yapış ile cümle
yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı kodlamayan DNA dizileri kromozomlar için yapısal rol oynarlar.Nogle ikke-kodende DNA-sekvenser spiller en strukturel rolle i kromosomer.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.DNA's dobbeltstrengede struktur sørger for en simpel mekanisme til DNA-replikation.
Aristo’ya göre bu dört element birbirlerinin yapısına geçiş hakkına sahipti.Derudover mente Aristoteles, at hver af disse fire elementer havde hver sin naturlige bevægelse.
Diğer taraftan şehrin sanayi yapısı da gelişti.Samtidig havde hovedstaden vokseværk.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Romanens innovative struktur forvirrede kritikerne en smule.
Biyokimyada, izomeraz, izomerlerin yapısal olarak yeniden düzenlenmesini sağlayan bir enzimdir.I biokemi er en isomerase et enzym, der katalyserer den strukturelle omdannelse af isomerer.
Gana çok uluslu bir devlet yapısına sahiptir.De fleste lande har en nationalret.
Post-it®, 3M firması tarafından geliştirilen yapışkan kâğıttır.En Post-it er en label, der er fabrikeret af 3M.
Ancak aşağıda açıklandığı gibi Güneş'in belirgin bir iç yapısı bulunur.Solen har imidlertid en veldefineret indre struktur som beskrevet i det følgende.
Çok nadir durumlarda, ikizler yapışık ikiz olabilir.I ekstremt sjældne tilfælde kan enæggede tvillinger have forskelligt køn.
Yapısı itibarı ile sıkı dokulu ve çok sağlam bir yapısı vardır.Den er ret tungt bygget med god brystvidde og en meget kraftfuld bygning.
İşlevselcilik YapısalcılıkAktiv immunisering
Genel yapısı ormanlıktır.Skoven er produktionsskov.
Açık toplum yapısı sivil toplumun açık topluma geçişte itici güç olduğunu savunur.I et medborgerskabsorienteret samfund er der en åben dialog om samfundets udvikling.
Meclis kurulunun yapısına nihai onayı vermek zorundadır.Parlamentet giver den endelige accept af rådets sammensætning.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Tøndehvælvingerne inde i kirken sørger for en god akustik.
Bölgenin kendine özgü doğası ve kültürel yapısı, çok sayıda yerli ve yabancı turisti çekmektedir.Rügens specielle natur- og kulturlandskab tiltrækker mange turister.
Makedonya Cumhuriyeti çok kültürlü ve çok dinli bir toplum yapısına sahiptir.Libanon har en mangfoldig og levande kultur.
PSoC temelde çekirdek yapısı temeli itibarıyla 3 yapıya ayrılmaktadır.Men Saxo videregiver faktiske overleveringer mindst fra det tredje bind.
Bu dönemden kalan Katedral kentin en önemli tarihi yapısıdır.Kirken er den eneste tilbageværende bygning fra byens tidligste historie.
DNA ve RNA'nın yapısına girer.Nukleotider er byggestenene i DNA og RNA.
Oksitlenmiş nişasta ayrıca daha yapışkandır.Det pansrede dæk var også tykkere.
Ayrıca mahallenin kuzeyinde killi toprak yapısına da rastlamak mümkündür.Det er også muligt at købe færøsk kunsthåndværk i Nordens Hus.
Transformatör yapısı.Transformatortårn.
Yapısı bakımından kardeş gemi Carnival Triumph ile özdeştir.Krydstogtskibet Carnival Triumph.
Bir hayvanın iç yapısını bilmek için diseksiyon yapmak gerekir.Man må kende en tallerkens væsen.
Bu tankın sadece 37 mmlik topu , 30 mmlik zırhı ve yüksek bir yapısı vardı.Den havde kun en 37 mm kanon, pansringen var kun på 30 mm, og den havde en meget høj profil.
Köprünün özgün yapısı çöktükten sonra yeni bir köprü 1945 yılında inşa edilmiştir.Med den tiltagende bilisme var man nødt til at bygge en ny bro i 1930.
Kromozomlarda bulunan DNA, yapısal proteinlerle beraber kompleksler oluşturur.Inde i kromosomer holdes DNA i komplekser med strukturelle proteiner.
Türleri gözlerinin yapısıyla ayırt edilir.Deres øje er opbygget anderledes end menneskets.
İlçenin arazi yapısı çok engebelidir.Íslendingabók er et meget omfattende arbejde.
Yapısında %1-2 oranında protein, %98-99 lipid bulunur.Polystyrenen består af omkring 98-99 % luft.
Meryem'in aile yapısı konusunda İslam ve Hristiyan kaynakları arasında açıkça bir çelişki bulunmaktadır.Alligevel er der meget store forskelle på islams og kristendommens syn på Jesus.
Ancak A veri yapısı sadece 8 byte veri alabilmektedir.Begge versioner af systemet kan holde 8 missiler.
Arazi yapısı oldukça engebelidir.Strandvoldsstrukturen er meget tydelig.
Bilgisayar Kavramları: Yapısal ProgramlamaLink til byggesagens dokumenter: Kunstnerleksikon
Ayrıca keskin dişler ve yapışkan deri sayesinde zor yakalanır.Her blev det også påhængt tænder og klør.
Dolayısı ile wordpress'in alt yapısında kullanıcıya sunulan binlerce ücretsiz wordpress teması bulunur.Det er lavet til små og mellemstore online butikker, som bruger WordPress.
SGML'nin yapısının pratik kullanımda nasıl olduğu görmek için XML tanımına bakabilirsiniz.På denne måde opfattes XML skemaet som en form for skabelon for hvorledes en speciel type XML skal opbygges.
Ayrıca vadinin zengin bir flora yapısı mevcuttur.Der er også en rig flora af bregner.
Bu nedenle arazi yapısı engebelidir.Markedsligevægten er altså efficient.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.Virkelighedens niveauer.
"Millet Mekteplerinin Yapısı ve Çalışmaları'"."Broarbejdernes projektering og udførelse").
En erken tarih D Yapısı'ndan gelmektedir.Interessant er det også, at det ældste Dannevirke stammer fra o.
Halk Hikayelerinin Motif Yapısı, s.66, Akçağ Yayınları. ^ a b Necatigil, Behçet.Udvalgte digte fra: Poetens hoved, Min hånd 66, Show, og Turbo.
Ayrıca toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirirler.Det er nemlig os, der holder jorden fri for plantevækst.
Versiyon 1'in yapısı RFC 1422'de verilmiştir.Den præcise beskrivelse af HTTP version 1.1 er beskrevet i RFC 2616.
Yapısal olmayan programlama aynı zamanda “spagetti kod” teriminin temelini oluşturmaktadır.Også i objektorienteret programmering kan man nemlig lave spaghetti-kode.
Epitel hücreleri Bowman zarına sıkıca yapışmıştır, korneaya yapısal destek sağlar.Solide færdigheder indenfor grappling gør ham komfortabel på ryggen i gulvkamp.
Fakat her toplum kendi kültürel yapısını korur.Alle kulturer har sine egne myter.
Romalıların başarısı imparatorluğun yaygın yapısına ve örgütlenmesine bağlıydı.Men romernes suksess var avhengig av omfattende organisering og struktur i imperiet.
Shalom Meir Kulesi de bunlardan biri olup, 1999 yılına kadar ülkenin en yüksek yapısı olarak kaldı.Shalom Meir-tårnet var Israels høyeste bygning fram til 1999.
Aşağıdaki tablo sistemin mevcut yapısını gösterir.Tabellen under viser ligasystemets nåværende struktur.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Neptuns indre struktur minner om Uranus sin.
İmparatorluğun erken dönemlerinde cumhuriyetçi devlet yapısı görünüşte korundu.I tidlig keisertid ble den republikanske styreformen tilsynelatende opprettholdt.
Günümüzdeki Güneş'in fotosferinin yapısı %74,9 oranında hidrojen ve %23.8 oranında helyumdan oluşmaktadır.Sammensetningen i fotosfæren til dagens sol, per masse, er 74,9 % hydrogen og 23,8 % helium.
Açık toplum yapısı sivil toplumun açık topluma geçişte itici güç olduğunu savunur.En kritisk offentlig debatt er derfor bærebjelken i et åpent samfunn.
Yapısal Flash Lite 3.1. desteği.Flash Lite 1.1 støtter Flash 4 ActionScript.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan har 6 852 øyer.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Karbon er grunnleggende i alt organisk materiale.