yanlış ile cümle

yanlış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Bu yanlıştır... ben onlara benim izin vermedin.""This is wrong -- I haven't given them my permission to do so."
Ama kısa bir süre sonra göreceğimiz gibi bu tamamen yanlış.Let me point out that, so far, we haven't talked at all about where the money really comes from.
Hepsi atılıyor, kesinlikle yenilebilir, sadece yanlış şekil ve büyüklükte oldukları için.All being discarded, perfectly edible, because they're the wrong shape or size.
Ve anlaşılıyor ki siz doğrusunuz, bense yanlış.And it turns out that you're right and I'm wrong.
Fakat bu durum dik üçgen için yanlış oluyor. .But the definition, this definition, breaks down for that.
Bir süper starla karşılaştırma yapmak yanlış sonuçlara varmanız neden olur.Comparing with a superstar is the wrong benchmark.
Neyi yanlış yaptığımızı bize söyleyin.Tell us where we're going wrong.
Bunun yanlış olduğunu söylemiyorum, ama kendine neden bir bebek istediğini sorman gerekiyor.I'm not saying it's wrong, but you have to ask yourself why do you want to have a baby?
Bay Dickens "Bu kadını yanlış değerlendirmişim" diye düşünmüş"I've misjudged this women," thought Mr. Dickens.
12 kere, pardon yine yanlış yazdım 22 değil 12 olacak.Twelve times-- not twenty-two. Let me rewrite that.
Dolayısıyla, 2. adım yanlış olan ilk adım.So this step 2 was the first incorrect step.
log 4 bölü 64 yanlış değerlendirilmiş.They mis-evaluated log base 4 of 64.
2. adım ilk yanlış adım. .So step 2 is the first incorrect step.
Bu şimdiden yanlışOK this is already wrong.
Bu yüzden, çözüm yanlış x üzeri 3 çarpı x üzeri -7.So he's wrong. OK Shanan, x to the third times x to the minus 7.
Bu yüzden piramit para sistemi açıklamak için aslında yanlış şekildir.So the pyramid is actually the wrong shape to describe the money system.
Bu model aslında tamamen yanlış olduğunu gördüm.We saw that this model is actually completely inaccurate.
Bence "movie" yanlış hecelemişsinI think you spelled "movie" wrong.
Doğru ve yanlışın ne olduğunu biliyoruz, değil mi?We all know right and wrong, right?
Ama neyin doğru neyin yanlış olduğunu nasıl anlayacağız?But how do we figure out what's right and wrong?
Doğru ve yanlış hakkında meraklıydı.He was worried about right and wrong.
Ve biz doğru ile yanlışı önemsiyoruz.And we care about right and wrong.
Ve üstelik, bu durumda doktor tamamen yanlış olur?And besides, would the doctor in this case be totally wrong?
Silahlar insanlara bir güç hissi verir, yanlış bir güçlülük hissi.And guns give people a sense of power, a false sense of power.
Tüm iyi, kötü, doğru, yanlış inançların hepsi öğrenilmiştir.All those feelings of good, bad, right and wrong are all learned.
Tamamen yanlış!Ticket sold out
"Bu onu yanlış ayarlanmış."That set him wrong.
"Ne size?" I ", yuvarlak yanlış köşeyi döndü"What did I tell you?" "I turned round the wrong corner," explained Mary.
- Boğa yanlış yöne gidiyor.. - Kaç kişi bu yarışı bitirebiliyor?- They are going the wrong way. - How many actually get to the finish?
Açıkçası sizi yanıltan şey, kadınların da insan olduğu gibi yanlış bir düşünceYou clearly have been mislead by the notion that women are people too.
Şey, pardon.Yanlış yapılmış.Oh, I'm sorry. The math is wrong.
-Gianlu, sen yanlış yerdesin, şair olmalıydın!Gianlu, you're in the wrong profession. You should have gone into poetry instead of PR!
Tıpkı bu ülkedeki gibi. Aşıyla ilgili bir çok hikaye ve yanlış düşünce bulunuyor.After all, in this country as well, all sorts of myths and misconceptions go around immunization.
Ben de "Buradaki yanlış ne?" diye düşündüm.So I said, "What's wrong in this picture?"
Bunu keşfetmek için 2 sene beklerseniz... ...10 milyon tane yanlış kullanıcı kazanabilirsiniz.Now, if you wait 2 years to find this out, you might have gotten 10 million of the wrong users.
Bu görüş, bana göre, fazlaca yanlış.Well this view, I think, is increasingly wrong.
Herkes yanlış biliyor.Everybody has the wrong idea.
Doğru ve yanlışın açık şekilde... ...olmasını emrettiği bilinir ...He ordered for right and... ...wrong to be clearly known
Bedenini bulduğumuzda neyin yanlış gitmiş olduğunu anladık;When we recovered his body, we figured out what had gone wrong.
Katılanlardan en hızlı şekilde anlamsal olarak yanlış cümleleri belirlemeleri isteniyor.The participants had to identify, as quickly as possible, the literally false sentences.
Metaforların yanlış olduğunu söylemeleri anlamsal olarak yanlış cümleleri seçmelerinden uzun sürdü.They took longer to reject metaphors as false than they did to reject literally false sentences.
Eğer gardiyan değilseniz "Bazı işler hapisanedir" cümlesi anlam olarak yanlıştır.Now, unless you're a prison guard, the sentence "Some jobs are jails" is literally false.
Ve metaforik gerçek, anlamsal yanlışı tespit etme yeteneğimizle çakışır.And the metaphorical truth interferes with our ability to identify it as literally false.
Ne yaptım ben? Yanlış bir şey mi söyledim?What did I do? <br />Did I say something wrong?
Bence bilmeden yaşamak, yanlış cevaplarla yaşamaktan çok daha enteresan.I think it is much more interesting to live not knowing than to have answers that might be wrong.
Bu yanlis."This is wrong.'
Tony benim sozumu kesti. " Bana dogru ve yanlis hakkinda ne ogreteceksiniz?Tony interrupts me. "What are you going to teach me about right and wrong?
Ben yanlisi biliyorum.I know what is wrong.
Yanlis yaptim.I have done wrong.
Bana sen dogru ve yanlis hakkinda ne anlatacaksin?"What are you going to tell me about right and wrong?"
Sen dogru ve yanlisi bildigini mi iddaa ediyorsun?You think you know right and wrong?
O zaman bana yanlisin ne oldugunu soyleyebilir misin?Then can you tell me what wrong is?
Ben yanlisligin kendisini bilmek istiyorum, yanlislik fikrini.I want to know about wrongness itself, the idea of wrong.
Birseyi yanlis yapan sey nedir?What makes something wrong?
Birseyin yanlis oldugunu nasil biliyorsun?How do we know that it's wrong?
Belki birimiz yanlis hakkinda yaniliyor.Maybe one of us is wrong about the wrong.
Ben neyin yanlis oldugunu ogrenmek istiyorum.I want to know what is wrong.
Nicinlerini, ne sebeptenlerini, nedenlerini ve baglantilarini, mantigini ve yanlislarini ogreniyor.He learns his whys and wherefores, his causes and correlations, his logic, his fallacies.
Yanlış bir şeyler olduğunu biliyordum.You know, I knew there was something wrong.
Cevap şu: Önemli değil, çünkü soru yanlış.And the answer to that question is, it doesn't matter, because that's not the right question.
İlgili Sayfalar