Biraz daha mavimtırak-yeşilimtırak renkte olanlar ise... ...çok çok hızlı yanmakta.A ty, které vypadají modřeji nebo zeleněji, se spalují mnohem rychleji.
Biraz daha mavimtırak-yeşilimtırak renkte olanlar ise... ...çok çok hızlı yanmakta.А ті, що виглядаюсь трохи більш синюватими, або трохи більш зеленуватими, вони палають супершвидко.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Als er dan een brand doorheen raast, is het vergelijkbaar met het verschroeien van je wenkbrauwen.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Bằng cách này, khi có lửa ập tới, cũng giống như lông mày bị cháy xém mà thôi,
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.De cette façon, quand un feu traverse l'endroit, c'est comme si vous aviez les sourcils grillés.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.De ese modo, cuando se desata un incendio, eso equivale a tener las cejas chamuscadas.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Dengan cara ini, saat terjadi kebakaran sama seperti jika alis anda hangus.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Desta forma, aquando de um incêndio, é o equivalente a ficar com as sobrancelhas chamuscadas.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Így ha tűzvész tombol a prérin, olyan, mintha csak megperzselődne a szemöldökünk.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.În acest fel, când izbucneşte un incendiu, este echivalentul la a-ţi avea sprâncenele pârlite.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.In questo modo, quando divampa un incendio è come se vi faceste sbruciacchiare le sopracciglia.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.이렇게 해서, 불길이 타오르더라도 사람으로 치자면 눈썹을 그스르는 정도의 피해만 입고,
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.På den måde vil en skovbrand nogenlunde svare til at få øjenbrynene branket.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Týmto spôsobom, keď cez strom prejde požiar, je to podobné, ako keď si vy popálite obočie.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Wenn eine Feuersbrunst wütet, ist es so als würde man sich die Augenbrauen versenken.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Οπότε, όταν μια πυρκαγιά σαρώνει τα πάντα είναι σαν να σου καψαλιστούν τα φρύδια
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.По този начин, когато пожарът се вихри, това е еквивалентно на вашите вежди да бъдат изрисувани.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.Таким образом, когда бушует пожар, это равносильно тому, что вы опалили брови.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.באופן זה, כשמשתוללת שריפה, זה שווה ערך לחריכת הגבות.
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.و بهذه الطريقة, حين تشتعل النيران فإن الأمر يشابه حين تحترق أطراف حاجبيك
Böylece olası bir yangın yayıldığında kaşlarınızın hafifçe yanması gibi bir etkisi oluyor.まつ毛が焦げる程度のことで済むのです すぐに回復できます
Bu, bu, bir yanma var burada ve bir rahatsızlık hissi var.Da ist dieses Brennen und dieses Unbehagen in mir.
Bu, bu, bir yanma var burada ve bir rahatsızlık hissi var.E eu percebi isso muito em sua presença.
Bu, bu, bir yanma var burada ve bir rahatsızlık hissi var.あー、そして、私は存在しないってことに気づきました
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Het is geen goed spul, en het komt van inefficiënte verbranding, niet van verbranding zelf.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.좋은 물질이 아닙니다. 불완전 연소할 때 발생하구요, 연소 자체로 인해서 발생하는 것은 아닙니다.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Não é nada bom e resulta duma combustão incompleta, não da própria combustão.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nem egy jó dolog, és ez a tökéletlen égés eredménye, nem magáé az égésé.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nie jest to zdrowe; pochodzi z niewydajnego spalania, a nie ze spalania samego w sobie.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.No es nada bueno, y es una forma de combustión ineficiente, no de la combustión misma.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Non è niente di buono, proviene da una combustione inefficiente e non dalla combustione stessa.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Nu este ceva bun, si provine din combustia ineficienta, nu de la combustie insăsi.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Δεν είναι καλο για την υγεία, και είναι τα κατάλοιπα της ατελούς καύσης, και όχι της ίδιας της καύσης.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Не е нещо хубаво и се дължи на неефективно горене, а на на горенето само по себе си.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.Это вредно; сажа - это продукт неэффективного сгорания, а не самого сгорания.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.זה לא חומר טוב, והוא תוצאה של בעירה לא יעילה לא כתוצאה מהבעירה עצמה
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.إنه ليس شئ جيد، وأنه من الإحتراق غير الفعال، وليس من الإحتراق نفسه.
Bu iyi bir şey değil ve verimsiz yanmadan kaynaklanıyor, yanmanın kendisinden değil.不完全燃焼から発生します この炭素微粒子は 我らが太陽光煙突を通すと
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Este un instalator obişnuit de fum-rachetă, dotate cu un capac la fiecare capăt pentru a face auto-iluminare.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."E 'un normale idraulico fumo-razzo, con tappo a entrambe le estremità per renderlo auto-illuminazione.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Het is een gewone loodgieter rook-raket, voorzien van een kap aan beide uiteinden te maken zelf-verlichting.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Jest to zwykły hydraulik jest dym rakieta, wyposażony w korek na obu końcach, aby go self-oświetleniowych.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Je to bežné klampiarske dymu rakety, vybavené vekom na oboch koncoch, aby bolo vlastné osvetlenie.
"Bu sıradan bir muslukçu duman roket, bir kap ile donatılmış her iki ucunda Kendiliğinden yanma."Je to běžné klempířské kouře rakety, vybavené víčkem na obou koncích, aby bylo vlastní osvětlení.
Bu yanma içinde.En, Wezen, wordt ergens afgeleid
Bu yanma içinde.Remélem. Igen, de ez az, amire gondolok, hogy te annyira ... ... te a szeretet vagy, én, csak körülötted ...
CA: Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.크리스 앤더슨 : 미국에서 사용하는 전력의 대부분은
CA: Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.כ"א: רוב החשמל באמריקה מגיע
CA: Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.كريس: معظم الكهرباء في أمريكا تأتي
CA: Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.得ています
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.Az üveg elkezdett égni, és megrepedni, míg a mikrobák, amik az alján ültek egyre boldogabbak lettek.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.Het glas begon te branden en te breken terwijl de microben op de bodem blijer en blijer werden.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.Il vetro ha cominciato a bruciare e a rompersi, mentre i microbi adagiati sul fondo sono sempre più felici.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.유리는 타고 금이 가기 시작했지만 비커 바닥에 있는 디이노코커스 라디오두란스는 끄떡도 하지 않았습니다.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.Стекло обожжено и потрескалось, а вот микробы живут припеваючи.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.הזכוכית החלה להישרף ולהיסדק, ושהחיידקים שישבו בקרקעית רק נהנו יותר ויותר.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.بدأ الكوب في الإحتراق والتصدع، بينما الميكروبات القابعة في الأسف تصبح سعيدة وأكثر سعادةً.
Cam yanmaya ve kırılmaya başlarken dipte oturan mikroplar gittikçe daha mutlu hale geldiler.この細菌は 底で幸福にしています この写真が実際に起こったことです
Canın yanmadan teslim ol.Antaudu, ennen kuin sinua sattuu.
Canın yanmadan teslim ol.Arrenditi, prima di farti male.