yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fazilet kendisi kötülük, yanlış uygulanmış olan döner;Virtue itself turns vice, being misapplied;
LADY Capulet'in Montague bir akrabaya, Sevgi onu yanlış yapar, o doğru değil konuşuyor:LADY CAPULET He is a kinsman to the Montague, Affection makes him false, he speaks not true:
Ve dünyanın sürgün, ölüm, daha sonra sürgün ölüm yanlış-term'd: ölüm sürgün çağıran,And world's exile is death,--then banished Is death mis-term'd: calling death banishment,
Ve bu yanlış kılıflı kızımın bağrında!And it mis-sheathed in my daughter's bosom!
İnsanlık da yanlış yolda. Hem de tehlikeli bir yolda.Humanity is also on the wrong road, a dangerous road.
Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor!No, that's wrong... savages are more spiritual than we!
Yanlış bir şey mi söyledim?What'd I say wrong?
Derece Kelvin yanlış bir ifade oldu.Actually, I shouldn't say degrees Kelvin.
Bu yanlış cevaptı.This was the wrong answer.
Yanlış yapmanın. [M]: Yanlış yapmanın?Of being wrong.
Bir hiçkimse iken nasıl yanlış yapabilirsin ki?How can you be wrong when you're nobody?
Sadece birkimse iken yanlış yapabilirsin.You can only be wrong when you're somebody.
Yanlış sürücüye saldırıyorduk.We were attacking the wrong driver.
Bunun için Tanks 0.0.0.1 sürümü desek yanlış olmaz.That can even be considered to be Tanks version 0.0.0.1.
Eğer bu inancınızın yanlış olduğu anlaşılırsa, farklı bir durum ortaya çıkar.If that belief turns out to be mistaken, it will make a difference.
Kontrol etme fikri ne kadar çekici gelsede, yanlış bir görüdür.Now as seductive as the idea of control sounds, it's a false premise.
"Doğru şeyi yapmak için, asla yanlış bir zaman yoktur.""There's never a wrong time to do the right thing."
Yanlış bir şey yaptığımı biliyorum,Know I've done wrong
Ancak bence bu oldukça ve açıkça yanlış. Değerler bir çeşit gerçekliktir.Values are a certain kind of fact.
Evet, biliyoruz; biliyoruz ki bu aralıkta hareket etmemizi sağlayan doğru ve yanlış cevaplar mevcut.And we know -- we know -- that there are right and wrong answers to how to move in this space.
Yanlış duymuşsun.You heard wrong.
Yanlış anlaşılmaları önlemek için net bir şekilde açıklaman gerekecek.You'll have to explain it explicitly to avoid any misunderstandings.
Bu yanlış.That's incorrect.
Ve orada, oturduk, ve orada Everest Dağı'nda neyin yanlış gittiğini sorguladık.And there, we sat down, and we did a debrief about what had gone wrong there on Mt. Everest.
Eğer bunu başaramazsak, doğal olarak yanlızca kısıtlı sayıda insana yetebilirsiniz.Naturally, if we fail to do that you can only take care of a limited amount of people.
Ama uzmanlar yanlış yapar.But experts do get things wrong.
Doktorların on teşhisinden dördünün yanlış olduğunu gösteren çalışmalar olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that studies show that doctors misdiagnose four times out of 10?
Ben hayalet hırsız değilim.... yanlışınız var !I am not the thief ghost! you wronged me...
Bunu neden yapıyorsun? Sanırım onu yanlış yargıladım. Ne yapacaksın?Any last words?
Oldukça gereksiz. Yarın saat 4'te buraya gel. Yanlız gelmelisin.Everyone's got to live their life.
Beni yanlış tanımışsın.You saw me in the wrong light.
Yanlış mıyım? Sen...Am I wrong?
Yeterince iyi olmadığınızı düşünmeniz yanlış! hHiçbir şeye değmediğinizi düşünmeniz yanlış!I'ts a lie to think that you're not good enough It's a lie to think that you're not worth anything
İnsanlar onun ruh haliyle ilgili sürekli yanlış yargılara varıyorlardı.People were making misjudgments all the time on her mood.
Bu da gerçekte terör amaçlı olmaktan çok basitçe teknik bir yanlışlıktan kaynaklanabilir.Indeed, catastrophe could arise simply from technical misadventure -- error rather than terror.
Bu aşamada sürekli yanlış yollara saptık.And this was a period of time when we failed tremendously.
Yanlış bir şey mi dedim?Did I say something wrong?
Oppa sanırım yanlış tahmin etmişsin.Oppa, I think you assumed wrongly.
Kendin için düşünüyorsan... ...yanlışın var.If you are thinking it is for you, you're mistaken.
İşte, yaşlanma yanlısı trans bu şeyleri büyütmekten alıkoyan şeydir.This pro-aging trance is what stops us from agitating about these things.
Yanlış bir cevaptır.That's the wrong answer.
Gelişmekte olduğundan yanlış cevaptır.And the reason it's the wrong answer is because of progress.
İşte yanlış olduğumu düşünürseniz, cehenneme kadar yolunuz var ve niçin yanlış olduğumu öğrenin.So if you think that I'm wrong, you'd better damn well go and find out why you think I'm wrong.
Şeytan'ın bizi yanlış yola saptırmasına göz yumarız.We allow Satan to tempt us to sin.
Barda bırakırlar... ...ya da yanlışlıkla başka birisi alır gider.Leave 'em at bars or take someone else's by mistake.
Yanlış bir şey yapmadım.I didn't do anything wrong.
Hayır, yanlış bir fikre kapılabilir.No, he could get the wrong idea.
Bir yanlış anlaşılma olmalı.There must be a misunderstanding.
Nerede yanlış yaptım?Ah... What did I do wrong?
Ne yanlış yaptım ben?What did I do wrong?
Aranız iyiydi ve o yanlış fikirlere kapıldı.You were nice and she got the wrong idea!
Ama Hee-joong yanlış anladı.But Hee-joong got the wrong idea.
Ben de olsam yanlış anlardım.I would too.
Evet, yanlış duymadınız! Üç katman derine iniyoruz.This serious business can go something like this:
Böylece E'ye gelir, fakat yanlış tondur.Right.
E'ye geliyor. Yanlış ton.Goes to F-sharp.
Yanlış ton.Goes to E.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş. Bir şeyler yanlış, tamam mı?"Something's wrong." OK?
Bu ikisinin birleşiminden ortaya çıkansa.. probleme yanlış cevap verdiniz.The combination of that produces something that is actually, you got this thing wrong.
Çözüm, yanlış davranışları önlemektir.The solution is prevention.
İlgili Sayfalar