Üçüncü katı ise 1323 yılında bir yangın sonrası ilave edildi.Třetí brána vznikla až po roce 1823 po velkém požáru.
1988 - Kuzey Denizi'ndeki bir petrol arama platformu infilak etti, çıkan yangında 167 kişi öldü.1988 – Exploze zničila vrtnou plošinu Piper Alpha v Severním moři, 167 lidí zahynulo.
Kalın bağırsak zarar görmüş veya yangılıysa su emilmesi engellenir ve sulu dışkı meydana gelir.Spočívá v tom, že kyčelní kloub a kloubní jamka do sebe nepřesně zapadají anebo nejsou zcela vyvinuty.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Tu vypukne v městečku požár.
Yangın postaneye kadar ilerlemiştir.Odtud se oheň rozšířil až do zvonice.
Kutular yangın uyarı sistemi olarak görev yaptı.Potom sloužil jako strážnice k hlášení požárů.
Kız Lisesi iken çıkan bir yangın sonunda bina tamamen yandı.Jednou z mála budov, která požár přežila byla škola.
1711 yılında şehir yine yangından zarar gördü.V roce 1761 opět postihlo město obrovský požár.
Bu yangını gören Joel, hemen restorana girer ve Ellie'nin kendini korumak amacıyla David'i öldürdüğünü görür.Dostanete do restaurace, ve které se David snaží zabít Ellie.
Aniden başlayan yangınlar çabucak söndürüldü.Požáry se podařilo brzy uhasit.
1235 - Lozan'da büyük yangın.1925: velký požár v Dürnsteinu.
Q400-MR Fransız yangın söndürme versiyonu.Q400-MR Verze Q400 přizpůsobená pro hašení požárů.
Katedral 1666 yılında çıkan Büyük Londra Yangını'nda bütünüyle yıkıldı.Kostel byl zničen při Velkém požáru Londýna v roce 1666.
Filmde seri yangınlar çıkartan bir kundakçının (Donald Sutherland) yakalanmasında bu olaydan yola çıkılır.Byl ztvárněn Donaldem Sutherlandem ve filmu Vzpoura z roku 2001.
Höyüğün tümünü kaplayan geniş bir yangın tabakası ortaya çıkarılmıştır.Představily se všechny soubory, které Stará hasička zastřešovala.
1200'lü senelerde büyük bir yangın çıkmıştır ve sonradan restore edilmiştir.V roce 1200 klášter vyhořel, ale vzápětí byl obnoven.
Kent resmi kayıtlara göre dört kez büyük yangın geçirdi ve her defasında tekrar inşa edildi.Město bylo celkem čtyřikrát zcela zničeno požárem a posléze vždy znovu vybudováno.
3 saat o dehşetli yangın hücumuna devam etti.8 hodin trval živý přenos hořícího dřeva v krbu.
Yangının çok çeşitli sebepleri vardır.Vystoupení s ohněm mají mnoho různorodých podob.
Söndürülemeyen yangın şehrin diğer mahallelerine yayıldı.Požár se rozšířil i do ostatních dolů.
İçi komple yangına kurban oldu.Zachraňovala životy pod palbou.
Köy 1968 yılında bir yangın felaketine uğramıştır.V roce 1965 obec postihla povodeň.
Köprünün kuzey bitiminde Büyük Londra Yangını'nın anısına dikilmiş The Monument bulunmaktadır.U severního konce se nachází Památník Velkého požáru Londýna a stanice metra Monument.
Ayrıca bu yangının tam doğasını belirlemek için farklı anlatımlar vardır.Existují však i jiné teorie, jak přesně k zastřelení došlo.
Bu yangın sonunda kilise tamamen kullanılmaz hale geldi.V blíže neurčené době kostel vyhořel.
1900 senesinde mekan, yangından dolayı tahrip oldu ve tekrar dekore edildi.Ve 30. letech 19. stol. byl zničen požárem a byl opuštěn.
Sonuç olarak bu senaryo 0.8% olasılıkla yangının söndürülemediği durumu gösteriyor.U asi 0,5 % případů se objeví svalová slabost ústící v neschopnost pohybu.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Byl to největší požár ve švédské historii.
1990 - New York'un Bronx semtindeki bir kulüpte çıkan yangında 87 kişi öldü.Při požáru domu v newyorském Bronxu zemřelo asi 12 lidí.
Yangın pazartesi sabahı yönünü kuzeye, kentin kalbinin attığı noktaya çevirdi.Incendiul s-a deplasat spre nord în ziua de luni, spre centrul orașului.
Yaralanmaların neredeyse yarısı yangınla mücadele ederken yaşanmaktadır.Aproape jumătate din răniri sunt datorate efortului de a lupta contra incendiilor.
1541 yılında çıkan büyük bir yangın sonucunda kalenin büyük bir kısmı harap olmuştur.Un incendiu devastator din 1541 a distrus o mare parte a castelului.
Sabotaj veya kazayla gerçekleşmiş bir yangın da olasıdır.Sabotajul este o posibilitate, dar și un incendiu accidental.
Yangın kaynaklı yanıklar genellikle soğuk iklimlerde daha çok görülmektedir.Arsurile produse de foc se întâlnesc de obicei în climatele mai reci.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.1997: Un incendiu s-a declanșat la stația spațială rusă, Mir.
1676'da Sopron kenti büyük bir yangın yüzüden tahrip oldu.În 1676 Sopron a fost mistuit de un incendiu.
Bu Brezilya tarihinde en büyük zayiat veren yangın olmuştur.Incendiul este al doilea cel mai devastator din istoria Braziliei.
1904 - Toronto'nun büyük bir kısmı, çıkan yangında harabeye döndü.1904: Orașul Toronto este afectat în mod semnificativ de un incendiu.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.În timpul unei plimbări dintr-o noapte furtunoasă, castelul Metzengerstein ia foc.
Yangına dayanıklı hafif iplikten yapılmış bir kumaş tır.Va reuși, oare, să scape din iadul care se dezlănțuie?
Amerika Birleşik Devletleri’nde yanıkların en yaygın sebebi yangın ve sıcak sıvılardır.În Statele Unite, focul și lichidele fierbinți sunt cele mai obișnuite cauze ale arsurilor.
Bu yangın, büyük maddi zarar verdi.Acest incendiu s-a soldat cu mari pagube.
Yangına direnci yüksektir.Rezistență la foc.
Karen hastaneye kaldırılır ve evin yangını atlattığını öğrenir.Karen este dusă la spital, unde află ca locuința este încă în picioare.
Aynı tarihte kentin bombardımanı 178 yangına neden oldu.Bombardamentele de pe 8 septembrie au provocat 178 de incendii.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Din cauza vântului puternic, focul s-a extins rapid.
4 Haziran - İstanbul'da çıkan büyük bir yangında 1120 ev kül oldu.4 iunie: Incendiu la Constantinopol - 1.120 clădiri distruse.
Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine ve dolayısıyla yangının oluşmasına neden olacaktır.)Eliminarea acesteia duce la distrugerea lemnului (de exemplu, în incendii).
Çeşitli dönemlerde çıkan yangınlarda büyük zarar görmesine rağmen defalarca restore edilmiştir.A fost distrus de flăcări în repetate rânduri, însă de fiecare dată a fost refăcut.
MÖ 165'te çıkan yangında hasar görmüş ve tamir edilmiştir.În 1635 a fost grav avariată de un incendiu și reconstruită.
Yapım tarihi bilinmeyen bu mescit, yangın sonucu tahrip olduktan sonra yeniden inşa edilmiştir.Ceea ce cutremurul nu a distrus a fost distrus de incendiile ulterioare.
Yangın, Romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan Orta Çağ Londrası'nı tahrip etmiştir.Focul a pustiit centrul medieval al Londrei, aflat în interiorul vechiului zid roman al orașului.
Fibrinli (fibrinöz) yangılar.Foc bengal, foc de artificii.
Bu yangınlar endirekt yangınlar diye adlandırılmışlardır.Aceștia sunt cei care vă cheamă în Foc.
Fazla güç taşıyan kablolar yaygın bir yangın sebebidir.Astfel, supraîncălzirea provocată de scurtcircuit este o cauza comuna de incendii.
Yangının yeri ve çıkış nedeni hakkında birkaç çelişik yorum var.Există mai multe surse și opinii cu privire la rezultatul luptei.
Nedenlerin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir.La început nu se știa ce să se facă cu focul.
20 dakika sonra açılabilen yangın merdiveni kapılarından çıkarılan 50'ye yakın kişi hastaneye kaldırıldı.În următoarele minute, ajung la locul incendiului peste 20 de ambulanțe.
Bu sır 1995 yangının ardından açıklığa kavuşmuştur.În 1945, a fost distrus în urma unui incendiu.
Aşağı kentteki yangın yayılınca alevler Kibele Tapınağı'na da sıçradı ve tapınak yandı.Noaptea cerul ardea, și sub privirele lor ardea și satul Măicănești.