yapış ile cümle
yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sinirin yapısına lomber ve sakral pleksus (L4, L5 ve S1, S2, S3 kökleri)'tan köken alır.Kyseistä lihasta hermottaa nervus plexus sacralis (L5, S1, S2).
Vücut magnezyumunun yaklaşık % 60’ı kemik ve dişlerin yapısında yer alır.60 prosenttia elimistön magnesiumista on luustossa.
Güneyde doğu arazi yapısı dalgalı bir görüntü almaktadır.Maalauksen eteläreunalla on selkeä ihmiskuvio.
Çamur onun ayakkabılarına yapıştı.Kura tarttui hänen kenkiinsä.
Bu yapıştırıcı plastiğe yapışmaz.Tämä liima ei tartu muoviin.
Hinokitiol yapısal olarak izopropil ornatıkından yoksun tropolon ile ilişkilidir.Hitokitioli on rakenteeltaan sukua tropolonille, mistä uupuu isopropyylisubstituentti.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Τα Άρθρα 2-10 καθόριζαν την δομή των ανωτάτων αρχών της Ένωσης.
Çin'in ekonomik önemi arttıkça ekonominin yapısı ve sağlığına da dikkat çekiliyor.Καθώς η οικονομική σημασία της Κίνας έχει αυξηθεί, δίνεται προσοχή στη δομή και την υγεία της οικονομίας.
Şarkı yapısı uygun bir koro içermiyor.Η δομή του τραγουδιού δεν περιλαμβάνει ένα σωστό χορό.
EMF komuta yapısı, daimi olmayan bir görev kuvveti karakterindedir.Η δομή της διοίκησης της EMF αντικατοπτρίζει το μη μόνιμο χαρακτήρα της δύναμης.
Çok nadir durumlarda, ikizler yapışık ikiz olabilir.Σε πολύ σπάνιες περιπτώσεις, τα δίδυμα γίνονται σιαμαία.
Şifreleme her dosya ve her 7z dizin yapısı için kullanılabilir.Η κρυπτογράφηση μπορεί να ενεργοποιηθεί και για τα δύο αρχεία και για τη δομή καταλόγου 7z.
AF Wells, ' Yapısal İnorganik Kimya , 5. basım, Oxford University Press, Oxford, İngiltere, 1984.AF Wells, « Διαρθρωτικές Ανόργανη Χημεία , 5η έκδ.., Oxford University Press, Οξφόρδη, UK, 1984.
On iki çan ile güzel kafes yapısı uzaktan görülebilir.Η όμορφη δομή πέργκολας με δώδεκα καμπάνες φαίνεται από μακριά.
Aşağıdaki tablo sistemin mevcut yapısını gösterir.Ο παρακάτω πίνακας δείχνει την τρέχουσα δομή του συστήματος.
Her bir görev için ihtiyaç duyulacak kuvvet yapısı ve organizasyon üye ülkelerin ortak kararı ile belirlenir.Για κάθε έργο, η απαιτούμενη δύναμη και η οργάνωση, συμφωνείται από κοινού από τα συμμετέχοντα κράτη.
1936'da tiyamin molekülünün yapısını saptadı, ancak bu molekülü ilk kez izole eden kişi değildi.Το 1936 προσδιόρισε τη μοριακή δομή της θειαμίνης, αν και δεν ήταν ο πρώτος που την απομόνωσε.
Kilisenin yapısı ve teolojik konular nesiller boyu süren ateşli bir tartışma konusunu oluşturdu.Η δομή και η θεολογία της εκκλησίας ήταν ζήτημα άγριας διαμάχης επί γενεές.
Nitelendirme malzeme bilimcilerin malzemenin yapısını inceledikleri yoldur.Ο χαρακτηρισμός είναι η μεθοδολογία με την οποία οι επιστήμονες των υλικών μελετούν την δομή ενός υλικού.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.Το DSL υποστηρίζει μόνο την αρχιτεκτονική x86.
Diğer durumlarda ise bu kabuk yapısını S0 galaksinin dış diski ifade edebilir.Σε άλλες περιπτώσεις, όμως, η δομή μπορεί να είναι ο εξώτερος δίσκος ενός φακοειδή γαλαξία.
Bu nüfus yapısı tek tipte değildir.Το φυτό αυτό όμως δεν είναι ο μόνος ξενιστής.
İo, 400 aktif yanardağı ve jeolojik yapısı ile Güneş Sistemin en aktif nesnesidir.Με πάνω από 400 ενεργά ηφαίστεια, η Ιώ είναι το πιο δραστήριο γεωλογικώς αντικείμενο στο Ηλιακό Σύστημα.
Eğitim alt yapısı oldukça gelişmiştir.Η παιδεία είναι πολύ αναπτυγμένη.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.Η διοικητική ιεραρχία του στρατού υπέστη διάφορες αλλαγές κατά τη διάρκεια της ρωμαϊκής ιστορίας.
Yapısında en dikkate değer özellik, İspanya'da benzersiz olan dairesel şeklidir.Το πιο αξιοπρόσεκτο χαρακτηριστικό της κατασκευής είναι το κυκλικό σχήμα του, μοναδικό στην Ισπανία.
Ampullae yapışıcı podiaya bağlanır.Ενώνει το Φανάρι με το Πέραν.
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Η διάρθρωσή του ορίζεται στο πρότυπο ISO 6166.
Bu sefer gelecek fazlasıyla düşünülerek oluşturulmuş bir adres yapısıdır.Αυτό το πλέγμα έγινε μια καλά μελετημένη δομή.
Polipeptit yapısında bir hormondur.Ωριμότητας πολύκλωνης.
1989'da, Yeni Zelanda'da yerel yönetimlerin yapısı önemli ölçüde yeniden organize edildi.Το 1989 η κεντρική κυβέρνηση αναδόμησε όλες τις τοπικές διοικήσεις στη Νέα Ζηλανδία.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Η καινοτόμος δομή του προβλημάτισε κάπως τους κριτικούς.
Tüm canlıların yapısında bulunur.Σχεδιάσαμε όλα τα πλάσματα.
Yapraklar ilk yıllarda yapışkandır.Το βάδισμα επιτρέπεται από τις πρώτες ημέρες.
C Yapısı'nın diğerlerinden farklı bir ek yapısı vardır.Στο κέλυφος C υλοποιείται με διαφορετικό τρόπο.
Daha sonra çeşme yapısı vaftizhaneye dönüştürülmüştür.Αργότερα το Οκτάγωνο μετατράπηκε σε χριστιανικό ναό.
Kromozomal veya yapısal Kromozom anomalileri Tek bir kromozomun yapısında oluşan kalıtımsal değişimlerdir.Οι δομικές χρωμοσωμικές ανωμαλίες είναι αλλαγές στη δομή ενός ή περισσότερων χρωμοσωμάτων.
Düz bir arazi yapısına sahiptir.Έχει σχήμα ορθογώνιου κτίσματος.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi.Ο παλαιότερος ναός στο χωριό είναι ο ναός του Αγίου Αθανασίου.
Hayvan kürkleri ve insan giyisilerine yapışarak taşınırlar.Εκεί επεξεργάζονταν το δέρμα από τα ζώα και το έκαναν ρούχα.
Alt yapısında gitar ve piyano vardır.Στα όργανα συμπεριλαμβάνονται πιάνο και κιθάρα.
Bu amaçla kullanılan birçok veri yapısı vardır.Υπάρχουν αρκετές ομάδες φαρμάκων που χρησιμοποιούνται για αυτό το σκοπό.
Bazı türlerde yumurtalar kayaların altına yapışır.Σε άλλα είδη τα αυγά τοποθετούνται μέσα στις στοές.
İnsan yapısına ve utangaç bir karaktere sahiptir.Το χιούμορ του έχει μία συγκεκριμένη και χαρακτηριστική δομή.
Aynı zamanda Japoncanın dilsel ve hecesel yapısının da bir etkisi olabilir.Παράλληλα ενδέχεται η χρήση της γλώσσας και των χειλιών του δωρητή.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Από τότε οι ρόλοι του σημείωσαν όλο και μεγαλύτερη επιτυχία.
Fakat günümüzde pek çok farklı seramik malzeme endüstriyel ve yapısal ürün uygulamalarında kullanılmaktadır.Πολλά από αυτά παράγονται ακόμη και σήμερα, είτε από βιομηχανίες είτε από οικοτέχνες.
İç içe geçen yenilikçi yapısı karışık tepkiler almıştır.Τέλος, ο νέος σχεδιασμός της Radical Entertainment, συναντήθηκε με ανάμικτες αντιδράσεις.
Caminin yapısı basittir.Η δομή του συγκροτήματος είναι απλή.
Yapısında "Jug"/"Jуг" ve "Slavija"/"Славија" sözleri vardır.Το όνομα δημιουργήθηκε από το συνδυασμό των σλαβικών λέξεων «γιουγκ» (νότος) και «σλαβένι» (σλάβοι).
İmparatorlukHetaireia'nın kökeni, rolü ve yapısı açık değildir.Οι διαστάσεις, το σχήμα και η θέση της λίμνης δεν είναι σταθερά.
Ağda, istenmeyen tüylerden arınmak için kullanılan yapışkan çeşitli maddelerdir.Τα Ζιζανιοκτόνα είναι χημικές ουσίες που χρησιμοποιούνται για τον έλεγχο των ανεπιθύμητων φυτών.
Yapısı nedeniyle Kuş Yuvası adıyla anılır.Η ονοματοδοσία οφείλεται στους κοντούς ταρσούς του πτηνού.
Enzimlerin etkinliği onların üç boyutlu yapısı tarafından belirlenir.Enzymers aktivitet bestemmes af deres tredimensionelle struktur.
Yapısal olarak aralarında aşağı düşmüş bir blok olan iki normal faydan oluşmuşlardır.Strukturelt består de af to almindelige forkastninger med en nedfaldet blok imellem.
Protein yapısının dört düzeyi vardır.Proteiners opbygning beskrives på fire niveauer.
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.Kendskab til enzymets struktur er hjælpsom når kinetiske data skal fortolkes.
Güney Kore'nin hükümet yapısı Güney Kore Anayasası tarafından belirlenir.Den sydkoreanske regerings struktur er bestemt af Republikken Koreas forfatning.
1936'da tiyamin molekülünün yapısını saptadı, ancak bu molekülü ilk kez izole eden kişi değildi.I 1936 bestemte han den molekylære struktur af thiamin, selv om han ikke var den første der isolerede det.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.DNA bruges således som et strukturelt materiale snarere end som en bærer af biologisk information.