yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Artık hiçbir şey yanlış gidemez.Nothing can go wrong now.
Biz nerede yanlış yaptık?Where have we gone wrong?
Neyin yanlış gittiğini herkes biliyordu.Everyone knew what went wrong.
Olan bir yanlış anlamaydı.What happened was a misunderstanding.
Ben dilde sadelik yanlısı bir sanatçıyım.I'm a purist.
Sadece onun yanlış olduğunu düşünüyorum.I just think it's wrong.
Bunun tamamen yanlış olduğunu düşünüyorum.I think it's all wrong.
Korkarım ki sen bunu yanlış anladın.I'm afraid you've misunderstood this.
Üzgünüm, yanlış anladım.I'm sorry, I misunderstood.
O yanlış söylentiler yayıyor.He's spreading false rumors.
Bu kesinlikle yanlış.That's absolutely wrong.
Onu yanlış anladığımı fark etmeye başladım.I began to realize that I had misunderstood him.
Belki bu yanlış.Perhaps this is wrong.
Ben kelimeyi yanlış yazdım.I misspelled the word.
Bir şeyi yanlış yazmak istemiyorum.I don't want to misspell anything.
Onu yanlış yazdığım için üzgünüm.I'm sorry I misspelled it.
Mary yanlış anlamış hissediyor.Mary feels misunderstood.
Yanlış otobüse bindi.He took the wrong bus.
Onlar yanlıştı, elbette.They were wrong, of course.
Tom doğru ile yanlışı ayırt edebiliyor.Tom knows right from wrong.
Tom doğruyu yanlışı biliyor.Tom knows right from wrong.
Bu yasa ile ilgili yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with this law.
Eh, bunda yanlış olan ne?Well, what's wrong with that?
Tom çok yanlış anladı.Tom had it all wrong.
Tom olayı tamamen yanlış anlamış.Tom had it all wrong.
Onları yanlış kanıtlayacağım.I will prove them wrong.
Tom yanlış şey yaptı.Tom did the wrong thing.
Tom genellikle insanların isimlerini yanlış telaffuz eder.Tom often mispronounces people's names.
Çantasını yanlış yere koydu.She misplaced her purse.
O, çantasını yanlış yere koydu.She misplaced her purse.
Yanlış alarm paniğe neden oldu.The false alarm caused panic.
Bir şey gerçekten yanlış, değil mi?Something's really wrong, isn't it?
Mutlaka bir yanlışlık vardı.Surely there was some mistake.
Bu yanlış anlaşılma olabilir.That may be a misunderstanding.
Tom yanlış bir şey yapmadığını ve bunun onun hatası olmadığını söyledi.Tom said that he did nothing wrong and that it wasn't his fault.
Bir yerde yanlış bir şey var.There's something wrong somewhere.
Kira ile ilgili yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with renting.
Kesinlikle yanlış bir şey var.There's definitely something wrong.
Bu sadece küçük bir yanlış anlaşılmadır.It's only a minor misunderstanding.
Belli ki biraz yanlış anlaşılma var.There's obviously been some misunderstanding.
Belli ki bir yanlış anlaşılma var.There's obviously been a misunderstanding.
Bazen insanlar yanlış kararlar verirler.Sometimes people make wrong decisions.
Maalesef ben yanlış trendeyim.I'm afraid I'm on the wrong train.
Yanlış şeyleri yapmayı bırakalım.Let's stop doing the wrong things.
Yine yanlış otobüse mi bindin?Did you get on the wrong bus again?
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldı.I unintentionally took his umbrella.
Onun şemsiyesini yanlışlıkla aldım.I took his umbrella without meaning to.
Bana neyi yanlış yaptığımı söyleyebilir misin?Can you tell me what I did wrong?
Yanlışlıkla Tom'un şemsiyesini aldım.I took Tom's umbrella by mistake.
Tom yaptığının yanlış olduğunu bilecek kadar yaşlı.Tom is old enough to know that what he did was wrong.
Üzgünüm. Yanlış numarayı çevirmiş olmalıyım.Sorry. I must have dialed the wrong number.
Üzgünüm. Yanlış numarayı aramış olmalıyım.Sorry. I must've dialed the wrong number.
Ben yanlış yöne saptım.I made a wrong turn.
Ben yanlış bir dönüş yaptım.I made a wrong turn.
Ben Tom'u yanlış anladım.I misunderstood Tom.
Neyi yanlış yaptığımı bulmam gerek.I gotta figure out what I'm doing wrong.
Neyi yanlış yaptığımı bulmak zorundayım.I've got to figure out what I'm doing wrong.
Bu verinin yanlış olduğunu umuyorum.I hope this data is wrong.
Tom yanlış kabloyu kesti.Tom cut the wrong wire.
Tom'un yaptığı şey yanlış.What Tom did is wrong.
İlgili Sayfalar