Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.И когда я проектировала это мангровое болото, я думала про себя: "Как ты окружишь это коробкой?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.פרטוקול קיוטו של האו"ם. ובזמן שיצרתי את המודל של ביצת המנגרובים הזו,
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.وبينما كنت بصدد تصميم مستنقعات المنغروف ، كنت أفكر في نفسي : "كيف يمكنني وضع علبة حول هذا؟"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.私は考えました「どうやって周りに箱を作るのか?」と 私は植物を入れる箱を設計するとき、文字通り
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.A fost exact ca în cazul în care o mână le-a strîns în centrul şi aruncă-le deoparte.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bilo je točno tako, kot če je imel roko jih oklenil v centru in jih vrgel stran.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bolo to presne tak, ako keby mal v ruke zvieral je v centre a hodil je stranou.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Było dokładnie tak, jakby jakaś ręka trzymała ich w centrum i rzucił je na bok.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bylo to přesně tak, jako kdyby měl v ruce svíral je v centru a hodil je stranou.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.C'était exactement comme si une main avait embrayé dans le centre et les jeta de côté.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Det var precis som om en hand hade grep dem i centrum och kastade dem åt sidan.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Đó là chính xác như một bàn tay đã nắm chặt chúng trong các trung tâm và ném chúng sang một bên.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era esattamente come se una mano li aveva stretto al centro e li gettò da parte.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era exactamente como si una mano los había agarrado en el centro y las arrojó a un lado.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era exatamente como se uma mão agarrou tinha-os no centro e atirou-os de lado.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Es war genau so, wie wenn eine Hand hatte sie in der Mitte drückte und warf sie beiseite.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Het was precies alsof een hand had ze greep in het midden en gooide ze opzij.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Itu persis seperti jika tangan mencengkeram mereka di tengah dan melemparkannya ke samping.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.그것은 손이 중심에서 그들을 쥐고 그들을 옆으로 떨어져 있었 정확하게하는 경우되었습니다.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Pontosan mintha egy kéz megragadta azokat a központ és flung azokat félre.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Se oli aivan kuin jos käsi olisi puristi niitä keskustassa ja heitti ne syrjään.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Ήταν ακριβώς σαν ένα χέρι είχε αδράξει τους στο κέντρο και τα πέταξε στην άκρη.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Тя е точно така, както ако ръка ги хвана в центъра и ги хвърли настрана.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Це було саме так, як якщо б рука схопила їх в центр і кинув їх в сторону.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Это было именно так, как если бы рука схватила их в центр и бросил их в сторону.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.وكان بالضبط كما لو كان يمسك يد لهم في وسط والنائية منها جانبا.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.直後に、見知らぬ人の帽子は、ベッドの支柱をオフに飛び乗った説明
Bunu yandaki tabloya bakarak yapabiliriz ya da boyutsay analiz yaparak yapabiliriz. . .여기 표를 보면서 하거나 차원 분석을 통해 할 수있습니다
Bunu yandaki tabloya bakarak yapabiliriz ya da boyutsay analiz yaparak yapabiliriz. . .Laten we de eerste manier doen.
Bunu yandaki tabloya bakarak yapabiliriz ya da boyutsay analiz yaparak yapabiliriz. . .To bude 10, napíšu to tady.
Burada da bir tane ayna olsun. Ayanaya yandan bakıyoruz. İşte aynamız bu.ופה יש לי מראה, זה מראה, ומסתכלים אליו מהצד, רגע אני יכול לצייר יותר טוב מזה
Buradaki 2 de keza. Bir yandaki işlemde de ilk satır olduğu için varlar.Ce 1 et ce 2, ce sont ce 1 et ce 2, ce 1 et ce 2.
Bu sonsuz levhanın yandan görünüşü olsun.Disons que c'est la vue de côté d'un plan infini uniformément chargé.
Bu sonsuz levhanın yandan görünüşü olsun. Levhanın pozitif yüklü olduğunu kabul edelim. -Řekněme, že toto je boční pohled na nekonečnou jednotně nabitou plochu a řekněme, že tato je nabitá kladně .
Bu sonsuz levhanın yandan görünüşü olsun. Levhanın pozitif yüklü olduğunu kabul edelim. -Да кажем, че тук виждаме такава равнина от едната и страна и да кажем, че е с положетелен заряд
Bu sonsuz levhanın yandan görünüşü olsun.נגיד שזה מבט הצד של מישור אינסופי
Bu soruda, sol yanda toplayalım.방정식의 한 쪽으로 몰아 놓는 것입니다.
Bu soruda, sol yanda toplayalım.على جانب واحد من المعادلة
Bu soruda, sol yanda toplayalım.左側をやります。
Bu soruyu cevaplamak benim için zor çünkü bir yandan,앨 고어: 그 질문에 대답하기가 저로서는 힘듭니다. 왜냐하면, 한 편으로는, 우리가 공화당 후보-특정 후보- 존 맥케인과
Bu soruyu cevaplamak benim için zor çünkü bir yandan,(Risos)
Bu soruyu cevaplamak benim için zor çünkü bir yandan,התשובה קשה לי כי מצד אחד, אני חושב שעלינו
Bu soruyu cevaplamak benim için zor çünkü bir yandan,آل جور: الإجابة على هذا السؤال صعبة بالنسبة لي لأنه، من ناحية، أعتقد
Bu soruyu cevaplamak benim için zor çünkü bir yandan,アル:その質問を応えるのは難しいね なぜなら、共和党から出馬した ジョン・マケイン氏と民主党で大統領予備選を戦っている
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...Beh, questo è come dire che il limite per x che tende a 0 da destra...
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...Bem é a mesma coisa que o limite x se aproxima de 0 do lado positivo.
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...Bueno, es la misma situacion si buscamos el limite si x se aproxima a 0 desde el lado positivo.
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...To je stejné jako když se limita "x" blíží k 0 zprava.
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...To to samo, co granica przy x dążącym do 0 od strony dodatniej.
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...טוב, זהו אותו דבר כמו הגבול כש-x מתקרב ל-0 מהצד החיובי.
Bu, şuna eşittir: iks, sıfıra, artı yandan yaklaşırken...حسناً، هذا يعادل نهاية اقتراب x من الصفر من الجانب الموجب
Bütün gün hayatınızı değiştirmeye çalışıp, bir yandan da sürekli esrar içemezsiniz.Non state seduti a cercare di migliorarvi e a fumare droga, tutto il tempo.
Bu, yük yoğunluğu sigma olan, yüklü levhamız yandan görünümü. -Así que vamos a tomar una vista lateral de la placa cargada infinitamente y obtener alguna intuición.
Bu, yük yoğunluğu sigma olan, yüklü levhamız yandan görünümü. -Tohle je boční pohled na naši desku, která má hustotu náboje "sigma".
Bu, yük yoğunluğu sigma olan, yüklü levhamız yandan görünümü. -בואו נאמר שזה הלוח... ועל הלוח יש צפיפות מטען, סיגמה.
Bu yüzden başbakan seni yandaşı gibi göstererek bir oyun sergiliyor.Ezért a Miniszterelnök egy előadást rendez, amelyben téged a támogatójaként tüntet fel.
Bu yüzden başbakan seni yandaşı gibi göstererek bir oyun sergiliyor.Γι'αυτό ο Πρόεδρος προσποιείται με την βοήθεια σου.
Bu yüzden başbakan seni yandaşı gibi göstererek bir oyun sergiliyor.الرئيس يستغلك ويمثل عليك
Cinayet mi ona bu adı lanetli yandan bana, rahibi söyle onun kinsman .-- O Murder'd olarak,Ali njen umor, kot je to ime je preklet strani Murder'd ji Kinsman .-- O, povej mi, patra, povej mi,
Cinayet mi ona bu adı lanetli yandan bana, rahibi söyle onun kinsman .-- O Murder'd olarak,A ucis-o, ca mana care numele lui blestemat Murder'd rudă ei .-- O, spune-mi, călugăr, spune-mi,