Devre arasında ise saha değişimi yapılır.Il y a ici confusion entre les transformations.
İşaret edilenle görüşme yapılır.Par ordre d'apparition.
Köprü Köprü İnşaatı Nasıl Yapılır?Travaux de construction du pont.
Tatlı pirincin yaklaşık altı saat ıslatılmasıyla yapılır.Le repas bien arrosé dure dix heures.
İş bölünürdü bu yüzden işler paralel olarak yapılırdı.Les affaires se multipliant, il fallut diviser les fonctions.
Kliring anlaşmaları genellikle kısa dönemler (genelde bir yıl) için yapılır.Les pouvoirs de ces derniers sont aussi limités par la durée de leur mandat (généralement un an).
Tarikat meclislerinde sık sık zikir toplantıları yapılır.Des rencontres régulières ont lieu au niveau ministériel.
Budama: Budama kış sonu ya da bahar başında yapılır.Elle se produit à la fin de l'hiver ou au début du printemps.
Barış yapılır.Nous voulons la paix.
Sezonluk işçilik de yapılır.L'automne est aussi la saison des labours.
Ertesi günde düğün yapılır.Le mariage a lieu dès le lendemain.
Serbest meslek olarak da yapılır.De même pour la carrière professionnelle.
Köy halkı ve Kapıcı Köyü Derneği tarafından Ağustos ayında yayla şenliği yapılır.Vide grenier et fête villageoise en août.
Normalde İskoçya'da genel seçimler dört senede bir yapılır ve 129 millet vekili seçilir.Tous les quatre ans, un scrutin proportionnel permet d'élire les 129 députés siégeant au Parlement.
Her yıl düzenlenen Bahçe Partisi, Yaz Balosu gibi etkinlikler yapılır.Comme tous les étés, il organise une petite fête, un bal masqué.
Yay önceleri tek parça halinde, ahşaptan yapılırdı.Mais, à l'origine, la crosse de hockey était constituée d’un seul morceau de bois.
Kağıt para öncesinde, gümüş veya altın paralar sık sık yapılıyordu.Souvent, avant le pressage, de la feuille d'or ou d'argent était appliquée sur la tablette.
Pre-dreadnought, çelikten yapılır ve dayanıklı bir zırh ile kaplanırdı.Les pré-dreadnoughts furent développés à partir des cuirassés à coque en fer.
Times Higher Education World University Rankings - Times Higher Education tarafından yapılır.Article détaillé : Times Higher Education World University Rankings.
Ne tarım ne de hayvancılık yapılır.C'est pourquoi il n'y a ni élevage ni culture.
"Kâğıt nasıl yapılır?". tubitak.Comment faire ? (en) « The Making of...
Bu yöntemlerle bazı kromozom hastalıklarının teşhisi yapılır.À la suite de cet incident, des cas de chloracné apparurent.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Ses publications sont généralement en français, plus rarement en langues étrangères.
Düğün ve sünnet törenleri genellikle dini tören şeklinde (mevlit okutma) yapılır.Les anniversaires de fiançailles et de mariage sont généralement fêtés.
Çoğunlukla metal plakalardan yapılır.Elles sont en général fabriquées à partir de plaques de métal peintes.
Ayni şekilde hacı adaylarına da dualar eşliğinde uğurlama yapılır.On y accroche aussi les drapeaux de prières bouddhistes.
Yeraltı suları bol almasına rağmen yatırım yapılıp içme suyu temin edilemiyor.Malgré des demandes répétées, nous n'avons fourni de l'eau potable.
Ertesi hafta Styles, Genel Müdür Daniel Bryan'a Owens'ın açık meydan okuma nasıl yapılır bilmediğini söyledi.Daniel Bryan dit qu'Owens ne comprend pas c'est quoi un Open Challenge.
Düğünlerde küçük çapta güreş yapılır.Ils se marient au plus vite dans une petite église.
Kazanan olmazsa ikinci seçim yapılır.Si le joueur échoue, il reçoit une seconde chance.
Sadece konuşmacı puanlarına göre sıralama yapılır.Seul le bouffon semble le pressentir.
Yani bir sağ bir sol yapılır.Il manque l'aile droite.
Dilimlenerek soğuk olarak servis yapılır.Le tout est mis à rafraîchir pour être servi très frais.
Eskilerde köy meydanında kaz dövüşleri yapılırdı.À cette époque, la chasse au taureau se déroulait dans l'ancienne ville.
Genellikle bu yapılır.En général, je fais ça.
12 gün orucun ardından Aşûre Günü yapılır.Ce problème est résolu après 12 jours de pompage.
Sınav Liseleri'nde sınavların analiz ve soru çözümleri ayrıca yapılır.Un panel d'expert est également à la source des questions et des réponses posées lors de l'examen.
ABD’de ise yaklaşık sadece bir düzine parti yapılır.En comparaison, il y a une douzaine de demoparties aux États-Unis.
Bu yüzden tüm alım ve satımlar gönüllü olarak yapılır.Les prix et les quantités se négocient de gré à gré.
Roma zamanlarında itibaren teraslı bahçelerde üzüm yetiştirilir ve şarap üretimi yapılır.Déjà les romains y plantent des vignes et fabriquent du vin.
Potlaç şarkıları (potlatch songs) potlaç denen törenlerde hediyeleşme yapılırken söylenir.Les Blancs croient que lorsque nous faisons des séances de chamanisme nous chantons.
Bu işlemler yapıldıktan sonra kesin neden ortaya konur ve çözüm önerileri yapılır.De ces impôts tu connaîtras la cause et l'emploi clairement.
Rasathaneler uzayı gözlemlemek için yapılırlar.Ces radars sont utilisés de manière courante pour la surveillance de l'espace.
Takip yarışması 12.5 km üzerinden yapılır.Le parcours de la course est tracé sur 36,15 km.
Akşamdan ılık bir bardak su ve aldığı kadar un ilavesiyle yumuşak bir hamur yapılır.On lui offrit une soupe bien chaude et un lit.
4) At Divanı: Sefer sırasında at üzerinde yapılır.4e en saut de cheval.
Zaman içinde evler durmadan yeniden yapılıyordu.Bâtissons-nous des maisons pour toujours ?
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Les nids sont bien camouflés et placés de 1,3 à 7,6 mètres du sol.
Evlerinin yakınına bir buz pisti yapılınca o ve annesi patencileri izlemeye gitti.Puis, après quelques démarches et quelques visites, il se rendit à la maison de ses parents.
Löppedek tatlısı da yapılır.On en confectionne aussi des sucrés.
Şarkıya miks yapılıyor.Pourquoi je chante ?
Her şey karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapılır.Le salut se fait avec un respect mutuel.
Üzerine dövülmüş sarımsak katılmış ayran dökülür ve servis yapılır.Saupoudrer de bonite séchée râpée et servir.
Ulaşım minibüslerle yapılır.Est effectuée par des minibus .
10 dakika daha pişirilerek sıcak servis yapılır.Laisser cuire doucement 10 min.
İskilip dolması, düğünlerde erkek dolma ustalarınca veya deneyimli kişilerce yapılır.C'est le mariage arrangé ou forcé dans les classes possédantes.
Bunun yerine, kendilerine ölçünlü ödeme yapılıyor ve devletçe belirlenmiş bir süreliğine işe alınıyorlardı.Ils sont serviles à son égard, et créés pour une fin purement pratique.
Bunun yanında mısır unundan da yiyecekler yapılır.Notre nourriture est amenée de l’extérieur.
Kız evinde kına gecesi yapılır.Il passe quand même la nuit chez elle.
Espri yapamaz ve yapılınca anlamaz.Dans le jeu, il ne parle pas, mais cela n'empêche pas de le comprendre.