Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Така е избрал да се представя.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.Это то, как он захотел сам себя представить.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.זה האופן שהוא בחר להציג את עצמו.
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.هذه الطريقة التي اختارها ليقدم نفسه
Bu kendini yansıtmak için seçtiği bir yoldur.本の背表紙には大量のLEDが仕掛けてあり
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Beh, ora che è tutto finito possiamo guardarci indietro e riflettere su alcune cose.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Bon, ayant réalisé ceci, nous pouvons prendre du recul et réfléchir à certaines choses.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Cóż, zakończywszy projekt, mieliśmy okazję cofnąć się i przemyśleć kilka spraw.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Depois de concluído o trabalho, temos a oportunidade de parar e refletir sobre uma série de coisas.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.음, 이걸 완성하고 나니 잠시 물러나서 몇 가지에 대해서 좀 반성해볼 시간이 있었습니다.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.No, poté, co jsme to dokončili, máme možnost se vrátit zpátky a přemýšlet nad některými věcmi.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Setelah menyelesaikan ini, Kami mempunyai kesempatan untuk mundur dan merefleksikan beberapa hal.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Well, để hoàn thành cái này, chúng tôi đã có cơ hội được trở lại và phản ánh một vài điều.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Μετά την ολοκλήρωσή του, έχουμε την ευκαιρία να αποστασιοποιηθούμε και να σκεφτούμε κάποια πράγματα.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Е, като завършихме това, имаме възможността да се отдръпнем и да рефлектираме на някои неща.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Ну, справившись с задачей, мы смогли отстраненно поразмыслить над некоторыми деталями.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.Що ж, тепер, коли кліп вже готовий, ми маємо можливість поглянути назад та подумати про деякі речі.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.טוב, אחרי שסיימנו את זה, יש לנו הזדמנות לקחת צעד אחורה ולהרהר על חלק מהדברים.
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.بعد إنهاء هذا الأمر لدينا فرصة التوقف والتأمل في بعض الأمور
Bunu tamamladığınızda, bazı şeyler üzerinde yansıtmak ve geriye çekilmek için fırsata sahip oluyorsunuz.いくつかの事を 少し客観的に振り返ってみたところ 小さいものは厄介だと気づきました
Burada önemli olan, verdiğim sayıların arasındaki yüzdesel farkın benim gerçek tercihlerimi yansıtması.Trochu se nad tím zamyslíme. Z první tabulky čokolády jsem docela nadšený. Nazval jsem to 100.
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.As medidas, atrás descritas, que reduzem as sanções penais aplicadas ao consumo
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.Det senare fallet speglar större fokus på att använda straffrätten till att skydda allmänheten.
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.Druhá skutočnosť odráža narastajúce zameranie na využívanie trestného práva na ochranu verejnosti.
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.In den meisten europäischen Ländern war Cannabis auch im Jahr 2006 die am häufigsten mit gemeldeten
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.În Regatul Unit, sa anunţat că urmează reclasificarea canabisului într-o categorie superioară.
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.T σ τόσο , p i τω τικ έ ó τ ά σε ι ó αναφέρθηκαν
Bu sonuncusu ceza hukukunun halkın korunması için kullanılmasına verilen artan önemi yansıtmaktadır.W przypadku heroiny w Unii Europejskiej nastąpił spadek średnio o 14%, głównie w latach 2001–2003.
Bu soruyu birkaç video önce yapmıştık. Sonra da bu doğruya göre yansıtma dönüşümünü görmüştük.واجهنا هذه المشكلة في فيديوهات سابقة عديدة كما كان لدي التحويل الذي ينقلب عن الخط
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.A talajvíz nitrátszennyezése európai szinten stabilnak tűnik.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Ces variations reflètent les différences d’intensité et de pratiques agricoles.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Esto refleja las diferencias en la intensidad y las prácticas agrícolas.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Hier zeigen sich Unterschiede in der Intensität und der Praxis der LandwirtschaA .
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Isto reflecte diferenças em termos de intensidade e de práticas agrícolas.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Na európskej úrovni sa znečistenie podzemných vôd dusičnanmi zdá byť stabilné.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Nitratföroreningar av grundva net tycks vara stabila på EU-nivå.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Onesnaževanje talne vode z nitrati na evropski ravni ostaja na enaki ravni.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Op Europees niveau lijkt de grondwaterverontreiniging door nitraten stabiel te zijn.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Pohjaveden nitraa ipitoisuudet näy ävät pysyvän muu uma omina Euroopassa.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Stężenie azotanów w wodach gruntowych w Europie wydaje się stabilne.
Bu, tarım yoğunluğu ve uygulamalarındaki farkları yansıtmaktadır.Tale situazione rispecchia le differenze che si riscontrano nell’intensità e nelle pratiche agricole.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Čiže nádherná vec v biológii je, že vyjadruje výnimočnú hospodárnosť merítka.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Deci, un lucru extraordinar legat de biologie este că exprimă o nemaipomenită economie a dimensionării.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Diese wundervolle Sache der Biologie beschreibt eine aussergewöhnliche
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Jadi yang mengagumkan dari biologi biologi menampilkan skala keekonomian yang luar biasa.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.생물학의 전부에 대해서 놀라운 점은 그것이 아주 특이한 규모의 경제를 표현한다는 점입니다
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Portanto uma coisa extraordinária na biologia é que exprime uma extraordinária economia de escala.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Prachtig aan de hele biologie is dat ze een buitengewoon schaalvoordeel uitdrukt.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Quindi la cosa fantastica della biologia è che esprime una straordinaria economia di scala.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Så en vidunderlig ting ved alt biologisk er at det viser en usædvanlig stordriftsfordel.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Tehát egy csodálatos dolog a biológiáról az, hogy kifejez egy rendkívüli méretgazdaságosságot.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Un rasgo maravilloso de toda la biología es que existe esta extraordinaria economía de escala.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Úžasnou věcí na celé biologii tak je, že představuje mimořádné úspory z rozsahu.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Vì vậy một điều tuyệt vời về sinh học đó là nó thể hiện tính chất kinh tế lạ thường của tỉ lệ.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Więc cudowne w przyrodzie jest to, że przejawia ona niesamowitą korzyść skali.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Οπότε ένα θαυμάσιο πράγμα σχετικά με όλη τη βιολογία είναι ότι εκφράζει μια αξιοσημείωτη οικονομία κλίμακας.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Замечательной особенностью биосистем является их невероятный положительный эффект масштаба.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Прекрасно нещо за цялата биология е, че тя изразява извънредни икономии от мащаба.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.Прекрасною особливістю біосистем є їх неймовірний позитивний ефект масштабування.
Bütün bu biyolojinin harika tarafı, aynı zamanda olağanüstü bir ölçek ekonomisini yansıtmasıdır.אז יש כאן משהו נהדר בקשר לביולוגיה וזה שהיא מבטאת כלכלה יוצאת-דופן של גודל.