yanlı ile cümle
yanlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz onun yanlış olduğunu düşünüyoruz.We think that's wrong.
Yalnızca bir yanlış anlamamıydı?Was it just a misunderstanding?
Üzgünüm. Birbirimizi yanlış anlamış olmalıyız. Ben dün geceden bahsettiğimizi sanıyordum.I'm sorry. We must have our wires crossed. I thought we were talking about last night.
O, hızla o arabada bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.She quickly realized there was something wrong with that car.
Seni kaz kafalı, onların hepsini yanlış yapıyorsun!You goose, you're doing it all wrong!
Korktuğunu itiraf etmede yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with admitting that you're afraid.
Tom için aldığım adres yanlış.The address I have for Tom is wrong.
Yanlış cevap yok.There are no wrong answers.
Bunun yalnızca bir yanlış anlama olduğuna eminim.I'm sure this is just a misunderstanding.
Ben sık sık şeyleri yanlış anlarım.I often get things wrong.
Yanlışlıkla onu çıplak gördüm.I accidentally saw her naked.
Yine yanlış otobüse mi bindiler?Did they take the wrong bus again?
Sorunun kendisi temel olarak yanlıştır.The question itself is fundamentally wrong.
Tom yaptığı şeyin yanlış olduğunu bilmediğini iddia ediyor.Tom claims he didn't know what he was doing was wrong.
Tom evrakları yanlış kişiye verdi.Tom gave the documents to the wrong person.
O tamamen bir yanlış anlamaydı.That was a complete misunderstanding.
Tom yanlış yönde gidiyor.Tom is going in the wrong direction.
Tom bana neyin yanlış olduğunu söylemedi.Tom didn't tell me what was wrong.
Ben açıkçası yanlış bir şey yapıyorum.I'm clearly doing something wrong.
Açıkçası, bir şeyler yanlış gitti.Clearly, something has gone wrong.
Tom bunu yanlış şekilde yapıyor.Tom is doing it the wrong way.
Tom her şeyi yanlış yapıyor.Tom is doing everything wrong.
Bu algı yanlış.This perception is incorrect.
Neyin yanlış gittiği belirsiz.It's unclear what went wrong.
Bunun yanlış olduğuna inanıyorum.I believe this is inaccurate.
Tom'un suçlamaları yanlış.Tom's accusations are false.
Tom sözünün yanlış aktarıldığını iddia ediyor.Tom claims he was misquoted.
Tom'un cevabı yanlıştı.Tom's answer was incorrect.
Tom yanlış bir şey yapmıyor.Tom is doing nothing wrong.
Sen benim adımı yanlış heceledin.You spelled my name wrong.
Bu bütünüyle yanlış.That's totally incorrect.
Yalan söylemenin yanlış olduğuna inanıyorum.I believe lying is wrong.
Tom onu yanlış yapıyor.Tom is doing it wrong.
Tom onun hepsini yanlış anladı.Tom got it all wrong.
Bu yanlış olurdu.That could be wrong.
Tom bunu yanlış anladı.Tom has it wrong.
Tom onu yanlış yaptı.Tom did it wrong.
Sessizlik yanlış anlaşılabilir, ama asla yanlış aktarılamaz.Silence can be misinterpreted, but never misquoted.
Yanlış yöne doğru gidiyorsun.You are going in the wrong direction.
Yanlış değil ama nadiren öyle yazılır.It's not wrong, but it's rarely written like that.
Belki ona yanlışlıkla hasar verdim.Maybe I accidentally damaged it.
Lütfen bunu yanlış anlamayın.Please don't misunderstand that.
Mary Kate'in ebeveynleri hakkında yanlış söylentiler yaydı.Mary spread false rumors about Kate's parents.
Neyi yanlış yapıyoruz?What are we doing wrong?
Tom neyi yanlış yaptı?What has Tom done wrong?
Tom bunu yanlış yaptığını söyledi.Tom said he did it wrong.
Yaptığınız yanlış.What you're doing is wrong.
Belki onu yanlış yapıyorsun.Maybe you're doing it wrong.
Sen muhtemelen onu yanlış yapıyorsun.You're probably doing it wrong.
Tom yanlış bir şey yapmıyordu.Tom wasn't doing anything wrong.
Biz yanlış bir şey yapmıyorduk.We weren't doing anything wrong.
Yanlışlıkla ağzına deniz suyu kaçtığı oldu mu?Have you ever accidentally taken a big gulp of seawater?
Onlar yanlış bir şey yapmıyor.They aren't doing anything wrong.
Onlar yanlış bir şey yapmadı.They haven't done anything wrong.
Onlar yanlış bir şey yapmıyorlardı.They weren't doing anything wrong.
Biz neyi yanlış aldık.What did we get wrong?
Onun hepsini yanlış anladın.You've got that all wrong.
Çok yanlış anlamışsın.You got that totally wrong.
Tamamen yanlış anladın.You got that totally wrong.
Hiçbir şey yanlış gitmedi.Nothing went wrong.
İlgili Sayfalar