yapılanma ile cümle
yapılanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yakın zamanda olan bir sel ile ilçe yeniden yapılanmaya başlamıştır.בעיר קיים שדה תעופה, שלאחרונה החל לפעול מחדש.
1993'te akım komisyonu "Eşcinsellik ve Yahudilik: Yeniden Yapılanmacıların Duruşu"nu yayınladı.ב-1993, ועדת התנועה הנפיקה את "הומוסקסואליות ויהדות: העמדה הרקונסטרוקטיבית".
Yeniden yapılanmasında tartışma yaşandı.התעורר מחדש הוויכוח כיצד יעשה השחזור.
Yani Kurul hiyerarşik bir yapılanma değildir.זה לא אומר שההפקה הייתה משעממת.
Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır.Участниците са от различни икономически и политически среди.
Neo-Nazizm'in günümüzdeki düşünce yapılanmasını oluşturur.Така е създаден днешният манастир Дионисиат.
Yeniden yapılanma ve yenilenme sonucu tekrar güzel ve cezbedici yapısına kavuşmuştur.Действието на творбата отново се развива в далечна и екзотична страна.
Bu yapılanmanın 21 tanesi Cumhuriyetlerden oluşur.Департаментът е съставен от 21 общини.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Time je nakon 2000 godina ponovno obnovljena hebrejska država.
Bu yapılanmanın 21 tanesi Cumhuriyetlerden oluşur.Organizaciju je činilo 21 država članica.
Kısmen pazarda monopol tarzda yapılanma vardır.Ponuka na trhu pôdy má monopol.
Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır.Niekedy sa rozlišuje hospodársky systém a hospodárske zriadenie.
Tüm yapılanması ve tarihi olayları aracılığıyla Amerikanın hikâyesini anlatan kapsamlı bir animasyon çalışma.Našiel záľubu v objavovaní a rozprávaní príbehov amerických hrdinov.
Türkiye Kürtleri'nin önemli bir özelliği de aşiret yapılanmalarıdır.Zvláštne postavenie má Autonómny región Kurdistan.
Nijerya'nın üst düzey idari yapılanması 36 eyalet ve 1 federal başkent bölgesi (Abuja) şeklindedir.Nigerija je sestavljena iz 36 zveznih držav in območja glavnega mesta (Abuja).
2002 yılında, arena yeniden büyük bir yapılanma yaşadı ve oturma kapasitesi 11.500'e düşürüldü.Leta 2002 je bila dvorana prenovljena in ima sedaj kapaciteto za 11.500 gledalcev.
Bu da en azından mitolojik yapılanma ve anlayışa dair önemli ipuçları barındırır.Sicer pa vključujejo tudi pomembne delce poganske mitologije in verovanja.
Her birimin siyasi ve ekonomik yapılanması birbirinden farklıdır.Za administrativno in politično ureditev je država razdeljena drugače.
Stadyum, 2000 yılından bu yana yeniden yapılanma sürecine girmiştir.Ghatai statomi ir perstatomi jau kelis tūkstančius metų.
1999 büyüme ve yeniden yapılanma yılı olmuştur.Pokario metais jie atstatyti ir rekonstruoti.
Nijerya'nın üst düzey idari yapılanması 36 eyalet ve 1 federal başkent bölgesi (Abuja) şeklindedir.Nigerija padalinta į 36 valstijas ir vieną Federalinę sostinės teritoriją.
Yeniden Yapılanma ve Yenilenme İsviçre tarihinde 1814 ile 1847 arasındaki dönemdir.Restauratsiooni ja Regeneratsiooni perioodid Šveitsi ajaloos kestsid aastast 1814 aastani 1847.
Bu yapılanma yerel aile (local family) olarak da adlandırılmaktadır.Seda tuntakse juba industriaalühiskonnana).
1998-1999 Kosova Savaşı sonrasında Vıçıtırın, yeniden yapılanma sürecine girmiştir.1990–2001 elu loov ümberkorrastamine.
Alman Hava Kuvvetleri'nin yeniden yapılanması sırasında görev aldı.Saksa okupatsiooni ajal hakati elektrijaama taastama.
1990’ların başlarında Doğu Üye Devletlerdeki ekonomik yeniden yapılanma.De EU-trends voor broeikasgasuitstoot tussen 1990 en 2008 werden
1990’ların başlarında Doğu Üye Devletlerdeki ekonomik yeniden yapılanma.• in delno tudi gospodarsko prestrukturiranje vzhodnih držav članic EU v začetku 90. let preteklega stoletja.
1990’ların başlarında Doğu Üye Devletlerdeki ekonomik yeniden yapılanma.* No incluye la aviación ni el transporte marítimo internacional(6% de las emisiones totales de GEI)
1990’ların başlarında Doğu Üye Devletlerdeki ekonomik yeniden yapılanma.Teollisuus/rakentaminen 12,4 % osittain talouden rakenneuudistus itäisissä jäsenvaltioissa 1990-luvun alussa.
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."아, 좋습니다. 저희 회사는 재편성을 하고 있습니다."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."Nasza firma przechodzi teraz reorganizację."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."אה, כן. החברה שלי עוברת כאן ארגון מחדש."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi."أه، نعم. شركتي تقوم بإعادة التنظيم من وجهة نظرنا ."
"Ah, evet. Şirketim yeni bir yapılanmaya geçiyor." dedi.原告の住所は実は ロスの北のどこかにある
Ama dönme, eğim ve hızlanma bu yeni yapılanmayı sömüren algoritmalarla hala kontrol edilebiliyor.뒤집기, 솟아오르기, 가속화는 여전히 이러한 새로운 설정을 찾아내는 알고리즘을 이용해 제어할 수 있습니다.
Ama dönme, eğim ve hızlanma bu yeni yapılanmayı sömüren algoritmalarla hala kontrol edilebiliyor.אבל עדיין ניתן לשלוט בגלגול, עלרוד ותאוצה באמצעות אלגוריתמים המנצלים תצורה חדשה זו.
Ama dönme, eğim ve hızlanma bu yeni yapılanmayı sömüren algoritmalarla hala kontrol edilebiliyor.لكن لا يزال بإمكاننا التحكم في الالتفاف والتأرجح والتسارع بخوارزميات تستغل هذا التكوين الجديد.
Ama dönme, eğim ve hızlanma bu yeni yapılanmayı sömüren algoritmalarla hala kontrol edilebiliyor.ロール ピッチ 加速は 制御し続けることができます 数学的モデルは それが正確にどんなとき
Ama dönme, eğim ve hızlanma bu yeni yapılanmayı sömüren algoritmalarla hala kontrol edilebiliyor.我哋放棄控制偏航 但係我哋仍然控制滾轉、俯仰同加速
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.A bank támogatta pénzügyileg az amúgy haldokló közösség újjáépítését.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Banca a ajutat finanțarea reconstruirii unei comunități, care altfel era pe moarte.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Banka pomáhala financovat oživení toho, co by jinak byla zmírající komunita.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Banka pomohla financovať oživenie toho, z čoho by ináč zostala len mŕtva komunita.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Banken hjalp med at finansiere genopbygningen af hvad der ellers ville have været et døende nærsamfund
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Bank ten pomógł finansować odbudowę tego, co byłoby zamierającą częścią społeczeństwa.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Bank tersebut membantu sektor keuangan membangun kembali masyarakat yang sedang dalam kondisi sekarat.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.De bank heeft geholpen met de wederopbouw van een doodbloedende gemeenschap.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.El banco ayudó a financiar la reconstrucción de lo que de otra manera sería una comunidad moribunda.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.은행은 지역사회를 다시 일으켜 세우는 데에 자금을 조달했습니다. 아니었으면 죽은 지역이 될 뻔한 곳이었죠.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.La banca aiutò a finanziare la ricostruzione di quella che altrimenti sarebbe stata una comunità morente.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.La banque a aidé à financer la reconstruction de ce qui était autrefois une communauté mourante.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Ngân hàng đã tài trợ để xây dựng lại một công đồng có lẽ đã lụi tàn.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.O banco ajudou a financiar a reconstrução daquilo que de outra forma seria uma comunidade moribunda.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Η τράπεζα βοήθησε να χρηματοδοτηθεί η ανοικοδόμηση αυτού που κάποτε ήταν μια ετοιμοθάνατη κοινότητα.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Банката помогнала да се финансира възстановяването на едно иначе загиващо общество.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.Банк финансировал возрождение этого практически умирающего района.
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.لقد ساعد ذلك البنك المجتمع المحيط به باعادة بناء نفسه بعد ان كان ينهار
Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti.経済再建を援助したのです 一般的基準によるとそうした債務者はリスクが高いのですが
Belirlediğim hedef - al Qaeda'yı yenmek, ve tekrar yapılanmasını önlemek - şimdi yakınımızda.Cieľ, ktorý som stanovil - zničiť al Qaeda- u a zabrániť jej znovu zostrojeniu - je teraz na dosah.
Belirlediğim hedef - al Qaeda'yı yenmek, ve tekrar yapılanmasını önlemek - şimdi yakınımızda.제가 세운 목표는 알 카에다를 부찌르고 재건의 기회를 완전히 박탈하는 것이며, 이제 이 목표는 거의 달성에 가까워졌습니다.