yansıma ile cümle
yansıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.After mature reflection, I've decided to accept their offer.
Televizyonda gösterilen şey, sanki, toplumun neye benzediğinin bir yansımasıdır.What is shown on television is, as it were, a reflection of what society is like.
Biz dağların yansımasını gölde görebiliyorduk.We could see the reflection of the mountains in the lake.
Küçük bir yansıma sizin hatalı olduğunuzu gösterecektir.A little reflection will show you that you are wrong.
Göldeki yansımama bakıyorum.I'm looking at my reflection in the lake.
Bu film, tüm izleyiciler için derin bir yansıma bırakır.This movie causes all viewers to reflect deeply.
Tom aynada kendi yansımasını gördü.Tom saw his reflection in the mirror.
Camda yansımamı gördüm.I saw my reflection in the window.
Aynada yansımamı gördüm.I saw my reflection in the mirror.
Tom aynadaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the mirror.
Tom sudaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the water.
Tom camdaki yansımasına baktı.Tom stared at his reflection in the window.
Tom penceresindeki yansımasına bakarak orada oturdu.Tom just sat there, looking at his reflection in the window.
Narcissus sudaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in the water.
Narcissus kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection.
O, aynadaki yansımasına baktı.She stared at her reflection in the mirror.
Bu bizim toplumumuzun bir yansıması.It's a reflection of our society.
Pencerede benim yansımamı görüyorum.I see my reflection in the window.
Narcissus, havuzdaki kendi yansımasına aşık oldu.Narcissus fell in love with his own reflection in a pool.
Havuzdaki yansımamı görebiliyordum.I could see my reflection in the pond.
Yansıma nedir?What is an onomatopoeia?
Tom penceredeki yansımasına baktı.Tom looked at his reflection in the window.
APC fiber uçları bağlantısı koptuğunda bile düşük geri yansımaya sahiptirler.APC fiber ends have low back reflection even when disconnected.
Bunlarla birlikte dahi kritik yansıma açısı enerjiye bağlıdır.Even with these the critical reflection angle is energy dependent.
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.Travertine is salt tolerant and has a low sunlight reflection.
Imperia Online Ortaçağ'ın bir yansımasıdır.Imperia Online is set in the Medieval times.
Altın için 1 keV da kritik yansıma açısı 2.4 derecedir.For gold at 1 keV, the critical reflection angle is 2.4 degrees.
Eşölçer dönüşümlerden biridir (diğerleri dönme ve yansımadır).Some will be the forward strand; the rest, the reverse.
Oyunlarındaki karakterler, genellikle aile üyelerinin yansımalarıdır.Characters in his plays are often seen as representations of his family members.
Yine de son eserlerinin bazıları derinleşen endişelerinin bir yansımasıdır.Yet some of his final works reflect his deepening concerns.
Bu yansıma polarizasyona sebep olur.This reflection causes the polarisation.
İnternet Galaksi, İnternet Üzerindeki Yansımalar, İş ve Toplum.The Internet Galaxy: Reflections on the Internet, Business, and Society.
Yansımanın genel örnekleri ışık, ses ve su dalgalarıdır.Common examples include the reflection of light, sound and water waves.
Soldat: Bir Alman Askerinin Yansımaları, 1936-1949 (İlk basım.).Soldat: Reflections of a German Soldier, 1936-1949 (First ed.).
Bu ters yansıma gerçek yansımanın Friedel arkadaşı olarak bilinir.This opposite reflection is known as the Friedel mate of the original reflection.
Halkçılar ise buna karşılık doğal olmayan, yapay bir yansımadan çıkageliyorlardı.The gods were withholding the rain because the people had neglected them.
Verilerin işlenmesi yansımaların indekslenmesiyle başlar.Data processing begins with indexing the reflections.
Yansıma su kütlelerindeki yüzey dalgaları ile gözlemlenmektedir.Reflection is observed with surface waves in bodies of water.
Greninger şeması Laue fotoğraf geri yansımasını yorumlamak için kullanılabilir.A Greninger chart can be used to interpret the back reflection Laue photograph.
Genellikle, birden fazla yansıma dalga, bir bozulmadır.Typically, more than one will be backstage.
II.Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi konunun mahkemeye yansımasını engelledi.The World War and the Bolshevik Revolution prevented the matter coming to trial.
Çevresindeki moleküler bulut NGC 1990'ı aydınlatarak, onu bir yansıma bulutsusu yapar.It is surrounded by a molecular cloud, NGC 1990, which it illuminates to make a reflection nebula.
Bundan sonra, bütün direk aydınlanmalar yansıma ve astronomik karanlık setleri sona erer.After that, all direct illumination ceases and astronomical darkness sets in.
Grubun olgunlaşamamış ikinci albümü Radio Ethiopia da bu popülaritenin yansıması oldu.The rawer sound of the group's second album, Radio Ethiopia, reflected this.
Bizans kültüründe, imparator, Tanrı'nın bir yansımasıydı.In Byzantine culture, the emperor was a reflection of heavenly authority.
Bu nesne, Drusilla'nın yansımasını görebilmesini sağlayacak bir kolyedir.The strand, a necklace, has the ability to allow Drusilla to view her reflection.
Diğer yansıma xyx ve yxydir, ve 180°dönme ilexyxy (=yxyx)dir.The other reflections are xyx and yxy, and rotation by 180° is xyxy (=yxyx).
Yansıma olayı ilk kez Öklid tarafından açıklanmıştır.The truth becomes clear for the first time.
Bu olgu topyekün iç yansıma olarak adlandırılır ve fiber optik teknolojiye imkan sağlar.This phenomenon is called total internal reflection and allows for fibre optics technology.
Bu karakter Sherlock Holmes’un Profesör Moriarty karakterinin bir yansımasıdır.The character is a literary allusion to the Sherlock Holmes character Professor Moriarty.
Eğer kütleler eşit olmasaydı yansıma bakışım bozulmuş olurdu.Had I been in love, I could not have been more wretchedly blind.
Laue geri yansıma modu geniş tayf kaynağından geriye doğru saçılmış X-ışınlarını kaydeder.The Laue back reflection mode records X-rays scattered backwards from a broad spectrum source.
Bu tasavvurlar ya da bilgiler nesnelerin kendileri değil onlardan gelen yansımalardır.Wishes and whims are not facts nor are they a means to discover them.
Parçadaki "uh-huh huh huh" vokalleri "Crazy in Love"ın bir yansımasıdır.Bub – backing vocals on "Crazy?"
Ancak bu olay kameralara yansımamış ve McGregor tarafından da reddedilmişti.The incident was not caught on television cameras and McGregor denied headbutting De Bruno.
Bu da yansıma teorisini desteklemektedir.It would also support string theory.
(Ters dönüş gerçek bir ayna yansıması değildir çünkü Cα atomlarının kiralliği değişmez.)(The inverse turn is not a true enantiomer since the Cα atom chirality is maintained.)
Üçüncü dünya ülkelerinde genellikle bu tarz anlaşmalar medyaya çok da yansımadan yapılır.In other parts of the world, this stage is generally referred to as medical internship.
Çıplak gözle görülebilen nesnelerin çoğunun kimliği dağınık yansıma kullanılarak tespit edilebilir.Most objects that can be seen with the naked eye are visible due to diffuse reflection.
Fabry–Pérot interferometre lerini içeren uygulamalar; yansıma olmayan kat ve optic filtreler.Applications include Fabry–Pérot interferometers, antireflection coatings, and optical filters.