yanlı ile cümle

yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
ancak bazen yanlış anlaşılıyorum, bazı insanlarbut there's some misrepresentation, some people
Matris yanlızca bir sayı grubudur.It's just a table of numbers. That's all a matrix is.
Sanırım şimdi matrisin yanlızca bir sayı kümesi olduğu hakkında bir fikriniz var.So, I think you'd now have a kind of a convention that all a matrix is is a table of numbers.
Matris yanlızca bir data gösterim aracı.A matrix is just a data representation.
Yanlızca bir sayı kümesi.That's all it is. It's a table of numbers.
Yani, iki matrisi topladığımız zaman yanlızca birbirine karşı gelen elemanları topluyoruz.So, when you add two matrices you essentially just add the corresponding elements.
Bu yanlızca bilmeniz gerek bir ekstra terminoloji.That's just a little extra terminology that you should know.
"Atar damar"ı yanlış yazdım.I spelled artery wrong.
Bana bir bakış atıp dedi ki, "Aa, onları yanlış bağlıyorsun."He took a look and said, "Oh, you're tying them wrong."
Tabi ki yanlış anlıyorsunuz.Of course, you got it wrong.
Yanlış düşünüyorsunuz.You have it wrong.
Gerçekten bu algoritma hatalı çıktı, çünkü içinde bir yanlış var.Indeed this algorithm is said to be buggy because it has a mistake.
Tamam, bunların hepsi yanlıştı. Ancak fikirler iyiydi. Ve biz bu fikirleri kirlettik.Tell me about it.
Yanlış anlamışsınız.Ah, it seems you're mistaken.
Bu çok eski bir anı. Yani yanlış olabilir.Since it's so long ago, there might be some mistakes.
Büyük bir... ...yanlışlık var.Something must have gone wrong somewhere.
Ne zaman gitsem, yanlış yola girmiş gibi olurum.Wherever I go, I seem to take the wrong road.
Yanlış yol yok, kötü arkadaşlıklar var sadece.There's no wrong road, only bad company.
Seni yanlış yönlendirdim.I misled you.
Dün yanlış yaptım.I did wrong yesterday.
Büyük ihtimalle kredilerini daha en başından yanlış hesaplamışsın.Then the credits on there were probably calculated incorrectly.
Arkadaşların buranın yemeklerinin güzel olduğunu söyledi.Yanlış mı yoksa?Your friends said that the food here is delicious? What's wrong with the taste?
Langley'nin yanlış motivasyona sahip olmasının bir başka kanıtı daAnd further proof that Langley was motivated by the wrong thing:
Kesin yanlış yapacak.Bet he gets it wrong.
Yanlış kullanımı ifade eden bir terim.It was a term of abuse, in effect.
Yanlış kullanılmaları çok kolay.They're very easy to misuse.
Eğer bunu yapamıyorsanız, kuramınız ya da düşünceniz yanlış olabilir.If you can't, then your theorem or idea might be false.
Tıpkı yanlış yerleştirilen tek bir sütunun tüm binanın yıkılmasına yol açışı gibi.Like how one misplaced beam can bring down the whole house.
Bu dünyada bazı şeyler yanlış.Something's wrong with the world.
Daha önce videolarımı izlediyseniz, birşeyleri ezberleme yanlısı olmadığımı bilirsiniz. .And if you've seen many of my videos, you know that I'm not a big fan of memorizing things.
Çünkü insan algı sistemi her zaman yanlış anlamalarla doludur.Because human perception system is rife with all ways of getting it wrong! OK?
Eğer değiştirirsem yanlış bir cevaba ulaşırım.Then I would have gotten the negative of the answer.
Hayır. sanırım yanlış. kötü bir tarih.No, I think that's wrong. It's bad history.
Toplamda 4 parça yanlış yerleştirilmiş.That's a total of 4 misplaced blocks.
Bu tek kelimeyle yanlıştır.This is just wrong.
Çünkü kendisi papaza gidip "Nerede yanlış yaptım?" der.Because [he] says to the minister "What did I do wrong?"
Eğer doğru ve yanlışa inanırsanırsanız, depresyona girersiniz:If you believe in right and wrong, you can get depressed:
"Yanlış bir şey yapmış olmalıyım.""I must have done the wrong thing."
Yaptığınız şey 'yanlış' değil.It isn't the 'wrong' thing that you do.
Yanlış değil.Not wrong.
Eğer A'nın "yanlış" olduğunu biliyorsak; B nedenine olan inancımız artar.If we happen to know A is false, we will increase our belief for the cause B.
Yanlış monte ediyorum...I put things in the wrong way,I can't say
Ve bu iddialar yanlış.And these allegations are false.
Beni yanlış anlama-- Şikayet etmiyorum.Don't get me wrong-- I'm not complaining.
Ve bir yanlışım daha var.And I've one more fault.
Doğru ya da yanlış bile yoktur.There's neither right nor wrong.
Ve eğer yanlışsam düzeltin.And you correct me if I'm wrong.
Hep böyle yanlış anlaşılır, ama özünde çok iyi biridir.She's misunderstood like that a lot, but she's a genuinely nice girl.
Aşk yanlızlıktır çünkü kadere bağlıdır.Love is lonely because fate is on the line.
Yaşam zor ve yanlız geçirilen bir... ...şeyken, aşk hayatı güzel gösteren tek şeydir.When living life is hard and you feel alone, love is what makes such a world look beautiful.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.You say that because you don't realize how lonely that kind of love makes oneself.
Bunu yanlış yaptım. -I did that wrong.
Ve tutunurken, tek bir nefes gibiydik, bu yolculukta yanlız olmadığımızı biliyorduk.And as we held on, and we breathed as one, we knew we weren't on this journey alone.
Oltayla avlanmış -- başka bir tür avlarken ağalara yanlışlıkla takılmış değil.Pole caught -- no bycatch.
Bu yüzden yeme alışkanlığımızın yanlış olduğunu düşünüyorum.So I think we have this whole eating thing wrong.
Nerede yanlış yapmış olabileceğime bir göz atayım.Let me see where I might have messed up on this.
Yok olmadı, bir yerde bir yanlış yaptımNo, I think I messed up someplace.
beni yanlış anlama ihtimalin var.that there is every possibility you will misunderstand me.
Ama şimdi göreceğimiz üzere, sezgilerim yanlıştı.But as we will see, the intuition here is wrong.
Şimdi, bunu basit bir yanlış anlama olarak değerlendirebilirsiniz -- insanlar arası garip bir temas.Now, you could describe this as a simple misunderstanding -- a strange encounter among humans.
İlgili Sayfalar