Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.Ja joskus tyydymme maailmaan sellaisena kuin se on, vaikka se ei vastaisikaan arvojamme ja päämääriämme.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.우리는 종종 세계의 현 모습에 안주해 버립니다 세상이 우리의 가치와 염원을 반영하지 않을 때 말입니다
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.Si cateodata ne conformam lumii asa cum e, chiar daca nu reflecta valorile si aspiratiile noastre.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.Y a veces nos conformamos con el mundo como es, aún cuando no refleja nuestras aspiraciones y valores.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.И понякога се примиряваме със света, какъвто е, дори когато той не отразява нашите ценности и стремежи.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.І часом нас влаштовує світ, який він є, навіть якщо він не відображає наших цінностей і прагнень.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.ולפעמים אנחנו מסתפקים בעולם כפי שהוא, למרות שהוא אינו משקף את ערכינו ושאיפותינו.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.وبعض الأحيان نقبل بالعالم كما هو، حتى عندما لا يعكس قيمنا وتطلعاتنا.
Ve bazen dünyayı olduğu gibi kabulleniriz, bizim değerlerimizi ve isteklerimizi yansıtmasa bile.例えそれが私達の価値観や大志を反映していなくても... その日バラクは私達に思い出させたのです
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.A naše mozgy, naše oslavované mozgy, odrážajú vyschnutie prílivového močiara.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Az agyunk - az ünnepelt agyunk - egy tengeri mocsár csatornáira emlékeztet.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Dan otak kita -- otak kita yang kita banggakan -- merefleksikan terkurasnya rawa pasang surut.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.E os nossos cérebros — os nossos estimados cérebros — reflectem a drenagem de uma maré pantanosa.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Et nos cerveaux -- nos illustres cerveaux -- rappellent l'écoulement des eaux d'un marécage.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Iar creierele - creierele noastre preamărite -- reflectă o asanare de maree în depresiuni.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.I nostri cervelli - i nostri celebrati cervelli - rispecchiano le forme create dalle maree.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Ja aivomme - ylistetyt aivomme - muistuttavat kuivuvaa vuororvesirantaa.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.그리고 우리의 축복받은 뇌는 감조 습지의 배수를 반영합니다
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Nasze mózgi, nasze wysławiane mózgi wyglądają jak plątanina mokradeł okresowych.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.nuestros cerebros - célebres cerebros - semejan las mareas de un pantano.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Ons brein -- ons gevierde brein -- is een afspiegeling van het droogleggen van een getijdenmoeras.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Und in unserem Gehirn - unserem viel gepriesenen Gehirn - spiegelt sich das ablaufende Wasser bei Ebbe.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Ο εγκέφαλός μας-- ο περίφημος εγκέφαλός μας-- αντικατοπτρίζει την αποστράγγιση ενός παλιρροιακού έλους.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.А мозъците ни... прославените ни мозъци... отразяват оттичане на приливно мочурище.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.Наш мозг - наш хваленый мозг - напоминает узор ручейков приливно-отливных болот.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.ומוחותינו-- מוחותינו המהוללים-- משקפים את התנקזותו של אגן גאות.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.وأدمغتنا -- أدمغتنا المُحتفى بها -- تعكس الصرف من مستنقع المد و الجزر.
Ve beyinlerimiz, --çok önemli beyinlerimiz-- denize yürüyen suların drenajlarını yansıtmakta.まるで湿地の潮汐のようです
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Abbiamo bisogno di quella relazione per riflettere, per recuperare speranza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.A my potrebujeme, aby ten vzťah reflektoval... obnovil nádej.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.En we hebben die relatie nodig om na te denken, om hoop te herwinnen.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.E precisamos que essa relação reflita, para recuperar a esperança.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.I potrzeba, aby ten związek odzwierciedlał, aby przywracał nadzieję.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.우리는 이 관계를 통해 희망을 떠올리고 되찾아야 하는 거죠.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Nous avons besoin de cette relation pour réfléchir, pour reprendre espoir.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Och vi behöver det förhållandet för att reflektera, för att återta hopp.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Si noi vrem ca aceasta relatie sa reflecte, sa recupereze speranta.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Und es ist notwendig, dass diese Beziehung Hoffnung widerspiegelt.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Và chúng ta cần mỗi quan hệ đó để phản ánh, để lấy lại niềm tin.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Y necesitamos esa relación para reflejar, para recuperar la esperanza.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.Και χρειαζόμαστε αυτή τη σχέση για να αντικατοπτρίσουμε, να διεκδικήσουμε την ελπίδα.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И нам необходимо, что бы эта связь вернула нам надежду.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.И се нуждаем тази връзка да отразява, да връща надеждата.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ואנו זקוקים שאותו קשר ישקף, שיחזיר את התקוה.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.ونحن نحتاج تلك العلاقة لتنعكس علينا، لإستعادة الأمل.
Ve bizim bu ilişkiye umudu geri kazanmak ve yansıtmak için ihtiyacımız var.その関係を反映させなければなりません 希望の話に戻ります
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim içinChciałam obudzić w sobie wszystkie te cechy gracza i zmierzyć się z moim prawdziwym wyzwaniem.
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim içinJ'ai voulu amener ces traits des joueurs dans les défis de ma vie réelle.
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim için그래서 이런 게이머의 특성을 실생활의 도전에 응용하고 싶어서
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim içinורציתי להביא את המאפיינים האלה של הגיימר לאתגר בחיים האמיתיים.
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim içinوأردت أن تجلب صفات اللاعب هذه التحدي الحقيقي لحياتي
Ve bu oyuncu özelliklerini gerçek hayattaki mücadeleme yansıtmak istediğim için特性を生かしたくて作ったのが 回復ロールプレイングゲーム
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.A sotva umíme najít čas k hlubšímu zamyšlení o sobě.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.Chúng ta chẳng còn thời gian để phản tư kỹ lưỡng về bản ngã thật của mình nữa.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.Dabei finden wir kaum Zeit, uns auf uns selbst zu besinnen.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.Dan kita sedikit sekali menemukan waktu untuk mencerminkan diri pada diri kita sendiri.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.E a malapena troviamo il tempo di riflettere profondamente su noi stessi.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.Et nous trouvons à peine le temps de réfléchir profondément sur nous-mêmes.
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.그리고 우리가 깊숙히 우리 자신을 비추어 볼 시간은 찾아 보기 힘들어 보입니다
Ve kendimizi derinden geri yansıtmaya çok az zaman ayırıyoruz.Mutta harvoin löydämme aikaa katsella omaa itseämme.