yapış ile cümle

yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Este centrul ceremonial al puterii imperiale, și cea mai mare structură din lemn păstrată din China.
Yapılan dönüşümler yapısaldı ve bunlardan en görünür olan reformlar eğitim işlemi ile ilgili olanlardı.Transformările produse au fost structurale,cele mai vizibile fiind legate de reformarea procesului didactic.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Structura bisericii este destinată unei acustici bune.
Savaş zamanında inşaat başladığında, yeni şehrin ilk yapısı bir kale idi.De vreme ce ridicarea orașului a început în timp de război, prima construcție a fost o fortificație.
Dağlar ülkenin yüzey yapısının %70'ini oluşturmaktadır.Zona de dealuri reprezinta 70% din suprafata satului.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Al Doilea Război Mondial a modificat alinierea politică și structura socială a lumii.
Bu bileşiğin kristal yapısı ancak 2007 yılında belirlenmiştir.Structura sa cristalină a fost determinată abia în 2007.
Suşi için kullanımdan önce oda sıcaklığında bekletilerek soğuması gereklidir; sıcak hali yapışkandır.Este răcit la temperatura camerei înainte de a fi folosit la prepararea sushi-ului.
Çok ilginç bir kelime yapısı vardır.Ce frază interesantă nu-i așa?
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.El a lăsat cel puțin 6.000 de acuarele le plantelor sale.
Meclis kurulunun yapısına nihai onayı vermek zorundadır.Adunarea Poporului trebuie să își dea votul final asupra compoziției Consiliului.
Bu şartlarda, maddenin yapısı Pauli dışlama prensibiyle desteklenir.Această cerință impusă fermionilor rezultă din principiul de excluziune al lui Pauli.
En çok bilinen en basit buckyball molekülü, futbol topu benzeri yapısıyla C60 buckminsterfullerenedir.Cel mai simplu exemplu este fulerena C60, cu formă de minge de fotbal).
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.De pe spicul de secară ei cad pe pământ.
Taştan bir yapısı vardır.Edificiul are o temelie de piatră.
Boğaz kapsamında 4 yapısal havza ve 4 vadi bulunur.Peste apa văii Hășdate există 4 punți.
Bu sayede polinatörün gövdesine yapışan polliniumu başka bir çiçeğin stigmasına taşır.Polenul este transport de insectă pe stigmatul altei flori.
Kozmoloji, Evren'in yapısını, tarihini ve geleceğini inceler.Cosmologia este studiul istoriei universului, mai ales originilor și destinului său.
Oyun, Lego Star Wars'a yapısal olarak çok benzemektedir.Acesta face parte din seria Lego Star Wars.
Genelde kıraç bir arazi yapısına sahiptir.Acestea au, de obicei, o piață mai mare de desfacere.
Jaguar parsa çok benzer ama daha kısa ve kalın yapısı vardır.Sudanul savană este similar, dar cu ierburi mai scurte și copaci mai scurți.
Kâbe'nin geniş duvar yapısı yaklaşık bir küp biçimindedir.Puterea calorifică a păcurii este de circa.
Arazi yapısı dağlık ve tepelik olup, güney kuzey istikametinde uzanan vadilerden oluşmaktadır.Relieful este format din munte, deal, terase și lunci ce se desfășoară în trepte de la nord la sud.
Lewis yapısı, iyonik bileşiklerin oluşumu Elektron Nokta formülü ile gösterilebilir.Din configurația electronică putem afla ce ioni formează elementul.
Vücut yapısı güçlüdür.Fizica corpului solid.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Structura națională a populației este diversă.
İç mekân yapısı da oldukça basitti.Piesa de artilerie era prin urmare mult mai simplu de construit.
Ama onun döneminde yapısal reforma gidilmedi.Domnia nu a fost lipsită de reforme constructive.
Aspartik asit (Asp, D) proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Acidul aspartic (abreviat Asp sau D), este unul din cei 20 aminoacizi proteinogeni.
İşlevselcilik YapısalcılıkFuncție de transfer
Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”M-au întrebat atunci: «Clădirea fostei prefecturi vă convine?»
Glikoprotein yapısındadır.Este o glicoproteină dimeră.
Başka bir deyimle, N yapısı E'nin bir modelidir.Obișnuim să spunem în aceste condiții că C-D reprezintă o componentă a procesului inovativ.
Mensiyus'un öğretisinin temeli, insan yapısının doğuştan iyiliğidir.Toate ideile lui Curtis au servit beneficiului omenirii.
Etli dil, alt damağa yapışıktır.Limba ei este ușor despicată la vârf.
Genel olarak dağlık bir yapısı vardır.În comună există o casă memorială.
Futbola Volgar Astrahan takımının alt yapısında başladı.Rinat Dasaev a început să joace fotbal la formația locală Volgar Astrahan.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Cele trei procese sunt iterative și fiecare prevede inputuri pentru celălalt.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Ca formă, ea seamănă cu Biserica Mirăuți din Suceava.
L-İzolösin tıbkı L-Lösin2 olduğu gibi birçok hayvansal ve bitkisel besinin yapısında bulunmaktadır.LHCb – La Big Bang au fost create cantități egale de materie și antimaterie.
Bu nedenle çok yönlü bir yapısı var."De aceea am un gard mare!".
Hücre çeperinin yapısına katılır.Face parte din celule conductometrice.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Prezența lui velarizează articularea lui .
2004 nüfus sayımı itibariyle şehrin etnik yapısı aşağıdaki gibidir:[1]Structura etnică a orașului conform recensământului populației din 2004[5]:
Hinokitiol yapısal olarak izopropil ornatıkından yoksun tropolon ile ilişkilidir.Hinokitiol-ul este înrudit structural cu tropolona, care nu are substituent izopropilic.
314 metre yüksekliği ile Estonya'nın en yüksek yapısıdır.314 m-es magasságával Észtország legmagasabb építménye.
Tüm canlıların yapısında bulunur.Jelen van minden élőlény szívében.
Pişirilirken birbirlerine yapışmamalarına özen gösterilir.Az asztalnál úgy tesznek, mintha nem ismernék egymást.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.A Neptunusz belső felépítése hasonló az Uránuszéhoz.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi.Az ősi Szmirna legfontosabb szentélye az Athéni Templom volt.
Elektronik cihazların yapısında yer alırlar.Helyükre elektronikai berendezések kerültek.
ReactOS, 1996'da Windows 95 yapısını amaçlayarak FreeWin95 adıyla geliştirilmeye başlanmıştır.1996 körül, nyílt forráskódú fejlesztők egy csoportja elindított egy projektet FreeWin95 névvel.
Vizigot ordusunun askeri yapısı çok örgütlüdür.A janicsár hadtest szervezeti felépítése igen bonyolult.
Loftus-Cheek sekiz yaşında Chelsea'nin alt yapısına katıldı.Lotfus-Cheek már nyolcéves kora óta a Chelsea FC játékosa.
Yapısı çok basittir.Felépítése igen egyszerű.
İşlevselcilik YapısalcılıkHaszonbérlet Lakásbérleti szerződés
Fakat diğer ağların yapısı hakkında bilgi sahibi değildir.Más művéről nincs is tudomásunk.
KML GML ile aynı yapısal bazı dilbilgisi kurallarını paylaşıyor.A KML sok vonatkozásban osztozik a GML felépítésével.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Az épület kiváló akusztikával büszkélkedik.
Bölgenin doğal yapısına telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir.A fogyasztás bolygónkra gyakorolt visszafordíthatatlan hatásaira.

İlgili Sayfalar