yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yanlış anlama, ama kafam gerçekten çok dolu.Don't misunderstand me, but my mind is really occupied.
Senin neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusundaki ölçütüne güvenmiyorum.I don't trust your judgement of what's right and wrong.
Yanlışım olduğunun farkındayım ama başıma kakmana gerek yok!I know I made a mistake, but you needn't rub it in!
Yanlışlıkla kahve bardağının içine tuz koydu.He inadvertently put salt into his cup of coffee.
Uzmanlar bunun yanlış olduğunu söylüyorlar.Experts say this is wrong.
Kararımın nesi yanlış?What's wrong with my decision?
Kararımda yanlış olan ne?What's wrong with my decision?
Tom bir şeyleri yanlış yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Tom bir şeyi yanlış yapıyordu.Tom was doing something wrong.
Efsaneler yanlış.The legends are wrong.
Her şeyi yanlış yaptım.I did everything wrong.
Teorin yanlış.Your theory is wrong.
Yanlış cevap verdim.I answered wrong.
Çok yanlış yolda.He's way off.
Kötü hava yoktur, yanlış kıyafet vardır.There is no such thing as bad weather, only the wrong clothes.
Yanni hamlesini yanlış hesapladı.Yanni miscalculated his move.
Hiçbir şey yanlış değilmiş gibi davranma.Don't pretend like nothing's wrong.
Hiçbir şey yanlış değilmişçesine davranma.Don't pretend like nothing's wrong.
Önce herkes yanlış anlıyor.Everyone gets it wrong at first.
Tom'un iddiasının tamamen yanlış olmadığını hissediyorum.I have a feeling Tom's claim isn't entirely wrong.
Ben evin anahtarını getirmeyi yanlışlıkla unuttum.I accidentally forgot to bring the house key.
Neyin yanlış gittiğini hâlâ çözmeye çalışıyorum.I'm still trying to figure out what went wrong.
Tom, Mary'ye yanlışlıkla eski adıyla hitap etti.Tom accidentally deadnamed Mary.
Şimdi anlıyorum ki Tom'un söylediklerini yanlış anlamışım.I now realize that I'd misunderstood what Tom said.
Yanlış tutuyorsun.You're holding it wrong.
Bence yanlış kapıyı çalıyorsun.I think you're barking up the wrong tree.
Tom yanlış yanıt verdi.Tom gave the wrong answer.
Robert yanlışlıkla tüm parayı düşürdü.Robert accidentally dropped all the money.
Robert bir şeylerin yanlış olduğunu hemen fark etti.Robert immediately noticed that something was wrong.
William yanlışlıkla yanlış sokağa döndü.William accidentally turned onto the wrong street.
Bunun yanlış olduğunu kanıtlayabilir misin?Can you prove that this is wrong?
Bunun yanlış olduğunu kanıtlayabilir misiniz?Can you prove that this is wrong?
Bunun yanlış olduğunu ispatlayabilir misin?Can you prove that this is wrong?
Bunun yanlış olduğunu ispatlayabilir misiniz?Can you prove that this is wrong?
Tom salakça bir yanlış yaptı.Tom made a stupid error.
Tom aptalca bir yanlış yaptı.Tom made a stupid mistake.
Mutluluğu yanlış yerlerde arıyoruz.We look for happiness in the wrong 'places'.
Paul yanlış otobüse bindi.Paul got on the wrong bus.
"Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım"."Kedime oğlum dediğim için yanlış anlaşıldım".
Bunların çoğu yanlış anlama, ancak bazıları kasıtlı casusluk eylemleri idi.Most of these were misunderstandings, but some were intentional acts of espionage.
Acelesinde Cooke'un giysilerinin çoğunu yanlışlıkla aldığını da söyledi.She said that in her haste, she had also scooped up most of Cooke's clothing by mistake.
Herhâlde yanlış yere geldiniz.Here you are in the wrong place.
Ancak Theofanis Gregoras ile imparator arasındaki ilişkiyi yanlış anlamış olabilir.Theophanes, however, might have misunderstood the relation between Gregoras and the emperor.
Bariyerler kapatılmadı, çünkü operatör yanlış düğmeye basıyordu.The barriers were not closed, because the operator pressed a wrong button.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Many articles were written explicitly to rectify the wrongs of previous governments.
FAI ile BA-20 çoğu zaman yanlışlıkla birbirleriyle karıştırılmıştır.The FAI and BA-20 are often mistaken for each other.
Çünkü sistem yanlış.The system is wrong.
ITT anlaşmayı inceledi ve Ericsson'un değeri hakkında yanlış yönlendirildiğini fark etti.ITT examined the deal and found it had been misled about Ericsson's value.
Çoğu yanlış negatif sonucun ise pencere döneminden ötürü olduğu düşünülmektedir.Most false negative results are due to the window period.
Mesih, bütün milletleri İsrailoğullarına yaptıkları yanlışları kabul ettirecektir.Shem was also one of the people whom God made Jesus resurrect as a sign to the Children of Israel.
Ben Irak yanlısı değilim.I am not pro-Iraq.
Bauer Marx ve Engels'in onun söylemek istediklerini yanlış anladıklarını iddia etti.Bauer claimed that Marx and Engels misunderstood what he was trying to say.
Eğer değil ise imza yanlıştır.If not, then the signature is wrong.
"Savaşçının yolu yanlış anlaşırmıştır.The Way of the Warrior has been misunderstood.
Bununla birlikte, bazı kilolu hastalar, ağırlıklarından dolayı tip 2 ile yanlış teşhis edilir.However, some overweight patients are misdiagnosed with type 2 due to their weight.
Şimdi onların yanında boynumuz bükük, sanki biz yanlışız onlar doğru!Now we are humble, beside them, as if we were wrong and they were right!
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.Spirit is immortal Truth; matter is mortal error.
Biraz eğlenceliydi, hatta şarkıyı biraz yanlış öğrendik.It was kind of funny, that we learnt the song a bit wrong.
Bazen yanlış bir şekilde bu değişiklikler için 2004 Anayasası denmektedir.Erroneously those changes are referred sometimes as the 2004 Constitution.
Avusturya'da, Nazi yanlısı kitabı açıkça tartışıldı ve eleştirildi.In his native Austria, his pro-Nazi book was now openly discussed and critiqued.
İlgili Sayfalar