yapış ile cümle
yapış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İlkel medeniyetlerin sosyal yapısına ilişkin temel kavramları tarif eden bir çerçeve çizdi.Uważał, że to stosunki pokrewieństwa determinowały strukturę społeczną ludów pierwotnych.
Roketler de bu yapısal dezavantajların hiçbiri yoktur.Starsze niszczyciele rakietowe nie posiadały wszystkich tych elementów.
Çok güçlü bir beden yapısına sahiptirler.Charakteryzują się silną budową ciała.
Üretim esnasında 3 ile 5 kata kadar çekimle iplik yapısına eklenebilir.Dzięki doświetlaniu można zwiększyć tempo wzrostu rośliny nawet 3 do 5 razy.
Rıhtımların yapısal ve iktisadî ilerlemesi birkaç on yıl boyunca devam eder.Proces rozbudowy i translokacji poszczególnych chorągwi trwał wiele następnych miesięcy.
Bu teknolojide destek yapısı kullanılmaz.Dźwięk przestrzenny nie jest obsługiwany przez tę technologię.
Bu genellikle klasör yapısını korur.Zazwyczaj to on rozwiązuje problemy kapeli.
Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur.Sytuacja rodzinna odzwierciedla się w jego utworach.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Od tego czasu drużyna notowała coraz gorsze wyniki.
Bu amaçla kullanılan birçok veri yapısı vardır.Istnieje wiele rozwiązań technicznych tego urządzenia.
Yapısalcı antropolojinin kurucusu Claude Lévi-Strauss üzerinde etkisi büyüktür.Jej twórcą był francuski antropolog Claude Lévi-Strauss.
1990'lardaki Japon durgunluğu keiretsu yapısı üzerinde derin etkilere sahipti.Japońska recesja w latach 90. miała znaczący wpływ na keiretsu.
Alan, İsrail ve Doğu Akdeniz'deki türünün en büyük yapısıdır.Jest to największy tego rodzaju obiekt w Izraelu i we wschodnim basenie Morza Śródziemnego.
Bu nüfus yapısı tek tipte değildir.Pomnik ten nie jest jedynym tego rodzaju przedsięwzięciem.
Yapraklar ilk yıllarda yapışkandır.Ptaki są płodne w pierwszym roku.
Rus Yapısalcı Hareketi’nin önderlerindendir.Należy do czołówki rosyjskich twórców filmowych.
Halkın etnik yapısıda karışıktı.Pod względem etnicznym ludność jest mieszana.
Tiger'ların kayıp vermesinin sebebi düşmanlar değil karmaşık mekanik yapısıydı.Przyczyną katastrofy maszyny była usterka techniczna, a nie ostrzał wroga.
Bunların yapısı henüz belirlenememiştir.Funkcja tych struktur nie jest dotąd określona.
Orman yapısının zayıflığı orman ürünleri üretimini de sınırlamaktadır.Degradacja terenów leśnych zmniejszyła produkcję w leśnictwie.
Bunlardan köpük yapısındaki poliüretanlarda genellikle polieter polioller kullanılır.W sztukach plastycznych przeważnie używano gliny.
Bu oluşum ve biçimlenmede Anadolu insanının yaşamının ve toplum yapısının etkisi açıkça görülür.Poznaje strukturę i moralność wspólnoty, w której żyje.
Fakat çağa ayak uyduran bir yapısı vardır.W powstaniu posiadał stopień chorążego.
C Yapısı ise yaban domuzlarına ağırlık verilen yapıdır.Badania dotyczyły zapachowej uciążliwości ferm trzody chlewnej.
Ancak, son gemilerin üst güverte yapısı İngiliz yapımı Leander sınıfı (Tip 12M) fırkateynine benzer.Konstrukcja okrętów bazowała na brytyjskich fregatach typu Leander.
Bir kitle sürücü ile bir Ay üssü (ufka doğru giden uzun yapısı).Przedstawia on róg myśliwski ze skęconym rzemieniem skierowanym do góry (zobacz).
Genelde evin tavanına yapışarak uyur.Przeważnie siedzi w swoim pokoju na piętrze.
16bitlik bayraklar bölümü adres tipini ve NAT yapısını belirtmektedir.AAP-6 Słownik terminów i definicji NATO.
Binanın yapısı hakkında çok fazla detay yoktur.Niewiele wiadomo o jego budowie.
Bu etkileşim sonucunda NGC 2936'nın yapısı bozulmuş ve bu durum yıldız oluşumlarını tetiklemiştir.Oddziałuje grawitacyjnie z sąsiednią NGC 2936, jej przyciąganie zniszczyło spiralną strukturę tej galaktyki.
D açmasında saptanan bu yapıya kazı başkanınca "D" yapısı adı verilmiştir.Znajdujemy jedynego sąsiada tego wierzchołka, nazwijmy go w.
Enzimlerin etkinliği onların üç boyutlu yapısı tarafından belirlenir.Enzymers funktion bestäms av deras 3-dimensionella struktur.
Geleneksel Miskito toplumu iyi tanımlanmış politik yapısı ile yüksek derecede yapısaldır.Det traditionella miskitosamhället var starkt strukturerat, med en väldefinierad politisk struktur.
Adaptasyon, yapısal, davranışsal, veya fizyolojik olabilir.Anpassningar kan antingen vara strukturella, beteendemässiga eller fysiologiska.
Oyun, Lego Star Wars'a yapısal olarak çok benzemektedir.Spelet liknar till stora delar Lego Star Wars-spelen.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japan är en ögrupp bestående av 6 852 öar.
Hükümetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu'nun yapısı gereği engellendi.Regeringens förmåga att upprätthålla ordning försvagades också av den libanesiska arméns natur.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Andra världskriget förändrade den politiska inriktningen och sociala strukturen i världen.
Yapısalcı antropolojinin kurucusu Claude Lévi-Strauss üzerinde etkisi büyüktür.Han är även släkt med antropologen Claude Lévi-Strauss.
Grafen, grafit yapısının tek katmanıdır.En graf är det grundläggande begreppet inom grafteorin.
""Müthiş sol ayağımla yapıştırdım""."Hårt pressad på min högra flank.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.Dock emulerar den endast x86-arkitekturen.
Çok güçlü bir beden yapısına sahiptirler.De har en kraftig kroppsform.
Japonlar ayrıca sahilin yapısının sağladığı avantajları da kullandılar.De japanska styrkorna utnyttjade också strändernas terräng.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.Det fanns också en liten brygga för sniporna.
Cildi ve gözleri saniyeler içinde yapıştırır.De öppnar sina öron och ögon efter några timmar.
Kilise yapısı 1389 yılında başladı.Kyrkan färdigställdes omkring 1380.
Moğolistan gibi ağaçların az bulunduğu yerlerde her iki tür de insan yapısı yerlerde yuvalanır.Där det finns ont om träd, som i Mongoliet, kan båda arterna använda byggnader som boplatser.
Koyun butun alt yapısı tamamdır.Terrängen runt Ovćica är bergig.
2009'daki ilk federal toplantıda icra kurulunun yapısı belirlendi.Nästföljande år inrättas den första förbundsstyrelsen.
Genellikle yalıtaşı yapışma alanı farklı kuşaklara karşılık gelebilir.Ibland går en värmekabel sönder av olika anledningar.
Yapısal olarak, üç uygulama birer uygulamadır ancak her biri kendi kullanıcı arabirimine sahiptir.Den har en unik design, då den har tre distinkta kurvor som alla är helt olika.
16 hücreli medrese yapısı caminin batısındadır.16 loger finns högst upp vid den västra läktaren.
Bu ve diğer projeler devlet bütçesinin yapısını daha kötü hale gelmesine yol açtı.Antika historiker hävdar att dessa och andra projekt tärde hårt på statens budget.
Kırmızı-siyah ağaç bilgisayar biliminde bir çeşit kendini-dengeleyen ikili arama ağacı veri yapısıdır.Röd-svart träd, datastruktur i form av ett så gott som balanserat binärt sökträd.
Özel kartonlar üzerine yapıştırılır.Spelas med specialkortlek.
Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur.Revet består av, och är uppbyggt av, miljarder små organismer, så kallade korallpolyper.
Fakat basit yapısı sebebiyle özelleştirilerek kullanılabilir.Den kan dock konstrueras med användning av Neusis konstruktion.
Bu özelliği ile dünyanın en yüksek ikinci binası ve en yüksek üçüncü yapısı konumundadır.Med sina 88 våningar är det världens näst eller tredje högsta byggnad, beroende på hur man räknar.
Kısaca maddenin iç yapısında meydana gelen değişmeler kimyasal değişmelerdir.Allting som händer i kroppen handlar i grunden om kemiska omvandlingar av olika slag.