas e complexas.
Kriptografik özet fonksiyonları diğer kriptografik birimlerin yapılarında kullanılabillir.Funções hash podem ser utilizadas na construção de outras primitivas criptográficas.
Şehrin marka yapıları ve önemli aktivitelerin düzenlendiği ve şehrin en çok bilinen yerlerinden biridir.Seus prédios famosos e eventos frequentes fazem-na um dos lugares mais importantes e conhecidos da cidade.
Karmaşık veri yapıları ile bu problem büyük ölçüde çözülebilir.Com estruturas de armazenamento mais sofisticadas, este problemas pode ser largamente resolvido.
Bu incelemeler sonucunda kafatasının iç yapılarında büyük ölçüde değişiklikler tespit edilmiştir.Contudo, os Squamata sofreram modificações significativas na morfologia de seu crânio.
Bektaşilik ve Alevilik düşünce yapıları halk nezdinde tutulmuştur.O clima de vigília e homenagens tomaram conta da cidade.
Kemik yapıları da kasları gibi gelişmiştir.Seu corpo também parece ser feito de ossos humanos.
Histogenezde oluşan dokuların mikroskobik yapılarının bilimi histoloji olarak adlandırılır.A ciência das estruturas microscópicas dos tecidos formados na histogênese é denominada histologia.
Sonradan bazı tekke yapıları müze olarak ziyarete açılmıştır.Desde então, um museu foi aberto em Bojnice.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Isto escondeu a popularidade posterior dos fractais gerados por computador.
Cumhuriyet dönemi yapıları Büyük Roma Yangı'nın (64) ardından yeniden saray olarak inşa edilmişler.A primeira cúpula residencial foi a de Nero, construída após o grande fogo de Roma em 64 a.C..
Sonuç olarak, benzer iç organizasyon yapıları, ilgili canlı organizmalarda farklı işlevlere sahip olabilirler.Estruturas com organização interna semelhante podem ter funções muito diferentes em organismos aparentados.
Yeni yapılan su getirme yapıları ile bu soruna çözüm bulunmaya çalışılmaktadır .Estão sendo construídas novas avenidas para tentar amenizar essa situação.
XML yapıları otomatik olarak python nesnelerine aktarılır.Os XML feeds estão sendo cada vez mais fornecidos de forma automática por weblogs.
Diğer bazı oyunlarda da bu tarz oyun yapıları bulunmaktadır.Existem alguns outros jogos para este modo gráfico.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.O sistema circulatório do cavalo consiste em coração, vasos sanguíneos e sangue.
60'larda Afrika, Asya ve Avrupa'nın bölgesel koordinasyon yapıları oluşturuldu.In de jaren zestig werden regionale coördinatiestructuren gevormd voor Afrika, Azië en Europa.
Bu yapıların tamamı 30'dan fazla sayıda bahçenin veya terasın ortasında yer alır.Deze gebouwen staan te midden van meer dan 30 verschillende tuinen of individuele terrassen.
Ancak, onları birbirlerinden ayırmamızı sağlayan fazladan bir yapıları vardır.Een paar afleveringen lagen bovendien in elkaars verlengde.
İmparatorluğun anıtsal yapıları bütün Güney Hindistan'a yayıldı.Veel monumenten uit de tijd van het rijk zijn nog overal in Zuid-India te vinden.
Sidney Opera Evi (Sydney Opera House), Sidney'in sembolü ve 20. yüzyılın en ünlü yapılarından biri.Het Sydney Opera House, een van de beroemdste gebouwen uit de 20e eeuw, is problematisch voor het orkest.
Bu yüzden limbik sistem içerisindeki anatomik yapıların tanımları halen tartışmalı bir konudur.De indeling van de zoogdieren in ordes is nog steeds controversieel.
Rusya yapılarındaki halkların dilleri konuşabilmesi" (Rusça).Ik moet in het Russisch werken."
Future simple veya simple future, İngilizcedeki zaman yapılarından biri.De futur simple is een wijs en tijd van het werkwoord in het Frans.
Aşağıdaki tabloda yaygın olarak kullanılan RS-232 sinyalleri ve pin yapıları listelenmiştir.De volgende tabel toont de meest gebruikte RS-232-signalen en gebruikelijke pinnetjes.
Adaptasyon, hali hazırda mevcut olan yapıların kademeli değişimleri yoluyla oluşup meydana gelirler.Adaptaties komen in de vorm van geleidelijke verandering van bestaande structuren.
Yeni anayasa hazırlanması ve siyasi yapıların kurulması için çalışmalar başladı.Kanmu stopte de constructie van de nieuwe hoofdstad en de plannen voor het voeren van militaire campagnes.
Ancak bu tür yapıların tespit edilmesi, düşünüldüğünden daha zor olabilir.Dat blijkt toch moeilijker te zijn dan ze hadden gedacht.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Talrijke aflaten werden verleend, die ons tegenwoordig over de voortschrijding van de bouw informeren.
Şehrin eski tarihine rağmen tarihi yapıları azdır.Ondanks de lange geschiedenis van de stad zijn er maar weinig bouwwerken uit het verleden bewaard gebleven.
Tüm yapıları buza gömülmüştür.Alle meubels zijn van ijs.
Kanal boyunca sanat yapıları mevcuttur.Overal in het gebouw hangen er kunstwerken.
II. Dünya Savaşı sırasında buradaki yapıların çoğu büyük hasar gördü ya da yıkıldı.Tijdens de Tweede Wereldoorlog raakten vele bouwwerken in Tiel beschadigd of verwoest.
Dünyanın en yüksek yapılarından olan Petronas İkiz Kuleleri bu kenttedir.De Petronas Twin Towers blijven echter de hoogste identieke gebouwen ter wereld.