Denizci yandan, kağıt baktı.De zeeman keek, papier in de hand.
Denizci yandan, kağıt baktı.Il marinaio fissò, la carta in mano.
Denizci yandan, kağıt baktı.Le matelot regarda, papier à la main.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner gledal, papir v roki.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner patrzył, papier w ręku.
Denizci yandan, kağıt baktı.Mariner tuijotti, paperi kädessä.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.A Mariner bámult, papír a kezében.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.El marinero se quedó, papel en la mano.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.Mariner privit, de hârtie în mână.
Denizci yandan, kağıt baktı. Mr.O marinheiro olhou, papel na mão.
Denizci yandan, kağıt baktı.Námorník pozeral, papier v ruke.
Denizci yandan, kağıt baktı.Námořník zíral, papír v ruce.
Denizci yandan, kağıt baktı.Pelaut menatap, kertas di tangan.
Denizci yandan, kağıt baktı.The Mariner는 손에 종이를 보았다.
Denizci yandan, kağıt baktı.The Mariner stirrade, papper i handen.
Denizci yandan, kağıt baktı.Το ναυτικό κοίταξε, το χαρτί στο χέρι.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк подивився, паперу в руці.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк посмотрел, бумаги в руке.
Denizci yandan, kağıt baktı.Моряк се загледа, хартия в ръка.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Ale na západe jeho meno pravdepodobne
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Dar în Vest, majoritatea oamenilor probabil nu au auzit niciodată de el.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.독립운동가로서 독립운동을 이끌었던 한 사람이죠. 그러나 서구에선 아무도 그의 이름조차 들어본 적이 없을 겁니다.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Ma in occidente, la maggior parte della gente probabilmente non ha mai sentito il suo nome.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Men i Väst, har de flesta antagligen aldrig hĂśrt hans namn.
Diđer yandan radikaller ise çok agresif, çok hýzlý, pervasýz ve sorumsuz olmakla suçlandýlar.Par contre en Occident, la plupart des gens n'ont jamais entendu parler de lui.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileAl mismo tiempo, muchos padres, gente adinerada con computadoras, me solían decir:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileAo mesmo tempo, também tínhamos muitos pais, gente rica, que tinham computadores, e que me costumavam dizer:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aile "Biliyor musunuz, benim oğlum,V rovnakom čase, sme mali množstvo rodičov, bohatých ľudí, ktorí mali počítače a ktorí mi zvykli hovoriť:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileGleichzeitig traf ich auch viele Eltern, reiche Leute, die Computer besaßen und mir immer sagten:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileÎn același timp, aveam și mulți părinți, oameni cu bani, care aveau calculatoare și care îmi tot spuneau:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aile그와 동시에 많은 부모들이 있었습니다. 부자들이고 컴퓨터를 갖고 있죠.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileMěli jsme mnoho rodičů, bohatých, co měli počítače a co mi říkali:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileTegelijkertijd hadden we te maken met veel - rijke - ouders, die computers hadden.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileZ drugiej strony, często przychodzili do mnie rodzice, bogaci ludzie. Mieli komputery.
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileΤην ίδια στιγμή, είχαμε πολλούς γονείς, πλούσιους ανθρώπους, που διέθεταν υπολογιστές, και που μου έλεγαν:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileВодночас, у нас навчалося багато дітей багачів, які мали комп'ютери, і казали мені:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileВ то же время, у нас было много родителей, богатых людей, у которых были компьютеры, и которые мне говорили:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileИ едновременно с това имаше много родители, богати хора, с компютри, които ми казваха:
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileובאותו הזמן, היו המון הורים, עשירים, שהיו להם מחשבים,
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileو في نفس الوقت، كان هناك آباء كثيرين، أغنياء، يمتلكون حواسيب،
Diğer bir yandan, bir sürü zengin, bilgisayarı olan aileお金持ちの親がたくさんいて 「うちの息子はコンピュータで
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Aan de andere kant, als je een lucifer afstrijkt blaas je de planeet op.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Ale jeśli zapalisz zapałkę, wysadzisz całą planetę.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Andererseits, wenn Sie ein Streichholz anzünden, explodiert der ganze Planet.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.D'altra parte, se avete un accendino l'intero pianeta esploderebbe.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.D'un autre côté, si vous allumez une allumette la planète entière saute.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.반면에 성냥을 켜면 행성이 통째로 폭발할 겁니다.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Mặt khác, chỉ cần bạn đốt một que diêm thôi, toàn bộ hành tinh sẽ nổ tung.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Na druhé straně, pokud byste škrtli zápalkou, vybouchla by celá planeta.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Pe de altă parte, dacă aprinzi un chibrit întreaga planetă va exploda.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Por otro lado, si encendieran un cerillo todo el planeta explotaría.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.Viszont ha meggyújtunk esetleg egy gyufát, akkor oda az egész bolygó.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.От друга страна, ако запалите кибрит цялата планета ще се взриви.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.С другой стороны, если вы зажжёте спичку, вся планета взорвётся.
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.מצד שני, אם תדליקו גפרור כל כוכב הלכת יתפוצץ. (צחוק)
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.و من ناحية أخرى، إذا قمتم بإشعال عود ثقاب سيشتعل الكوكب بأكمله
Diğer bir yandan, eğer bir kibrit çakarsanız tüm gezegen havaya uçar.惑星ごと爆発してしまうでしょう 最後に数枚の写真をご紹介します
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi그리고 물리 치료사들중의 한 명은
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.Een van de fysiotherapeuten meldde dat Mahmoud een kunstbeen kon krijgen, maar niet onmiddellijk.
Diğer bir yandan, fizyoterapistlerden birisi Mahmut'a bir bacak verilebileceğini söyledi, fakat hemen değil.És egyike a terapeutáknak jelentette, hogy Mahmoud kaphat új lábat, de nem azonnal.