İnsan koynuna ateş alır da, Giysisi yanmaz mı?人 若 懷裡 搋火 、 衣服 豈能不燒呢
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Akkor vegyen a pap czédrusfát, izsópot és karmazsint, és vesse a tehénnek égõ részei közé.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Derefter skal Præsten tage Cedertræ, Ysop og karmoisinrødt Uld og kaste det på Bålet, hvor Kvien brænder.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Eleazar zal cederhout, hysop en scharlaken nemen en dat in het vuur gooien.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.e o sacerdote, tomando pau do cedro, hissopo e carmesim, os lançará no meio do fogo que queima a novilha.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.In duhovnik vzemi cedrovega lesa in izopa in karmezinove volne in vrzi to v plamen, ki požira junico.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.동시에 제사장은 백향목과 우슬초와 홍색실을 취하여 암송아지를 사르는 불 가운데 던질 것이며
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Luego el sacerdote tomará madera de cedro, hisopo y lana carmesí, y los echará en el fuego en que arde la vaca
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Och prästen skall taga cederträ, isop och rosenrött garn och kasta det i elden vari kon brännes upp.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Og presten skal ta sedertre og isop og karmosinrød ull og kaste det i ilden, der hvor kvigen brennes.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Preotul să ia lemn de cedru, isop şi cîrmîz, şi să le arunce în mijlocul flăcărilor cari vor mistui vaca.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.Und der Priester soll Zedernholz und Isop und scharlachrote Wolle nehmen und auf die brennende Kuh werfen
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.и пусть возьмет священник кедрового дерева и иссопа и нить из червленой шерсти и бросит на сожигаемую телицу;
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.После свещеникът да вземе кедрово дърво, исоп и червена прежда , и да ги хвърли всред горящата юница.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.ולקח הכהן עץ ארז ואזוב ושני תולעת והשליך אל תוך שרפת הפרה׃
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.ويأخذ الكاهن خشب ارز وزوفا وقرمزا ويطرحهنّ في وسط حريق البقرة.
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.祭 司 要 把 香 柏 木 、 牛 膝 草 、 朱 紅 色 線 、 都 丟 在 燒 牛 的 火 中
Kâhin biraz sedir ağacı, mercanköşkotu ve kırmızı iplik alıp yanmakta olan ineğin üzerine atacak.祭司 要 把 香柏木 、 牛膝草 、 朱紅色 線 、 都 丟 在 燒牛 的 火中
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Está volviendo la luz en las barriadas.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Já começa a haver luz no bairro degradado.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.La luce nei bassifondi ha cominciato a tornare.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Slummin valot alkavat syttyä.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Strömmen är på väg tillbaka i slummen.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Strømmen er ved at vende tilbage i slummen.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.W chatach zaczęły się zapalać światła.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.Άρχισαν να ανάβουν φώτα στη φτωχογειτονιά.
Kenar mahallelerde ışıklar yanmaya başladı.В трущобах начали зажигаться огни.
Kendiliğinden yanma.자체 조명.
Kendiliğinden yanma.Selbst-Beleuchtung.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Az Ön feladata csak erre.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Din opgave er begrænset til det.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Din uppgift är begränsad till det.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.자기 조명. 당신의 작업은 그 국한됩니다.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Nhiệm vụ của bạn là giới hạn đó.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Sinun tehtäväsi on rajoitettava siihen.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Sua tarefa se limita a isso.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Su tarea se limita a eso.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Tugas Anda adalah terbatas untuk itu.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Vaša naloga je omejena na to.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Votre rôle se limite à cela.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.Ο στόχος σας είναι περιορίζεται σε αυτό.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.עצמית תאורה. המשימה שלך היא מוגבלת זה.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.الذاتي الإضاءة. تقتصر مهمتكم على ذلك.
Kendiliğinden yanma. Senin görevin bu sınırlıdır.あなたが火のあなたの叫びを上げるとき、それは人々のかなりの数で取り上げられる。
Kendiliğinden yanma.תאורה עצמית.
Kendiliğinden yanma.الذاتي الإضاءة.
Kendiliğinden yanma.あなたの仕事はそれに限定されている。
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Chi è debole, che anch'io non lo sia? Chi riceve scandalo, che io non ne frema
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Cine este slab, şi să nu fiu şi eu slab? Cine cade în păcat, şi eu să nu ard?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Hvem er skrøbelig, uden at også jeg er det? hvem bliver forarget, uden at det brænder i mig?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Hvem er skrøpelig uten at og jeg blir skrøpelig? hvem voldes anstøt uten at det brenner i mig?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Kdo oslabi, da bi tudi jaz ne oslabel? Kdo se pohujšuje, da bi tudi mene ne skelelo?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Kdo umdlévá, abych já s ním nemdlel? Kdo se uráží, abych já se nepálil?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Ki beteg, hogy én is beteg ne volnék? Ki botránkozik meg, hogy én is ne égnék?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?누가 약하면 내가 약하지 아니하며 누가 실족하게 되면 내가 애타하지 않더냐
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Któż choruje, a ja nie choruję? Któż się gorszy, a ja nie palę?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Ktože je slabý, a ja by som nebol slabý? Kto sa uráža, a ja by som sa nepálil?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Kuka on heikko, etten minäkin olisi heikko? Kuka lankeaa, ettei se minua polttaisi?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Nào có ai yếu đuối mà tôi chẳng yếu đuối ư? Nào có ai vấp ngã mà tôi chẳng như nung như đốt ư?
Kim güçsüz olur da ben güçsüz olmam? Kim günaha düşürülür de ben onun için yanmam?Nào có ai yếu_đuối mà tôi chẳng yếu_đuối ư ? Nào có ai vấp_ngã mà tôi chẳng như nung như đốt ư ?