yanlış ile cümle
yanlış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Gerçekten yanlış anladınız" der. zengin adama; "Tabi ki, yaptığın şey,"You've misunderstood totally," he said. "Of course, what you are doing," he said to the rich man,
Beni yanlış anlamayın.Now, don't get me wrong.
Yalnız ikisi de yanlış yaklaşımlar.They both get it wrong, though.
Ve bunlardan hiçbiri yanlış değil.And none of them are wrong.
Yanlış olan buydu.Well, that was wrong.
Sanki ben yanlışlıkla dize çekmişti, ben tamamen anlamadı oyuncak çalışma.I had pulled the string accidentally, as it were; I did not fully understand the working of the toy.
İşlem gören şirketlerde yanlış giden şeyleri yayınladıklarında para kazanıyorlar mı? -Do they make money by finding things that are wrong with companies?
Yanlışlıkla bir emailde "hepsine birden cevap ver"e basıp bir ilişkiyi yıkabiliriz.You can accidentally hit "reply all" to an email and torpedo a relationship.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.I think it's much more interesting to live not knowing than to have answers which might be wrong.
Herşeyi yanlış anladın!You got this all wrong!
Bir süre sesszilik oldu, sonra "Yanlış söyledin, doğrusuThere was silence for a while, then they said, "You've spelled it wrong.
Not belirtiler Kategori bir şemsiye aracı değiştirici ile yanlış olabilir şeyler listeler.Note the symptoms category lists things that might be wrong with an umbrella tool changer
İlginç bir durumdu. Bu, insanların tekrar yanlış yola saptığı yerdi.So this is where people went astray again.
Yanlış birşey mi yaptın?Did you do something wrong?
Yanlış bir şey yaptın, değil mi?You did something wrong to me, right?
Ne yanlışı?What wrong?
Yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum.I didn't do anything wrong.
Yanlış mı tutuyorum diyorsun?Right-molded you say, with iron?
Şimdi, yanlış bir hesaplama.So, now a false count.
Ve... Kız! Kız, yanlış yönlendirme ile.And queen!
Yanlış yönlendi.Misdirection. (Applause)
Ya da en son yapmak istediğimiz şey yanlış ağaçları kesmek.Or, the last thing we want to do is cut down the wrong trees.
Ve dolayısıyla kaderler sadece yanlıştır, her nasıl bükülüp eğilseler de.And so the Fates are seldom wrong, no matter how they twist and wind.
Ortaklık kurulması kulağa hoş gelebilir fakat neler yanlış gidebilir?So this sounds great. Partner sound wonderful but what could go wrong with this?
Çoğu zaman bir şeylerin yanlış olduğunu söylerdi.It would say you're wrong most of the time.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Because in many senses, a regular leader loves to avoid mistakes.
Gerçekten yaratıcı bir insan ise aslında yanlışlardan öğrenmeyi sever.Someone who's creative actually loves to learn from mistakes.
Ama aynı zamanda aritmetik yanlısıyım.But I'm also pro-arithmetic.
Yanlış yapmamaya çalışıyorum. -I really wanted to make sure I didn't make a careless mistake there.
Ama tüm bunları yapmak, sizi hapse düşürebilir, yanlış anlaşılabilir, yanlış yorumlanabilir.But doing these things, they can get you in jail, they can be misunderstood, misinterpreted.
Şimdi beni yanlış anlamayın.Now don't get me wrong.
Yanlış değilsin, şaşırtıcı derecede yakın bir zaman.That's not bad, surprisingly recent,
Şimdi, beni yanlış anlamayın, paraya ihtiyacımız var.Now, don't get me wrong, we need money. (Laughter)
Sanırım çünkü birkaç yanlış söyledi bana etiket video kez.Let me label that because I think I said it wrong several times in the video.
Yanıtlarınla ilgili anında geri dönüt alırsın ve yanlışın varsa, video ipucunu kullanabilirsin.You get real-time feedback on your answers and if you get one wrong, you can use the video hint.
Harçlıklar çocuklara yanlış alışkanlıklar kazandırır.Allowances teach kids the wrong habits.
Girişimciler yetiştirmek istiyorsanız, bence bu yanlış.That's wrong, for me, if you want to raise entrepreneurs.
Bu da, toplumların nasıl yanlış kararlar verdikleriyle ilgili bir genel kural: çıkar çatışmaları.So, that's one general conclusion about why societies make bad decisions: conflicts of interest.
Ben yanlış bir şey yapmadım.I didn't do anything wrong.
Atlama yanlış bir kelime; aslında düşersiniz.Jump is a misnomer; you fall.
Yanlış hiçbirşey yapmamıştım.I hadn't done anything wrong.
İlkseniz rakibiniz yoktur ve risk de yerel bilgilerin yanlış değerlendirilmesidir.There are no competitors if you're first and the risk is misjudging the local news.
Fikir makine dış malzeme için çene yanlışlıklar düzeltmek için bu yanaSince the idea is to machine away material to correct the jaw inaccuracies
Tamamen yanlış telaffuz ettiğimi biliyorum.I know I'm saying it completely wrong.
Yanlış telaffuz ettiğimin farkındayım.I know I'm saying it wrong.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Some things are not right, and you'll say these words are probably not English words.
Tüm koşullarda bunu yapmanın yanlış olduğunu söylemem.And I wouldn't say that is the wrong thing in all circumstances.
Bu açının 75 derece olduğunu biliyoruz -- ah yanlış aracı kullanıyorum. .We know that this angle is 75 -- oh boy, I'm using the wrong tool.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Except that then we freak out at the possibility that we've gotten something wrong.
Çünkü buna göre, birşeyleri yanlış yapmak bizde birşeylerin yanlış olduğu anlamına gelir.Because according to this, getting something wrong means there's something wrong with us.
Ve evet, bazı şeyleri yanlış anlamamızın nedeni de budur.And yeah, it is also why we get things wrong.
Eğer sorunlara yanlış taraftan bakmıyorsam o zaman bi yerlerde cevabı var demektir.If the problem is not wrong, then there has to be an answer.
Korktum... Yanlış birşey yapmaktan.I was afraid... that I might do something wrong.
Eğer parmağa dokunmazsanız kafaları karışacak ve yanlış parmağı oynatacaklarProviding you don't actually touch their finger, they'll be confused and move the wrong one.
Herşeyi yanlış anlamışım.I had it all wrong.
Biz sadece sana gösterdim tamamen yanlış olmasıdır.It's an inaccurate and outdated way of describing how the banking system works.
Bu açıklama bankacılık hakkında hemen hemen her şey yanlış.Almost everything about this description of banking is wrong.
Sadece İktisat mezunları yanlış bilgiye sahip değil.It's not just economics graduates who have the wrong information.
Yanlış özne.Misuse of the pronoun.
Pek sır denemez gerçi ama... Varsayımsal olarak, hiçbir limit sorusunu yanlış anlayamazsınız.It's not a dirty secret, but in theory you should never get a limit problem wrong.
İlgili Sayfalar