Ana içeriğe geç
Sözlük

yapı ile cümle

yapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen onu gördüğünde o ne yapıyordu.What was he doing when you saw him?
Sen onu gördüğünde o ne yapıyordu?What was she doing when you saw her?
Sence Tom şimdi ne yapıyor?What do you think Tom is doing right now?
Tom'un yarın öğleden sonra bu zaman ne yapıyor olacağını düşünüyorsun?What do you think Tom will be doing this time tomorrow afternoon?
Onu son gördüğünde Tom ne yapıyordu?What was Tom doing the last time you saw him?
Elinde değil, Tom'un yapısı bu.Tom can't help the way he is.
Onların ikisinin ne yaptığını göremiyorum ama onlar çok gürültü yapıyor.I can't see what the two of them are doing, but they are making a lot of noise.
Doğru şeyi yapıyordum diye düşündüm.I thought I was doing the right thing.
Doğru şeyi yapıyordum sandım.I thought I was doing the right thing.
Cadılar Bayramı için ne yapıyorsun?What are you doing for Halloween?
Aslında onun nasıl yapıldığından emin değilim.I'm actually not sure how it's done.
Bir şey yapılması gerekiyor.Something has to be done.
Bir şey yapılması gerekiyordu.Something had to be done.
O daha önce hiç yapılmadı.It has never been done before.
Benim hoverkraft yılanbalıklarıyla dolu ve klavyeme yapışmış bir parça sakız var.My hovercraft is full of eels, and there's a bit of chewing gum stuck to my keyboard.
Bugün burada ne yapıyorsun?What are you doing here today?
Sanırım Tom bizim için oldukça iyi bir iş yapıyor.I think Tom is doing a pretty good job for us.
Yerel televizyon istasyonumuz, yerel haberlere yer vererek oldukça iyi bir iş yapıyor.Our local TV station does a pretty good job of covering local news.
Sen şimdiye kadar oldukça iyi bir iş yapıyordun.You've been doing a pretty good job so far.
Pazar günü ne yapıyorsun?What are you doing Sunday?
Bu toplantıyı yapıp da kurtulalım.Let's get this meeting over with.
Tom nasıl yapıyor görelim.Let's see how Tom is doing.
Biz elimizden geleni yapıyoruz.We try our best.
Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.Research in this area is somewhat equivocal.
Ne yapmak istersem yapıyorum.I'm doing what I want to do.
İyi bir iş yapıyor olmak istiyorum.I want to be doing a good job.
Ben bunu sadece senin kendi iyiliğin için yapıyorum.I'm only doing this for your own good.
Tom'a onun nasıl yapılacağını öğretmeni istiyorum.I want you to teach Tom how to do that.
En kısa sürede bunun yapılmasını istiyorum.I'd like this done as soon as possible.
Yapıyorsan biraz tost istiyorum.I'd like some toast if you are making some.
Bence o numara yapıyor.I think she's faking.
Biraz yapıyorsan biraz kahve istiyorum.I'd like some coffee if you are making some.
Tom'un ne yapılması gerektiğini anlamasını istiyorum.I want Tom to understand what has to be done.
Sadece bana yapılmasını istediğin şeyi söyle ve onu yapacağım.Just tell me what you want done and I'll do it.
Yapı olarak kusurlu olsalar bile, onlar fonksiyon olarak mükemmeldir.If defective in structure, they are perfect in function.
Büyükbabalarım ve büyükannelerim şu anda ne yapıyorlar?What are my grandparents doing right now?
Bina büyük bir yapıdır.The building is a huge structure.
Tom'un işlerin nasıl yapılmasını istediğimizi anlamasının zamanı geldi.It's time for Tom to understand how we want things done.
Bunun çabuk yapılmasını mı istiyorsun yoksa doğru dürüst yapılmasını mı istiyorsun?Do you want this done quickly or do you want this done right?
Hayatının geri kalanında bu işi mi yapıyor olmak istersin?Do your really want to be doing this job for the rest of your life?
Bu bütün çocukları mutlu yapıyor.It makes all the children happy.
Senin gibi güzel bir kadın böyle bir yerde ne yapıyor?What's a beautiful woman like you doing in a place like this?
Bu kutu kartondan yapılır.This box is made of cardboard.
Bir sonraki odada bir yaylı dörtlüsü prova yapıyor.A string quartet is rehearsing in the next room.
Giants bu gece maç yapıyor mu?Are the Giants playing tonight?
O orada ne yapıyor?What's he doing there?
Onlar tüm öğleden sonra spor yapıyorlardı. Etienne çok iyi oynadı.They were playing sports all afternoon. Etienne played very well.
Yarın gelemem. Yapılacak birçok işim var.I can't come tomorrow. I've got a lot of work to do.
Bu akşam bir şeyler yapın!Do do something this evening.
Öğretmenlik yapıyor ama aslında bir vampir.He works as a teacher, but actually he's a vampire.
En dikkatli şekilde yapılmış planlar bile sık sık başarısızlıkla sonuçlanır.Even the most carefully made plans frequently result in failure.
Yanlış bir şey yapıyor olmalıyım.I must be doing something wrong.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Dışarıda bir şey yapıyordum.I was doing something outside.
Lütfen bunun nasıl yapıldığını bana gösterebilir misin?Could you please show me how it's done?
Lütfen bunun nasıl yapıldığını bana gösterir misin?Would you please show me how it's done?
Bana onun nasıl yapıldığını göster.Show me how it's done.
Böyle bir pislik olduğun için sana ödeme yapılıyor mu?Do you get paid for being such an asshole?
Buradaki birisi bunun nasıl yapılacağını biliyor mu?Does someone here know how to do this?
Görüyorum, şaka yapıyordun.I see, you were joking.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod