Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.لذلك ,الشيء الأجمل إطلاقاً في علم الأحياء هو:أنها تعبر عن ميزان اقتصادي استثنائي
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.とても驚くべきスケールメリットがあるということです つまり 大きければ大きいほど
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Ako dosiahneme ten pocit odozvy, ako vstúpime do života inej osoby?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Come entrare in quel sentimento di risonanza, come entrare dentro un'altra persona?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Comment fait-on entrer cette sensation de résonance, comment entrer dans un autre être?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?¿Cómo entramos en ese sentimiento de resonancia, cómo entramos en el ser de otra persona?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Como é que penetramos naquela sensação de ressonância, como é que penetramos na essência de outra pessoa?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Cum să intrăm în acel sentiment de rezonanță, cum să intrăm în ființa altei persoane?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Hoe roepen we dat gevoel van wisselwerking op, hoe reiken we in het wezen van een andere persoon?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Hogyan jutunk el a ráhangolódásig, hogyan léphetünk be egy másik ember személyiségébe?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Jak uzyskać to współbrzmienie, jak wniknąć w inne istnienie?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?어떻게 그 반응을 느낄 수 있고, 어떻게 타인의 존재에 개입할 수 있을까요?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Làm thế nào chúng ta thâm nhập vào cảm xúc cộng hưởng đó làm thế nào chúng ta thâm nhập vào người khác được?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Wie bringen wir dieses Gefühl der Resonanz ein? Wie gelangen wir in das Wesen eines Anderen?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Как запустить это чувство отклика, как проникнуть в сущность другого человека?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?Как се намесваме в това чувство, как се намесваме в другия човек?
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?אם נוכל להתערב במשך השנים האלה, נצליח לשכך את האוטיזם אצל אחדים, ומי יודע,
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?كيف ندخل إلى استشعار الصدى, كيف ندخل إلى وجود شخص آخر؟
Bu yansıtma duygusuna nasıl geçiş yaparız, başka birinin varlığına nasıl geçebiliriz?他者に共感させることができるでしょうか 先程の15か月の女の子とふれあった時も
Bu yayında yer alan görüşler yazarına ait olup, Avrupa Komisyonu’nun fikirlerini yansıtmayabilir.Mnenja, izražena v tej publikaciji, so mnenja avtorja in ne izražajo nujno stališč Evropske komisije.
Bu yayında yer alan görüşler yazarına ait olup, Avrupa Komisyonu’nun fikirlerini yansıtmayabilir.Názory vyjadrené v tejto publikácii sú názormi autorov a nevyjadrujúnevyhnutne názory Európskej komisie.
Bu yayında yer alan görüşler yazarına ait olup, Avrupa Komisyonu’nun fikirlerini yansıtmayabilir.Názory vyjádřené v této publikaci jsou názory autora a nemusí nutně vyjadřovat názory Evropské komise.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Deci, fața e vitală pentru noi în timp ce încercăm să ne conturăm imaginea în lume.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Dunque l'aspetto del viso per noi è vitale durante la fase di ingresso nella società.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Et l'apparence de notre visage est pour nous vitale car nous essayons de nous projeter dans le monde.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.우리가 세상으로부터 스스로를 지키려고 노력하기 때문에 우리의 외모는 중요합니다.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Nên khuôn mặt của chúng ta rất quan trọng đối với chúng ta khi chúng ta cố gắng giới thiệu mình với thế giới.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Por eso nuestra apariencia facial es vital dado que tratamos de proyectarnos al mundo.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Por isso a aparência do nosso rosto para nós, é vital, à medida que tentamos afirmar-nos no mundo.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Så vårt utseende är viktigt för oss när vi försöker framhäva oss i världen.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Tudíž je pro nás náš vzhled životně důležitý, protože se jím snažíme promítnout světu.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Unser Aussehen ist daher lebenswichtig für uns, während wir versuchen, der Welt unseren Stempel aufzudrücken.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Więc wygląd twarzy jest dla nas istotny, bo usiłujemy zaprezentować się światu.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.И така, чертите на лицето ни са жизнено важни в опита ни да се утвърдим в света.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.Наше обличчя є життєво важливим для нас, оскільки ми намагаємося показати себе світові.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.לכן, מראה הפנים שלנו חיוני עבורנו כשאנו מנסים להציג את עצמנו בפני העולם.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.لذا مظهر وجوهنا امر حيوي بالنسبة لنا ونحن نحاول تقديم انفسنا للعالم.
Bu yüzden, kendimizi dünyaya yansıtmaya çalışırken yüzümüzün görünümü bizim için hayatidir.重要な手段なんです たった一つのにきびのせいで
Çocuk olarak resmedilmekle birlikte, Rafael bilgelik duygusunu Hz. İsa'nın vücudunda yansıtmayı başarmış.Ale w tym przypadku, myślę że Rafael chciał pokazać nam coś poprzez postawę ciała Chrystusa.
Çocuk olarak resmedilmekle birlikte, Rafael bilgelik duygusunu Hz. İsa'nın vücudunda yansıtmayı başarmış.Toto ovšem Rafael vyjadřuje elegancí Kristova těla.
Çoğu önemli raporun coğrafi kapsamı da EEA'nın genişlemiş halini yansıtmaktadır.De fleste større rapporters geografiske dækning afspejlede det udvidede medlemskab af EEA.
Çoğu önemli raporun coğrafi kapsamı da EEA'nın genişlemiş halini yansıtmaktadır.Den geografiska täckningen i de flesta större rapporter återspeglade det utökade medlemskapet i Miljöbyrån.
Çoğu önemli raporun coğrafi kapsamı da EEA'nın genişlemiş halini yansıtmaktadır.Geografsko zajetje večine glavnih poročil je odražalo povečano število članic Evropske agencije za okolje.
Çoğu önemli raporun coğrafi kapsamı da EEA'nın genişlemiş halini yansıtmaktadır.Organizační schéma EEA
Diyelim ki x ekseni çevresinde yansıtmak istiyoruz.Powiedzmy, że chcemy odbić względem osi x.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Helderheid is een probleem als buiten de zon te hard schijnt.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.밝은 야외에서는 화면 밝기도 문제였습니다.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.La luminosidad es un problema cuando afuera hay mucho resplandor solar.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.La luminosità era un problema, quando da fuori entra troppa luce.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.La luminosité était un problème, quand vous avez trop de lumière du jour à l'extérieur.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Leuchtkraft war wegen des grellen Sonnenlichts ein Problem:
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Luminozitatea era o problemă când era însorit afară.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Πρόβλημα αποτελούσε και η φωτεινότητα, όταν το φως του ήλιου είναι υπερβολικό.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Освещённость — проблема, когда снаружи слишком много яркого солнечного света.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.Светлината беше проблем, когато има твърде ярка светлина навън.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.שיעורים חשובים ועברנו דרך הרבה השנויות. אחת מבעיות המפתח הייתה ניצול סוללה וטעינה.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.وكان معان قضية، عندما يكون لديك الكثير من أشعة الشمس الساطعة خارج.
Dışarda parlak güneş ışığı varken görüntüyü yansıtmak bir sorundu.また屋根が壊れていることもしばしばあり
Dünya Savaşı deniz çarpışmalarını oyunlara yansıtmadaki deneyimimizdi.데 필요한 경험이 있다는 이유로 '월드 오브 워쉽'을 맡게 되었습니다
Duygu, fikir ve anılarımızı yansıtmaktalar.Elles reflètent nos émotions et nos idées.