yapış ile cümle
yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm canlıların yapısında bulunur.Первонароджений всякої тварі.
Bölüm, "Önce ve Şimdi" yapısına sahiptir.Життя за принципом існування «тут і зараз».
Heksetidin, mukoza zarında çok iyi yapışır ve pratik olarak emilmez.Скульптура надзвичайно добре збережена і практично не має ушкоджень.
Dolayısıyla bir betik dili yapısına da sahiptir.Необхідно пам'ятати, що існує також нижньонімецька мова.
Sentinel Prime: Sorun çıkartan bir yapısı vardır.P. Коннеллі, Про один підхід до проблеми незгинності.
Çekiç kemiği zara yapışıktır.Види сполучення кісток.
2009'da Kartalspor alt yapısından A takıma yükselmiştir.2009 — на місці старої каплички збудували нову.
Landau teorisi sıvı helyumun süperakışkan bileşiğinin mikroskobik yapısı üzerinde ayrıntılı şekilde durmaz.Теорія Ландау не розробляла детально мікроскопічної структури надплинної компоненти рідкого гелію.
Bu yapışkan pirinçten yapılan gerçek mochiden farklıdır.Відрізняється від справжнього мочі, зробленого з клейкого рису.
Morötesi ışınım ise, DNA yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur.Пошкодження радіацією ДНК викликає мутації.
Genel yapısı yandaki resimde gösterildiği gibidir.Виділена територія показана у збільшеному вигляді на наступному знімку.
Aracın yapısının büyük olmasında ötürü araç kolaylıkla tespit edilip vurulabiliyordu.Завдяки своєрідному дизайну, автомобіль легко впізнати.
İnsan yapısına ve utangaç bir karaktere sahiptir.Обличчя має вираз і форму дорослої людини.
Kosova vilayeti : İpek Sancağı'nın idari ve sosyal yapısı (XIX. yüzyıl).Релігійне життя, народне будівництво та побут седлищан (XIX ст.).
Genelde alt kısmına altın varak yapıştırılarak kullanılır.Зазвичай для цього використовують нижнє листя.
Caminin yapısı basittir.Конструкція баштового млина проста.
Holden Spencer'a bavulunun üzerindeki Pentey yapıştırmalarını özleyeceğini söyler.Редактор: — Давайте не будемо забувати, що шейх привозить з собою валізу грошей.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Вуглець є основою всіх органічних речовин.
Vücuttaki küçük ve büyük farklılıkların kombinasyonu yapısal olarak sergilenir.Обсмажування великої й дрібної фракції ядра бажано робити окремо.
Bayağı foktan (Phoca vitulina) çok daha cüsseli yapısıyla ayrılır.Передня частина (голова) доволі широка з великою присоскою.
Şifreleme her dosya ve her 7z dizin yapısı için kullanılabilir.Можливість створення саморозпакувальних архівів для формату 7z.
Örneğin, "Bohemian Rhapsody" nin çevrimsiz bir yapısı vardır ve yaklaşık 60 akor içerir.Наприклад, «Богемна Рапсодія» ациклічна за структурою і містить десятки акордів.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.У главах 3–9 2-го розділу визначалася система органів влади СРСР.
İki boyutlu bir kişilik yapısı modeli geliştirdi.У власному розвитку іпотека пройшла пару стадій.
Yapıştırıcıya ihtiyacım var.Мені потрібен клей.
Yapısal bilgilerСтруктура
Tahkimatın yapısıОпис укріплення
2010 nüfus sayımının sonuçlarına göre Yakutistan'ın (Saha Cumhuriyeti) etnik yapısı[1]Національний склад Саха-Якутії за результатами перепису 2010 р.[1]
NateNet evrişim ağının yapısı 6 evrişi katmanı içerir.Структура згорткової мережі NateNet містить 6 згорткових шарів.
Çeşitli organik bileşiklerin (kâfuru ve terpenler gibi) yapısı üstüne çalışmalarıyla tanındı.Mezi nimi byla zjištěna řada vzácných a ojediněle se vyskytujících druhů.
Sabit S-boxes kullanan CAST-128 yapısına benzer.Strukturou podobné CAST-128, která používá fixní S-boxy.
Topoloji görsel bir şekil ya da bir ağın yapısı olarak düşünülebilir.Topologii lze zvažovat jako určitý tvar či strukturu dané sítě.
Bu çoğunlukla onların kompleks yapısından kaynaklanmaktadır.Je to dáno jejich složitou konstrukcí.
Pul yapıştırılarak kullanılmak üzere hazırlanan aerogramlara 'formüler aerogram' denir.K malování používá tzv. airbrush.
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.Jejich spiny se pak kompenzují a chovají se jako bosony.
Landsberg, Rayleigh saçılımının ince yapısını keşfetti.Landsberg objevil jemné struktury v Rayleighově rozptylu.
1647 ile 1874 arasında 142 m ile Dünya'nın en yüksek yapısıydı.Se svými 142 metry byla mezi lety 1625 a 1847 nejvyšší budovou na světě.
Loftus-Cheek sekiz yaşında Chelsea'nin alt yapısına katıldı.Loftus-Cheek hrál od osmi let v mládežnických týmech klubu Chelsea FC.
Yeni bir organizasyon yapısı oluşturur.Vzniká nová koncepce organizací.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Zbytky přežívající sovětské moci pak definitivně odstranily říjnové události roku 1993.
Sonuç olarak, bölgedeki toprak yapısı tamamen değişmiştir.Vinou výstavby metra se celá oblast zcela změnila.
Yaklaşık 18-19 tonluk ağırlığıyla yapısal olarak Salyut 3'e benziyordu.Saljut 3 měl celkovou váhu v rozmezí 18 - 19 tun.
Yapısı çok basittir.Konstrukce je velmi jednoduchá.
Bu esnada yapısal ayrıntının kalitesi ön planda bulunmaktadır.Přitom stojí v popředí kvalita konstrukčního detailu.
İlçe topraklarının engebeli yapısı hayvancılıkta yol alınmasına neden olmuştur.Zpočátku měl velmi mírumilovné poslání, udržovat dobytek na určeném místě.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Od této doby se jídlo z vědeckého hlediska začalo zajímat více lidí.
Üretici dilbilgisi kuramına göre dil, insan aklının yapısıdır.Jazykový instinkt: Jak mysl vytváří jazyk.
Ancak kimyasal yapısı farklı.Mají různou chemickou stavbu.
Eskimeyle oluşan bu değişiklikleri ürünün yapısındaki gözle görülebilen değişiklerle de gözlenebilir.To je přesný opak toho, co by bylo možné očekávat při klimatických změnách.
Sloan Seddi veya Büyük Duvar, 2010 yılında tanımlanmıştır ve evrenin bilinen en büyük kozmik yapısıdır.Sloanova velká zeď byla do roku 2013 největší objevenou strukturou ve vesmíru.
Coğrafi yapısı genellikle engebesizdir.Autorství děl je většinou nejisté.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.Sociální konstrukce reality.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Zároveň se pronikavě začala měnit tvář města.
Vakum etkisiyle yüzeye yapışıp vücudu çekerek hareket sağlar.Nutno rozlišovat pohyb bodu a pohyb tělesa.
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Jeho nejznámější rolí byl Norman Bates z filmu Psycho.
1960'lı yıllarda galaksilerin spiral yapısının oluşumu üzerine çalışmaya başladı.Od roku 1970 pracoval na pochopení dynamiky galaxií.
Payın serbest devredilebilirliği anonim şirket için yapısal bir unsurdur.Držitel akcie je pro emitenta anonymní.
Her volkanın farklı bir geçmişi, dolayısıyla da farklı bir yapısı oluşmaktadır.Každý typ erupce vytváří jiný tvar sopky.
2- Yapışık kal.Vojtěch II.
Arazi yapısında neredeyse hiç düz alan yoktur.V objektu se nevyskytuje téměř žádný pravý úhel.