yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sami hiçbir zaman yanlış bir şey yapmadı.Sami never did anything wrong.
Sami bir şeyin yanlış olduğunu biliyordu.Sami knew that something was wrong.
Lütfen yanlış ya da tuhaf ise cümleyi düzenleyin.Please edit the sentence if it is wrong or awkward.
Tom'u yanlış değerlendirmişiz.We've misjudged Tom.
Tom'u yanlış değerlendiriyormuşuz.We've misjudged Tom.
Tom yanlış bir şey bulmadı.Tom didn't find anything wrong.
Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.If you continue to misbehave, it will go on your permanent record.
Tom'un yanlış bir şey yapmadığına inandım.I'm convinced that Tom did nothing wrong.
Tom'un yanlış bir şey yapmadığına ikna oldum.I'm convinced that Tom didn't do anything wrong.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hissetmiş olmalı.Tom must've sensed something was wrong.
Tom'un cevabı yanlış.Tom's answer is wrong.
Tom yanlış istasyonunda trenden indi.Tom got off the train at the wrong station.
Yanlış otobüs durağında indim.I got off at the wrong bus stop.
Tom yanlış bir şey yaptığını biliyordu.Tom knew that he'd done something wrong.
Yanlış otobüstesin, değil mi?You're on the wrong bus, aren't you?
Yanlış koltuktasın, değil mi?You're in the wrong seat, aren't you?
Yanlış yöne gidiyorsun, değil mi?You're going the wrong way, aren't you?
Bunu yanlış şekilde yapıyorsun, değil mi?You're doing that the wrong way, aren't you?
Tom, yanlış bir şey yaptığını biliyor.Tom knows that he's done something wrong.
Tom yanlış bir şeyler yaptığını biliyor.Tom knows he's done something bad.
Neyin yanlış gittiğini anladın mı?Have you figured out what went wrong?
Tom ve Mary bunu yanlış yapıyorlar.Tom and Mary are doing that wrong.
Tom bunu yanlış yapıyor, değil mi?Tom is doing it wrong, isn't he?
Yanlış nesilde doğmuşum.I was born in the wrong generation.
Yanlış jenerasyonda doğdum.I was born in the wrong generation.
Bence bunu yanlış yapıyorsun.I think you're doing that wrong.
Neyi yanlış yaptığını sana anlatmamı ister misin?Do you want me to tell you what you're doing wrong?
Neyi yanlış yaptığını sana anlatmama izin ver.Let me tell you what you're doing wrong.
Sana yalan söylemem yanlıştı biliyorum.I know it was wrong to lie to you.
Tom yanlışlıkla silinen yazılımı yeniden yükledi.Tom reinstalled the software that had accidentally been deleted.
Beni bir tek Tom anladı, o da yanlış anladı.Only Tom understood me, and he misunderstood me.
Sami yanlışlıkla durağını kaçırdı.Sami accidentally missed his stop.
Üzgünüm, yanlış numarayı aradığını düşünüyorum.Sorry, I think you've dialed the wrong number.
Sami'nin İslam hakkında yanlış bildiği çok şey var.Sami has so many misconceptions about Islam.
Sami'nin İslam konusunda birçok yanlış düşüncesi vardı.Sami had a lot of misconceptions about Islam.
Yanlış asırdasın.You're in the wrong century.
Yanlış yüzyılda doğmuşsun.You're in the wrong century.
Yanlış olduklarını biliyorlar.They know that they were wrong.
Kendini açıkça ifade et ki yanlış anlaşılmayasın.Explain yourself clearly so that you won't be misunderstood.
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.It's easy to misinterpret the actions and intentions of others.
Başkalarının niyet ve hareketlerini yorumlamakta yanlışa düşmek kolaydır.It's easy to misinterpret the actions and intentions of others.
Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini almışım.I grabbed Tom's umbrella by mistake.
Tom adımı yanlış söyledi.Tom called me by the wrong name.
Tom birden bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.Tom suddenly realized that something was wrong.
Dosyayı yanlışlıkla sildim.I deleted the file by accident.
Yanlış hatırlamıyorsam seninle daha önce bir yerlerde karşılaşmıştık.If I'm not mistaken, I think I've met you somewhere before.
Yanlış hatırlamıyorsam sizinle daha önce bir yerlerde tanışmıştık.If I'm not mistaken, I think I've met you somewhere before.
Herkes ismimi yanlış söylüyor.Everyone pronounces my name wrong.
Herkes Tom'un ismini yanlış söylüyor.Everyone pronounces Tom's name wrong.
Yanlış otobüse binmediğinden emin ol.Make sure that you don't get on the wrong bus.
Bu çeviri yanlış.This translation is incorrect.
Yanlışsam söyle.Tell me if I'm wrong.
Tom belli ki yanlış otobüse binmiş.It's clear that Tom got on the wrong bus.
Testte bazı yanlışlar yaptı.He made some mistakes on the test.
Yanlış yere park ettiği için ceza ödemek zorunda kaldı.He had to pay a fine because he parked in the wrong place.
Olanları ona anlatmanın nesi yanlış?What's wrong with telling her what happened?
Olanları ona söylemekte yanlış olan ne var?What's wrong with telling her what happened?
Yanlış bir şey yaptığını itiraf etmez.He won't admit that he's done anything wrong.
İngilizceyi çok kötü konuştuğu için çoğu zaman yanlış anlaşılıyor.He speaks English so badly that he is often misunderstood.
Birçok kelimeyi yanlış telaffuz ediyor.He mispronounces many words.
İlgili Sayfalar