Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Ez a tiszta demokrácia. Az alsóbb réteg győzelme.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Ini demokrasi murni Suatu kemenangan akar rumput
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Isso é democracia crua. Um triunfo dos movimentos vindo de baixo.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Questa è vera democrazia, il trionfo di quelli al basso.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.To je prvinska demokracija, zmaga za Ijudstvo.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.To jest surowa demokracja same korzenie tego pojęcia
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Toto je priama demokracia, triumf prostého ľudu.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Είναι άμεση δημοκρατία, ένας θρίαμβος της λαϊκής βάσης.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Това е истинската демокрация, трумфът на масите.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.Это "зеленая" демократия - триумф корней травы.
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi..זוהי דמוקרטיה כפרית .נצחון לשורשים החקלאיים
Bu ham demokrasi - temel yandaşların bir zaferi.今日 初めて自宅所有という 夢について議論しています
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşü - -Ještě jednou, tohle je nekonečná deska, pokračuje všemi směry, i ven z videa, a díváme se na ni z boku.
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşüPero de todos modos, vamos a proceder.
Bu, her yönde sonsuza kadar uzanan yüklü levhamın yandan gönünüşü - -אז שוב, זהו לוח אינסופי שממשיך בכל כיוון ואפילו יוצא מהמסך, וזהו מבט צדדי שלו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chlapec se bál těch okřídlených býků, ale zároveň ho vzrušovali.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Chłopiec zawsze się bał tych uskrzydlonych byków, ale równocześnie go ekscytowały.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.Deze gevleugelde stieren boezemden de kleine jongen schrik in maar tegelijkertijd was hij erdoor gefascineerd.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.그 소년은 날개가 달린 황소들이 무서웠지만, 신이 나가도 했지요.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.והילד היה מפחד מהפרים המכונפים האלה, אבל באותו זמן הם ריגשו אותו.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.والطفل كان خائفا من هذه الثيران المجنحة، لكنها كانت تثيره في نفس الوقت.
Bu kanatlı boğalar, çocuğu bir yandan korkuturken bir yandan da heyecanlandırırdı.怖がっていましたが 同時にワクワクしてもいました 父親はこの牡牛を発端として
Bu levhanın yandan görünüşü.Este es y esta es la vista lateral. Así que ante todo, vamos a pensar en su campo eléctrico.
Bu levhanın yandan görünüşü.Mais disons que c'est possible et que c'est la vue de côté.
Bu levhanın yandan görünüşü.Но все пак приемаме, че поглеждаме тази равнина отстрани
Bu levhanın yandan görünüşü.המישור, וזה מבט הצד שלו.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.(76:18) Облака изливали воды, тучи издавали гром,и стрелы Твои летали.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.As nuvens desfizeram-se em água; os céus retumbaram; as tuas flechas também correram de uma para outra parte.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Awan mencurahkan hujan, guntur mengguruh; halilintar menyambar ke segala arah
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước , Bầu_trời vang ra tiếng . Và các tên Chúa bay đây_đó .
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Các mây đổ ra nước, Bầu trời vang ra tiếng. Và các tên Chúa bay đây đó.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Die dicken Wolken gossen Wasser, die Wolken donnerten, und die Strahlen fuhren daher.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Izlili so oblaki vode, glas so zagnali gornji oblaki, tudi pšice tvoje so švigale semtertja.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.구름이 물을 쏟고 궁창이 소리를 발하며 주의 살도 날아 나갔나이다
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Láttak téged a vizek, oh Isten, láttak téged a vizek és megfélemlének; a mélységek is megrázkódának.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Los nubarrones vertieron sus aguas; tronaron las nubes; también se desplazaron tus rayos
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Norii au turnat apă cu găleata, tunetul a răsunat în nori, şi săgeţile Tale au sburat în toate părţile.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Skyerne udøste Vand, Skyhimlens Stemme gjaldede, dine Pile for hid og did;
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Ti videro le acque, Dio, ti videro e ne furono sconvolte; sussultarono anche gli abissi
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Toen het water U zag, o God, beefde en sidderde het.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vannene så dig, Gud, vannene så dig, de bevet, ja avgrunnene skalv.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vattnen sågo dig, och Gud, vattnen sågo dig och våndades, själva djupen darrade.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vedet näkivät sinut, Jumala, vedet näkivät sinut ja vapisivat, ja syvyydet värisivät.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Videly ťa vody, Bože, videly ťa vody a chvely sa; áno, triasly sa hlbiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Vidělyť jsou tě vody, Bože, viděly tě vody, a zstrašily se; pohnuly se také i hlubiny.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Widziały cię wody, o Boże! widziały cię wody, i ulękły się, i wzruszyły się przepaści.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Πλημμυραν υδατων εχυσαν αι νεφελαι φωνην εδωκαν οι ουρανοι και τα βελη σου διεπεταξαν.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.Облаците изляха поройни води; небесата издадоха глас; Тоже и стрелите Ти прелетяха.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.זרמו מים עבות קול נתנו שחקים אף חצציך יתהלכו׃
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.سكبت الغيوم مياها اعطت السحب صوتا. ايضا سهامك طارت.
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲 中 倒 出 水 來 . 天 空 發 出 響 聲 . 你 的 箭 也 飛 行 四 方
Bulutlar suyunu boşalttı, Gökler gürledi, Her yanda okların uçuştu.雲中 倒出 水來 . 天空 發出 響聲 . 你 的 箭 也 飛行 四方
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.A zatímco jsem modelovala tyto bažiny mangróvie, přemýšlela jsem: "Jak dát tohle do krabice?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Dan saat saya membuat model rawa bakau ini, saya berpikir, "Bagaimana saya menutupnya dengan kotak?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Et tandis que je modélisais cette mangrove, je me demandais, "Comment en dessiner les contours?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.그리고 제가 이 홍수림을 모형제작하면서, 저는 스스로 생각했습니다, "어떻게 이것을 상자로 둘러쌀 수 있을까?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Pracując nad modelem, myślałam: jak to włożyć w pudełko?
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Şi în timp ce modelam mlaştina asta de mangrove, mă gândeam, "Cum pui o cutie în jurul ăsteia?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Stavo lavorando su questa palude di mangrovie, pensando: "come si può mettere una scatola attorno a questo?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Докато моделирах това мангрово блато, си мислех," Как да поставя кутия около това?"