yapış ile cümle

yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Metamfetamin" terimi bu yeni karışımın kimyasal yapısından türedi:methyl alpha-methylphenethylamine.Jeho triviální název je odvozen od jednoho z možných chemických názvů: alfa-methylfenethylamin.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.V současné době funguje téměř výhradně na architektuře x86.
1962 yılında Dr.Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülüne layık bulundular.V roce 1962 byla udělena Nobelova cena za objev molekulové struktury DNA trojicí M.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Každý z článků je navíc usazen na vlastním krajním podvozku, přičemž všechny tři jsou hnací.
Ana madde: Bohr modeli Niels Bohr, atom yapısını ilk belirleyen (1913'te) Danimarkalı fizikçidir.Bohrův model atomu je model atomu, který vytvořil v roce 1913 dánský fyzik Niels Bohr.
Veri/komut yapısının boyutu, verilerin olduğu alanın boyutuna bağımlı olarak değişir.Datové/příkazové rámce mají proměnlivou délku v závislosti na velikosti informačního pole.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Díky krátkým a podsaditým končetinám je jaguár zdatný ve šplhání, plazení a plavání.
Bilgisayar Kavramları: Yapısal ProgramlamaPortály: Literatura | Umění
Burada teker teker çıkarılıp sentetik reçine (Entellan) ile yapıştırılıp kurumaya bırakılır.Je vzadu vyhloubená a zdobí ji nepůvodní (barokní) polychromie a zlacení.
Ferro Carril Oeste'nin alt yapısında futbola başladı.Svou fotbalovou kariéru začal ve Ferro Carril Oeste.
Kırmızı-siyah ağaç bilgisayar biliminde bir çeşit kendini-dengeleyen ikili arama ağacı veri yapısıdır.Červeno-černý strom (též anglicky Red-black tree) je binární vyhledávací strom.
Vâroluşun temel nedenini ve kişisel varlığın düzen yapısını oluşturur.O původu Jednoty bratrské a řádu v ní.
Bayburt'un engebeli arazisinin jeolojik yapısı oldukça karışıktır.Dřevěná sedadla bayreuthského divadla jsou pověstně nepohodlná.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Zasvěcení je pravděpodobně stejné jako kostelu.
Doğrusal bir veri yapısıdır.Výsledkem je model reálné sítě.
Novi Sad ile beraber genişletilmiş Novi Sad Şehri belediye yapısını oluşturur.Spolu s ODS utvořilo městskou koalici.
Artık Fransa'nın etkisindeydiler ve bunda dolayı devletin yapısı değişti.Aktuálně se zdá, že jeho ústup se zastavil, jak se změnilo využívání krajiny pro zemědělské účely.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Etnická struktura obyvatel byla různorodá.
Saruman, bunu kullanışlı bulduğu zamanlarda Entlerin düşünce yapısını anlama yeteneğine açıkça sahiptir.Zvykl si na to, že Serena velmi často ví co si myslí. ...
Demirin kristal kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenmiştir.Atomium je model základní buňky krystalové mřížky železa zvětšený 165 miliardkrát.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Tato rostlina není příliš náročná na půdu.
Bu madde önce Peter'a yapışır ve Spider-Man'e özel bir takım güçler verir.Důvodem je fakt, že Peter jako jediný dokázal pořídit kvalitní snímek Spider-Mana.
Vücut yapısı güçlüdür.Trup je silný.
Başlangıçta Anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler.Od začátku se jednalo o nepopulární svazek.
Coğrafi yapısı ise ova şeklindedir.Tvar křivky zůstane stejný.
İletişim yapısı bu modelde de tek yönlüdür.Z tohoto hlediska je model i komunikačním prostředkem.
Hâlbuki, Osmanlı Devleti kurulduğu ilk günden itibaren Sünni bir devlet yapısına sahipti.Od počátku jejího vzniku vlastnil společnost stát.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Chemickým složením se Uran podobá Neptunu.
Nefron, böbreğin en küçük yapısal birimi.Nano - nejmenší schránka.
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Formát mezinárodního telefonního čísla definuje standard E.164.
Beyinsapı, beynin alt kısmıdır ve yapısal olarak medulla spinalis olarak devam eder.Mozkový kmen (latinsky truncus cerebri) je částí mozku a navazuje na páteřní míchu (medulla spinalis).
İlik dikişler, yapısal olarak zikzak dikiş (civankaşı dikişi) ile benzerdir.Anhingovití (Anhingidae) je čeleď veslonohých ptáků podobných (a snad i příbuzných) kormoránům.
Histidin (His, H) doğada yaygın 22 aminoasitten biridir ve proteinlerin yapısında bulunur.Histidin (zkratky His nebo H) je jedna z nejběžnějších přírodních aminokyselin přítomných v proteinech.
Güçlü fizik yapısından dolayı taraftar kendisine "Gladyatör" lakabını uygun gördü.Pro svůj mohutný vzhled je znám jako "gladiátor mezi psy".
Wankel motorunun normal bir motordan çok daha basit bir yapısı vardır.Golfový kočárek má o hodně lehčí konstrukci než klasický model.
12 ile 17 arasındaki kurallar oyunun yapısıyla ilgilidir.Období mezi 6 a 12 týdny věku je totiž postatné pro rozvoj sociálního chování.
Akraba bağları kuvvetli bir toplum yapısına sahiptirler.Obyvatelé ostrova vytvářejí pevnou komunitu.
Çabuk sinirlenen bir yapısı vardır.Pravděpodobně se projevil přehnaný spěch při stavbě.
İnce fakat kaslı bir vücut yapısı vardır.Má protáhlé a štíhlé tělo.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na hlavě vyrůstají dva rohy.
Arazi yapısı ise tarıma elverişli olmayıp çok engebelidir.Druh je společenský a nepříliš teritoriální.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.Někteří kritikové byli hudbou filmu zklamaní.
Bacak yapısı hızlı bir koşucu olduğu görüşünü ortaya koymaktadır.Dlouhé nohy umožňují rychlý běh.
Dağlık bir arazi yapısı görülür.Plánuje se stavba hospodářské zóny.
Bu modeller, yapısal olarak bilgisayarlara en yakın olanlarıdır.Tento typ útoku je nejvíce efektivní tam, kde si počítače navzájem příliš důvěřují.
Glikozilasyon hücrelerin birbirine yapışmasında da rol oynar.V obou případech se účastní trávení celulózy.
"Çakırı" da köy halkının yapısından dolayı almıştır.Přízvysko "Zlatá" získala díky blahobytu, kterým vesnice oplývala.
19. yüzyılda eyalet yapısı değişmeye başladı.Během 19. století se složení obyvatel začalo měnit.
Avrupa Birliği nüfus yapısı hayli nüfuslanmış,kültürel farklılığı olan 27 üye devleti gösterir.Demografie Evropské unie představuje vysoce zalidněnou a kulturně rozmanitou unii 28 členských států.
Köyün Kültürel yapısı köklerini korumaktadır.Kapitola Modifikované rostliny chrání své sousedy.
Bu kuram çerçevesinde toplumun yapısı ve işlevleri dikkate alınır.Tyto procesy pak mají vliv na fungování a produktivitu celé společnosti.
1980'li yıllarda yazılım mühendisliğindeki genel eğilim yapısal programlamaya yönelikti.V osmdesátých letech vzrostl zájem o objektově orientované programování.
Köklü yapısal reformlardan yanadır.Politické myšlení reformace.
Çorum ilinde çeşitlenmiş tarım yapısı olup ürün yelpazesi geniş üretim miktarları fazladır.I přes rozvinutou dílenskou výrobu a dělbu práce patřily žernovy mezi poměrně cenné výrobky.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Articlolele 2-10 determinau structura autorităților supreme ale uniunii.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Ultimele rămășițe ale structurilor de comandă ale fostei armate sovietice au fost dizolvate în iunie 1993.
Tatoeba'nın temel veri yapısı bir dizi düğüm ve bağlantılardan oluşur.Structura fundamentala a datelor Tatoeba este o serie de noduri și legături.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.Lituania a pierdut și masivele investiții pe care le făcuse în infrastructura portului.
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.Într-un mediu cu temperaturi scăzute, totuși, structura proteinei este stabilă și funcțiile sale sunt normale.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Structura internă a lui Neptun este similară cu cea a lui Uranus.

İlgili Sayfalar