Ana içeriğe geç
Sözlük

yandan ile cümle

yandan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.Brytyjczycy także nie próżnowali.
Öte yandan Hollanda Kupası'nı kazandılar.Poza tym zdobył Superpuchar Holandii.
Bir yandan da modellik yaptı, 1998'de Find Me A Supermodel adlı yarışmayı kazandı.Wyróżnienie otrzymała w 1998 r. za sztukę How I Learned to Drive.
Öte yandan, İsa gökle ilgili bu yetkisini Ms 1914'te Şeytan ve cinlerini göklerden yere atmakla göstermiştir.Maria otrzymała od posłańca z niebios wiadomość, że za trzy dni opuści ziemskie ciało.
Bu görevini ömür boyu sürdürdü, bir yandan da bağımsız olarak çalışıyor yarışmalara katılıyordu.Przywiązywał dużą wagę do swojej prezencji zarówno poza wyścigami, jak i podczas nich.
Bir yandan da kuramı doğrulayan deneysel kanıtlar birikmeye başlar.Niespodziewanie jego eksperyment wymyka się spod kontroli.
Öte yandan emeğin nesnesi,daha önceki emekten geçirildiğinde buna hammadde adı verilir.Wyłącznie dla powołanych, przed nastaniem czasu obecnego, Pan ustanowił pokutę...
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Miał także problemy z alkoholem i narkotykami.
Speer, öte yandan, “Anlamadıysam, anlamak istemediğim içindi” dedi.Định Hương powiedział: "Nawet wtedy kiedy zrozumiałem, nie różniło się to od tego, kiedy nie rozumiałem."
Öte yandan hemşirelik seçmelerine katıldı ama o dönemde hemşirelikteki iş istihdamı yoktu.Odpowiada na ofertę pracy jako prywatna pielęgniarka, choć nie ma żadnego doświadczenia.
Öte yandan, RealPlayer'ı indirmeden önce RealPlayer ile ilgili başlığa bakmanız tavsiye edilir...Główną aplikacją do odtwarzania RealAudio jest RealPlayer.
Biz de bir yandan bilgisayar oyunu yapımına devam ettik.Od tego czasu nieustannie angażował się w tworzenie gier komputerowych.
Bir yandan da Avustralya tiyatro eğitmenliği yapıyordu.W Australii występowała na scenach teatralnych.
Öte yandan, uzun zamandır Anadolu Selçukluları da Gürcistan’a karşı savaşa hazırlanıyordu.Jednocześnie Małopolanie już od jakiegoś czasu prowadzili rozmowy z Jagiełłą.
Bir yandan da uçaklara karşı olarak uçaksavar silahlar geliştirilmiştir.Byli uzbrojeni m.in. broń przeciwlotniczą.
Öte yandan günümüz Orta Asya ülkeleri dillerinde Çin, Hitay olarak tanımlanmaktadır.Uwaga: w języku chińskim identyczną nazwę nosi obecnie Korea Południowa.
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Co więcej, doszło do sporu o nie między Królestwem Węgier a Księstwem Cieszyńskim.
Lakin bir yandan bastıran kış koşulları bir yandan da Ermeni çeteleri onların bu endişesini haklı çıkarmıştır.Pani Zima słowami Oto kara za twoje lenistwo zamknęła bramę.
Bir yandan da gece okuluna gidip, kimya dersleri aldı.Jednocześnie studiował, uzyskując dyplom z chemii.
Diğer yandan, Springfield'a Adil gelir ve tatlı, yardımsever bir çocuk olarak ortaya çıkar.Under tiden, i Springfield, anländer Adil som visar sig vara en rar och hjälpsam pojke.
Öte yandan Britanya, yalnızca birkaç kıyı şehrini kontrol etmekteydi.Britterna lyckades bara hålla några få kuststäder.
Ama şu hakarete bir de yandan bakar mısınız lütfen!O Syndare! kom hit och se.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.För andra betydelser, se Wādī aş Şakhr.
Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır.Plötsligt är det något, som håller igen fartyget.
Öte yandan yüksek enerjisi zaman zaman fazla ilgi bekler gibi görünmesine sebep oluyor.Jag är mer nervös än någonsin eftersom jag känner att det kommer att vara en del förväntningar.
Öte yandan batı illerine mevsimlik işçiliğe (inşaat) giden gençler de vardır.Ynglingaätten uppträder bland annat i islänningasagorna och nämns som Skilfingar (se nedan) i Beowulfskvädet.
Öte yandan Cissé, Fransız komedi filmi Taksi 4'te kameo olarak yer aldı.Djibril var också med i den franska filmen Taxi 4 som gästroll.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.England vann inte nu heller.
Bir yandan da roman yazmaya başladı.Vid sidan av detta började hon författa romaner.
Diğer yandan, Buzullaşmalararası ise buzullaşma periyotları arasında geçen daha ılıman iklim dönemleridir.Än mer bisarr är den oseriösa atmosfär som konversationerna har.
Diğer yandan Roma Dönemi çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir.Detta medförde i sin tur romerska straffexpeditioner.
Öte yandan Plutarkhos ise en güvenilir ayrıntıları vermiştir.Plutarchos ger oss den mest detaljerade skildringen av slaget.
Diğer yandan Ted ve Robin heyecanlı bir ilişki yaşamaktadırlar.Ted och Robin har sitt första gräl.
Bir yandan televizyon için belgeseller çekti.Del av dokumentärserie för TV.
(Öte yandan arepa tortilladan daha kalındır.)(Min kniv är vassare än din .)
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Dessutom missbrukade han alkohol och andra droger.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Hon tackar nej på grund av att hon gillar någon annan.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Detta är också ett av de dyraste i Europa.
Öte yandan “İlk” Andrew’la iletişime geçer.För andra betydelser, se Seno Andrew.
Öte yandan Speak Now, RIAA'den 3x platin sertifikası aldı.Sången är idag certifierad 3x Platina av RIAA.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Bredvid henne satt fadern.
Diğer yandan kısa sürede ürün alanını işgal ederek sorun yaratabilir.Där hittar flyghunden troligtvis sin föda.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Inte för andra." alternativt "Här är platsen för dem som sjunger.
Öte yandan, Ligeia'ya göre bir insan, yaşama iradesinin zayıflaması sebebiyle ölür.På så vis vore vissa människor till och med beredda att förlora sitt eget liv för tyrannens skull.
Öte yandan, yapının yapılış amacı son araştırmalarla ortaya konmuştur.Försvarsfunktionens framträdande roll har dock blivit ifrågasatt i nyare forskning.
Bir yandan sermaye ile de ilişki kurmaya başlamıştı.Därefter inledde han en relation med henne.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Därtill författade han pamfletter.
Diğer yandan ileri derecede diş aşınması görülmektedir.För andra betydelser, se Gora Tand.
Bir yandan da Freud ile ilişki yaşamaya başladı.Hon inleder så småningom ett tillfälligt förhållande med Frost.
Gençlik çalışmalarına devam ederken bir yandan da işçi mahallelerindeki çalışmalara da katıldı.Han är samtidigt engagerad i olika projekt vid sidan av ungdomsarbetet.
Bir yandan da devrimci aktiviteleri yönetti.Dras in i revolutionära aktiviteter.
Diğer yandan lağımcılar hisar duvarının dibine bir delik açtılar.En fånge lyckade till exempel bryta upp ett hål i yttermuren under fönstret.
CJ, bir yandan Ballas ve Vagos diğer yandan alevlerle mücadele ederek fabrikadan çıkmayı başardı.Mangas och hans två vakter låg på natten bredvid en eld.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Заплітає волосся в дві коси.
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.В контексті Про церемонії, однак, він також може бути прочитаний просто як одиниця чи корабель.
Öte yandan Goon Moon isminde bir grup kurdu.Створює власний проект Goon Moon.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Про себе каже так: «…а що я?
Öte yandan İstanbul'dan yönetilen doğu imparatorluğu, 1453 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.Східна частина Римської імперії, переважно грекомовна, продовжувала існувати до 1453 року.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.З ним Яковлем, також на той час не упорався би.
Öte yandan Bir Dağ Masalı, Vahi Öz'ün oynadığı ilk filmidir.Залишається відкритим питання який фільм вважати першим токусацу.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod