Herkes onu yapıyordu.Everyone was doing it.
Hem Tom hem de Mary mankenlik yapıyor.Both Tom and Mary work as models.
Tom gece yürüyüşler yapıyor.Tom has been taking walks at night.
Babam parkta yürüyüş yapıyor.Dad is taking a walk in the park.
Tom ne yapıyorsa onda iyidir.Tom is good at what he does.
Yapı bu kadar ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değil.The structure isn't strong enough to support that much weight.
Bunu yapıp bitirelim.Let's get this over with.
Bu vazo neden yapılır?What is this vase made of?
Senin küpelerin neyden yapılmış?What are your earrings made of?
Geçen yıl bizim enstitüde yeni bir sınıf binası yapıldı.A new classroom building was built in our institute last year.
Müzik, filmin yapısıyla uyum içinde.The music is in balance with the structure of the movie.
Onlara bir salata nasıl yapılır öğret.Teach them how to make a salad.
Ben sadece elimden geleni yapıyorum.I'm just doing my best.
Tom para biriktirmek için elinden gelen her şeyi yapıyor.Tom is doing everything he can to save money.
Tom para biriktirmek için mümkün olan her şey yapıyor.Tom is doing everything possible to save money.
Kahve yapıyorum.I'm making coffee.
Hepsi sipariş üzerine yapıldı.It's all custom made.
Bu daha önce yapılmadı.It hasn't been done before.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, bazen onu kendin yapmalısın.If you want something done right, sometimes you've just gotta do it yourself.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu bazen kendin yapmalısın.If you want something to be done right, sometimes you've just got to do it yourself.
Sandalye ahşaptan yapılmış.The chair is made of wood.
Tüm bu keçilerle ne yapıyorsun?What do you do with all these goats?
Bu işi ücretsiz yapıyorum, sadece yapmaktan zevk alıyorum.I do this work for free, simply for the pleasure of doing it.
Babam ne yapıyor olduğunu bilir.Dad knows what he's doing.
Keşke şaka yapıyor olsam.I wish I was kidding.
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.Tom wears a gold wristwatch.
O banyo yapıyorken o onu gizlice gözetledi.He spied on her while she was bathing.
O banyo yapıyorken o onu gözetledi.She spied on him while he was bathing.
Yavaş yapın. Acele etmeye gerek yok.Take your time. There's no rush.
Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.This boat is made with high grade aluminum and high strength iron.
Tom şaka yapıyor.Tom is joking.
Ben şekerleme yapıyorum.I am having a nap.
Markette alış veriş yapıyorum.I am doing shopping at the market.
Şaka yapıyorum.I am joking.
Harika bir iş yapıyorsunuz.You do a great job.
Tom bir pizza yapıyor.Tom is baking a pizza.
Tom eti ızgara yapıyor.Tom is grilling meat.
Tom jest yapıyor.Tom is gesticulating.
Mary kendine makyaj yapıyor.Mary is making herself up.
Tom fren yapıyor.Tom is braking.
Tom, duvara bir poster yapıştırıyor.Tom is sticking a bill on the wall.
Tom, dizlerine masaj yapıyor.Tom is massaging his knees.
Tom antrenman yapıyor.Tom is training.
Onu doğru yapıyorsun.You're doing it right.
Onlar bunu doğru yapıyor.They're doing it right.
Kurabiye yapıyoruz.We are baking cookies.
Ben fren yapıyorum.I am braking.
Şekerleme yapıyorum.I am dozing.
Balık ızgara yapıyorum.I am grilling fish.
Odamda şekerleme yapıyorum.I am having a nap in my room.
Benim kavanozum sızıntı yapıyor.My jar is leaking.
Oyuncu makyaj yapıyor.The actor is making up.
Ayağıma masaj yapıyorum.I am massaging my foot.
Dolabın üstüne bir resim yapıştırıyorum.I am sticking a picture on the cupboard.
Çocuk çiş yapıyor.The kid is peeing.
Arkadaşlarımla antrenman yapıyorum.I am training with my friends.
Merak etme, iyi yapıyorsun.Don't worry, you're doing well.
Şüpheliye yönelik hiçbir suçlama yapılmadı.No charges have been filed against the suspect.
Cevap vermek için elinizden gelen her şeyi yapın.Do all you can in order to answer.
Bu araba burada ne yapıyor?What is this car doing here?