Ana içeriğe geç
Sözlük

yandan ile cümle

yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Böylece konuşurken bir yandan şuursuz biçimde yemiyorsunuz.حيث يمكنك أن تأكل بعدم أكتراث وأنت تتحدث ,
Böylece konuşurken bir yandan şuursuz biçimde yemiyorsunuz.カウンターで食事を皿にとり
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak. Bana sabır gösterin.Ao mesmo tempo, vou falando com vocês, o que me vai complicar a vida, por isso peço a vossa compreensão.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak. Bana sabır gösterin.Vi parlero' mentre cuocero' del pane complicandomi quindi la vita ma abbiate pazienza
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.Cùng lúc đó, tôi cũng sẽ nói với các bạn, vì vậy sẽ hơi lộn xộn một chút.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.En intussen praat ik met jullie. Dus mijn leven is ingewikkeld.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.Et je vous parle en même temps. Alors ma vie va être compliquée.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.In acelasi timp o sa va vorbesc. Deci am o misiune complicata.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.In der Zwischenzeit rede ich auch mit Ihnen. Mein Leben wird also kompliziert.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.빵을 굽는 동안, 얘기를 잠깐 할게요. 조금 정신이 없을지도 모르니까 부디 이해해 주세요.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.Közben azért beszélni is fogok, tehát nehéz dolgom lesz.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.Mientras tanto, también les estoy hablando. Por lo que mi vida va a ser complicada.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.W tym czasie będę dalej mówiła. To może być trudne i mam nadzieję, że mi wybaczycie.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.Междувременно също и ще ви говоря. Значи, животът ми се усложнява.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.ובינתיים גם אדבר אליכם, כך שיהיה לי קצת מסובך. תהיו סבלניים איתי.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.وسأتحدّث إليكم في نفس الوقت. سوف يُصبح الأمر أكثر تعقيدا. تحمّلوا ذلك معي.
Bu arada bir yandan sizinle konuşacağım için,... ...hayatım karmakarışık olacak.ややこしいかもしれませんが我慢して下さい まず始めに、少しご参加をお願いします
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."A demandé à la homme à la barbe noire, avec une main derrière lui.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Frågade mannen med svart skägg, med ena handen bakom honom.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Ha chiesto al uomo con la barba nera, con una mano dietro di lui.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam.Hide " Das, das Unsichtbare, dann? ", Fragte der Mann mit dem schwarzen Bart, mit einer Hand hinter ihm.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Hỏi những người đàn ông với bộ râu đen, với một bàn tay phía sau.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Pozvane, človek s črno brado, z eno roko za njim.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Spýtal sa Muž s čiernym bradou, s jednou rukou za chrbtom.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Vroeg de man met de zwarte baard, met een hand achter hem.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Zapytał człowiek z czarną brodą, z jednej strony za nim.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Zeptal se muž s černým plnovousem, s jednou rukou za zády.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Запитав Людина з чорною бородою, з одного боку, за його спиною.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Спросил Человек с черной бородой, с одной стороны, за его спиной.
"Bu, bu Görünmez Adam, daha sonra?" Diye sordu arkasında bir yandan siyah sakallı bir adam."Това, този невидим човек, а след това?", Попита мъж с черна брада, с една ръка зад него.
Bu, görünümünüzü döndürmeden bir yandan diğerine hareket ettirir.Hiermee schuift u opzij zonder te draaien.
Bu, görünümünüzü döndürmeden bir yandan diğerine hareket ettirir.La vue se déplace latéralement, sans pivoter.
Bu, görünümünüzü döndürmeden bir yandan diğerine hareket ettirir.Przesuwa ono widok w wybranym kierunku bez obracania.
Bu, görünümünüzü döndürmeden bir yandan diğerine hareket ettirir.Slouží k posouvání pohledu do stran, aniž by se otáčel.
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşü - -Ještě jednou, tohle je nekonečná deska, pokračuje všemi směry, i ven z videa, a díváme se na ni z boku.
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşüPero de todos modos, vamos a proceder.
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşü - -אז שוב, זהו לוח אינסופי שממשיך בכל כיוון ואפילו יוצא מהמסך, וזהו מבט צדדי שלו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chlapec se bál těch okřídlených býků, ale zároveň ho vzrušovali.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chłopiec zawsze się bał tych uskrzydlonych byków, ale równocześnie go ekscytowały.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Deze gevleugelde stieren boezemden de kleine jongen schrik in maar tegelijkertijd was hij erdoor gefascineerd.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.그 소년은 날개가 달린 황소들이 무서웠지만, 신이 나가도 했지요.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.והילד היה מפחד מהפרים המכונפים האלה, אבל באותו זמן הם ריגשו אותו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.والطفل كان خائفا من هذه الثيران المجنحة، لكنها كانت تثيره في نفس الوقت.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.怖がっていましたが 同時にワクワクしてもいました 父親はこの牡牛を発端として
Bu levhanın yandan görünüşü.Este es y esta es la vista lateral. Así que ante todo, vamos a pensar en su campo eléctrico.
Bu levhanın yandan görünüşü.Mais disons que c'est possible et que c'est la vue de côté.
Bu levhanın yandan görünüşü.Но все пак приемаме, че поглеждаме тази равнина отстрани
Bu levhanın yandan görünüşü.המישור, וזה מבט הצד שלו.
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.A zatímco jsem modelovala tyto bažiny mangróvie, přemýšlela jsem: "Jak dát tohle do krabice?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Dan saat saya membuat model rawa bakau ini, saya berpikir, "Bagaimana saya menutupnya dengan kotak?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Et tandis que je modélisais cette mangrove, je me demandais, "Comment en dessiner les contours?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.그리고 제가 이 홍수림을 모형제작하면서, 저는 스스로 생각했습니다, "어떻게 이것을 상자로 둘러쌀 수 있을까?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Pracując nad modelem, myślałam: jak to włożyć w pudełko?
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Şi în timp ce modelam mlaştina asta de mangrove, mă gândeam, "Cum pui o cutie în jurul ăsteia?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Stavo lavorando su questa palude di mangrovie, pensando: "come si può mettere una scatola attorno a questo?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Докато моделирах това мангрово блато, си мислех," Как да поставя кутия около това?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.И когда я проектировала это мангровое болото, я думала про себя: "Как ты окружишь это коробкой?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.פרטוקול קיוטו של האו"ם. ובזמן שיצרתי את המודל של ביצת המנגרובים הזו,
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.وبينما كنت بصدد تصميم مستنقعات المنغروف ، كنت أفكر في نفسي : "كيف يمكنني وضع علبة حول هذا؟"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.私は考えました「どうやって周りに箱を作るのか?」と 私は植物を入れる箱を設計するとき、文字通り
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod