yapılamaz ile cümle

yapılamaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Il ne peut en aucun cas être commercialisé.
Kişi suçlaması yapılamaz.Aucune accusation n'est portée contre qui que ce soit.
Beklemekten başka, bir şey yapılamazdı.No se podía hacer nada aparte de esperar.
Bir şey yapılamaz mı?¿No se puede hacer nada?
Erkek ve dişi ayrımı üstten yapılamaz.Los machos y hembras no se pueden distinguir por su plumaje.
Dinsel bilgiye kesin iman ile inanılır, eleştirisi yapılamaz.Hablar con seguridad y libertad, sin temor a la crítica.
Bu yapılamaz.Non si può fare.
İki defadan fazla tam çark yapılamaz.Se ancora non basta fucilatene duecento.
Arabayla veya yaya geçişi yapılamaz.Вождение босиком или в сандалиях не допускается.
Konusu yasalara ya da ahlaka aykırı sözleşmeler yapılamaz.Умение регулировать конфликты ненасильственным путём.
Eğer onaylama işlemi yapılamazsa başlatma işlemi durdurulmaktadır."بعد الوصول إلى موافقة عامة، عندها فقط نبدأ التنفيذ.
Daha sonra yapılamaz.لم نرد القيام بها بعد ذلك.
Erkek ve dişi ayrımı üstten yapılamaz.Vontade e poder não podem separar-se.
Punt sırasında bir field goal yapılamaz.Não marcou nenhum gol durante o período.
Kıbrıs için baskı yapılamaz" dedi.Ela simplesmente não teme a pressão."
Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz.Nenhuma dessas presunções pode ser feita seguramente.
Kişi suçlaması yapılamaz.A quem não se pode imputar crime.
Şüphesiz böyle bir tercih yapılamaz.Dit verdient echter niet de voorkeur.
Bu yüzden ada etrafında trolle avlanma yapılamaz.Det går således inte att "åka runt" ön.
Arabayla veya yaya geçişi yapılamaz.Det står inte på pass eller körkort.
Bundan önceki versiyonlarda Panel uygulamaları yapılamaz.Tidigare versioner av dessa operativsystem stödjs inte.
Daha sonra yapılamaz.Та далі це не піде.
Ayrıca ictihad caiz olmayan konularda yapılamaz.Тоді не час для судження про духовні предмети.
Kişi suçlaması yapılamaz.Žalobu může podat kdokoliv.
Tıpkı Latince'deki gibi her cümlede yukarıdaki gibi bir genelleme yapılamaz.Nici într-o limbă ca maghiara nu se accentuează toate cuvintele.
İki defadan fazla tam çark yapılamaz.Într-o canastă nu se pot pune mai mult de 2 valori.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Alt comerț nu fac.
Ancak anıt bu şekilde yapılamaz.Ez az emlékmű sem valósulhatott meg.
Kıbrıs için baskı yapılamaz" dedi.Felülütési kényszer nincs!!!
Bu yerlere ve benzeri eşyaya Bayrağın şekli yapılamaz.A maiak bőrén ilyen és ehhez hasonló képződmények nem találhatók.
Lakin Bob serbest kalır ama Senatör ve Johnson için bir işlem yapılamaz.Arbiter ja Chief onnistuvat, mutta Kersantti Johnsonin johtama ryhmä epäonnistuu, ja Johnson vangitaan.
Evler bu alanda yapılamazlar.Tälle alueelle ei saa rakentaa taloja.
Çünkü çok emek gerektirdiği için kolay kolay yapılamaz.Γιατί η λέξη δεν είναι κάτι που δαμάζεται εύκολα.
Ayrıca ictihad caiz olmayan konularda yapılamaz.Επίσης δεν αναφέρει τα διαστήματα εμπιστοσύνης.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Den kan ikke kommercialiseres.
Daha sonra yapılamaz.Det kan man gøre senere.
Çünkü çok emek gerektirdiği için kolay kolay yapılamaz.Men det er ikke nemt at være glad, når man er rigtig ked af det.
Frekansları farklı dalgalar arasında faz farkı hesabı yapılamaz.Frekvensgrensene mellom de forskjellige bølgetypene er ikke endelig definerte.
Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev, lokavt yapılamaz.Omtrent alle barbersvenner i streik eller lockout kunne arbeide under konflikten.
Kıbrıs için baskı yapılamaz" dedi.Saya ingin tidak ada tekanan untuk sementara."
Aynı tahmin gaz ortamında yapılamaz.ガスの環境では同様の仮定をすることはできない。
Arabayla veya yaya geçişi yapılamaz.救急車など緊急車両も通れない。
Tıpkı Latince'deki gibi her cümlede yukarıdaki gibi bir genelleme yapılamaz.無論、ラテン文字と同様、すべて大文字にしても間違いではない。
Eğer onaylama işlemi yapılamazsa başlatma işlemi durdurulmaktadır.確認済証の交付を受けなければ、工事に着手してはならない。
Daha sonra yapılamaz.あと、出来ないこと。
3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz.對嗎? 你可能希望別人對你友善而不殘酷。
Ancak Hawking, teoreminden dolayı, “Bu, her yerde pozitif enerji yoğunluğu ile yapılamaz!但是霍金指出由於他的定理,「這不是在到處都是正能量密度的地方能達成的事!我可以證明,建立有限的時間機器需要負能量。
Tahkikat aşamasından sonra davanın ihbarı yapılamaz.官渡之戰敗後,不知去向。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
Bu yüzden de rastgele brick yapılamaz.브릭스(BRICs)는 해당되지 않는다.
Çıkarıldığında o cep telefonundan normal aramalar yapılamaz.평소에는 가지고 다니지 않는 휴대폰을 꺼내면 반드시 무슨 일이 일어난다.
Kısaltmalar hariç, uçak çağrı adlarında değişiklik yapılamaz.단, 본방송 시간대가 아닌 다른 시간대에 재방송을 한 경우는 제외하였다.
Tahkikat aşamasından sonra davanın ihbarı yapılamaz.사건 직후 태어났기 때문에 사건에 대해서는 모른다.
Tahkikat aşamasından sonra davanın ihbarı yapılamaz.תחקיר מיידי לאחר האירוע לא נערך.
Ancak anıt bu şekilde yapılamaz.יחד עם זה, הציור לא סתם נעשה ככה.
Veya onunla barışılamaz, işbirliği yapılamaz.ללא אינטרקציה חברתית לא יתקיים שיתוף פעולה.
Tahkikat aşamasından sonra davanın ihbarı yapılamaz.Iz perspektive ljestava to ne može biti istina.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Ne smije se stavljati u promet.
Hiçbir şekilde ticareti yapılamaz.Nie je s ním možné obchodovať.
Çünkü saldırılılardan ötürü tarım yapılamaz oldu.Z rovnakého dôvodu nemôžu zaútočiť na krdeľ.
İlgili Sayfalar