Mary gerçekten hasta değil. O sadece hasta numarası yapıyor.Mary isn't really sick. She's only pretending to be.
Mary gerçekten hasta değil. Numara yapıyor.Mary isn't really sick. She's faking it.
Mary gerçekten hasta değil. O numara yapıyor.Mary isn't really sick. She's just faking it.
Onunla oynamayı sevmiyorum. Her zaman aynı şeyleri yapıyoruz.I don't like playing with him. We always do the same things.
Brezilya'da ne yapıyorsun?What are you doing in Brazil?
Bazen doğru yapıp yapmadığımı merak ediyorum.Sometimes I wonder if I did right.
Japon arabalarının çoğu oldukça güvenilir yapılmıştır.Most Japanese cars are reliable.
Aman Tanrım! Ne yapıyorsun?Oh my God! What are you doing?
Bunu yanlış yapıyorsun! Sadece bir göz bandı tak!You're doing it wrong! Wear just one eyepatch!
Onu yanlış yapıyorsun!You're doing it wrong!
Nasıl hokkabazlık yapılacağını biliyor musun?Do you know how to juggle?
O patronuna yalakalık yapıyor.He arse-licks his boss.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
İki yıldır öğretmenlik yapıyorum.I've been a teacher for two years.
Bay Suzuki o öğleden sonra bir konuşma yapıyordu.Mr. Suzuki was giving a speech that afternoon.
Evin etrafında yapılması gereken bazı işler her zaman vardır.There are always some chores to be done around the house.
Onu dinleme. Sadece şaka yapıyor.Don't listen to him. He's just kidding.
Bu akşam ne yapıyoruz?What are we doing this evening?
Kitaplar kağıttan yapılırlar.Books are made out of paper.
Annem bana miso çorbasının nasıl yapılacağını öğretti.My mother taught me how to make miso soup.
Her şey temizce yapılmalı.Everything should be done neatly.
O iş çok çabuk yapıldı.That work was done very quickly.
Herkes onu yapıyor.Everyone is doing it.
Yapılacak ne var?What's there to do?
Tom çok iyi yapıyor.Tom is doing very well.
O çok yapışkan.It's very sticky.
O numara yapıyor.He's faking.
Yanlış bir şey yapıp yapmadığını bana söylersen iyi olur.You'd better tell me if you did something wrong.
Orada saklı hazineler olduğu dedikodusu yapılıyor.It is rumored there are treasures hidden there.
Hasar yapıldı.The damage was done.
Eğer boş zamanınız varsa, onu kullanın ve ev ödevinizi yapın.If you have any free time, use it and do your homework.
Tom meditasyon yapıyor.Tom is meditating.
Tom Mary'in önerisini yapılacaklar listesine not etti.Tom put Mary's suggestion down on his to-do list.
Şaka mı yapıyorsun?Are you joking?
O ne yapıyor olduğunu bilmiyor!He doesn't know what he's doing!
Lütfen postalamak için sana verdiğim mektuplara pul yapıştırmayı unutma.Please don't forget to put stamps on the letters that I gave you to mail.
Ünlü sanatçılara gazeteciler tarafından baskı yapılır.Famous artists are pressed by journalists.
Eğer bize katılmak isterseniz biz yedide kahvaltı yapıyoruz.We are breakfasting at seven, if you would like to join us.
Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.Mr. Tanaka makes a living by running a small stationery shop near the station.
Abs mutfakta yapılır.Abs are made in the kitchen.
Bu tablo 21. yüzyılda yapıldı.This painting was painted in the 21st century.
Yapılacak hiçbir şey yok.There's nothing to do.
Mary havaalanında elle arama yapıldı.Mary received a patdown search at the airport.
Binanın yapısı tehlikeli.The building's structure is compromised.
Ona aylık değil, günlük ödeme yapılıyor.She isn't paid monthly, but daily.
O deriden yapılmış.It's made of leather.
At şimdiye kadar insan tarafından yapılmış en asil fetihtir.The horse is the noblest conquest ever made by man.
Erkekler ne yapıyorlar?What are the men doing?
Tom ne yapıyor?What's Tom doing?
Dün gece televizyonda Tom'la röportaj yapıldı.Tom was interviewed on TV last night.
Şaka mı yapıyorsun yoksa ciddi misin?Are you joking or are you serious?
Bu fırça deve kılından yapılmış.This brush is made from camel hair.
Evlilik sevgiden yapılmış bir birliktir.Marriage is a unity made from love.
Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.One gypsy family with their caravan was encamped.
Tom burada ne yapıyor?What is Tom doing here?
Ne bizi insan yapıyor?What makes us human?
Bu sabah ne yapıyordun?What were you doing this morning?
Yılbaşı gecesi için ne yapıyorsun?What are you doing for New Year's Eve?
İki sıra yapın.Form two lines.
Yılbaşı için özel bir şey yapıyor musunuz?Are you doing anything special for New Year's Eve?