Öte yandan Roma Cumhuriyeti doğuda da büyük başarılar kazanmıştı.Maždaug tuo pačiu metu Sąjungai pavyko pasiekti reikšmingų pergalių ir vakaruose.
Aynı yandaki bacaklarını birlikte kaldırarak kendine özgü bir biçimde koşar.Po dugną jos šliaužioja į kojas panašiomis išaugomis.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Mandagiai pasitark su kitais.).
Bir yandan da başka okullarda ders verdi.Taip pat mokė kitur.
Öte yandan, düşüncelerin paragraflara göre düzenlemesi gerekir.Be to, vietoj paragrafų numatyti straipsniai.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Apibūdinti vidinių visatų kirmgraužas šiek tiek sudėtingiau.
Bu siyaset, üst düzey Muhafazakâr Partililer arasında yandaş toplayacaktı.Per šią rinktinę ėjo keliai pas Aukštaitijos partizanus.
Öte yandan, hükümet Yahudileri aşağılamak için elinden geleni yaptı.Valstybinė propaganda žemino žydus.
Ancak onun yandan geçirilmiş ipi vardır ve bele bağlanır.Šalia teka Glaušė ir jos intakas Geršokas.
Bir yandan da folklor çalışmalarına katılıyordu.Dalyvavo folkloro ekspedicijose.
Öte yandan okyanuslar da diğer önemli potasyum kaynağıdır.Vandenynai yra pagrindinis kietųjų dalelių šaltinis.
Öte yandan, ABD'ye özel kuruluşlar için us uzantısı oluşturulmuştur.JAV buvo įkurtas specialus fondas jo kūriniams leisti.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Legendid räägivad, et järves elab koletis Tessie.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.K. arvab, et see kõik on vaid nali.
Bu galaksi Dünya'dan bakış açısında yandan görülmektedir.Galaktika näeb välja selline Maa asukoha tõttu.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.Mahtuvusliku ekraani puhul on asi aga natuke keerulisem.
Bir yandan da dışarıdan liseyi bitirdim ama üniversiteye gitmedim.See täitis kogu mu elu, ma olin seal ega käinud koolis.
Diğer yandan Macaristan ve Çekoslovakya arasında da mübadele gerçekleltirilmiştir.Toimus sunniviisiline rahvavahetus Ungari ja Tšehhoslovakkia vahel.
Öte yandan, küçük üreticilerin pek çoğu özellikle İsviçre'de yeraltına geçerek üretimi sürdürdü.Vangistatakse palju talupoegi, eriti arvukalt lapsi, saates neid Ukrainasse.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Alkoholi ja narkootikumide tarbimine.
Öte yandan, öldürülmüş de olabilirdi.Võimalik on ka, et ta uputati ära.
Öte yandan, yaşamının sonuna kadar kimi eserlerini Fransızca yazmaya devam etti.Hiljem pani ta oma teosed siiski kirja prantsuse keeles.
Bir taraftan kendisi öğrenirken, diğer yandan birçok öğrenciye ders verdi.Siis julgustas ta oma õpilasi tegema täpselt vastupidi.
Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu.Sel perioodil kirjutab veel ka muid asju.
Öte yandan Theodosius ise İznik itikatına yakından bağlıydı.Seega sel ajal võis Theoderich loota nende toetusele.
Collins tüm ülkede dolaşıp yandaşlar topluyordu.Benn reisis riigis ringi ja esines kõnedega.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Eesti sõjaväeluure juhid oskasid õigel ajal kaduda.
Aralık - Yandaki şahıs ile aradaki mesafe."Kaugused kauguste taga.
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.Ta sündis orienteeruvalt 310/305 enne meie aega ja kasvas üles Küreenes.
Öte yandan takım Coppa Italia'da ise başarılı bir performans sergiledi.Järgnes ka singel ja lugu saatis edu Hollandis.
Diğer yandan mühür buluntusu çok azdır.Nõelravil on üldiselt vähe kõrvalnähte.
Bir yandan bastırılamaz zafer hırsı bir yandan da karşılaşılan güçlükler nihayet Aguirre'i çıldırtır.Suutmata teda aga kõigist püüdlustest hoolimata leida, jõuab Windisch lõpuks ise hullumise piirile.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Esialgu elas ta oma isa juures.
Diğer yandan Eretria'nin İyon Ayaklanmasını askeri yönden desteklemesinin nedenler çok açık değildir.Siit tuleb välja, et Solomoni negatiivne hinnang masturbeerimisele on ikkagi õigustamata.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.A dokonav rozměřování domu vnitřního, i vedl mne k bráně, kteráž byla na východ, a změřil jej vůkol a vůkol.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.그가 안에 있는 전 척량하기를 마친 후에 나를 데리고 동향한 문길로 나가서 사면 담을 척량하는데
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Sau khi đã đo phía trong nhà xong rồi, người đem ta ra bởi hiên cửa phía đông, rồi người đo quanh vòng tròn.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.Tendo ele acabado de medir o templo interior, fez-me sair pelo caminho da porta oriental; e o mediu em redor.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.וכלה את מדות הבית הפנימי והוציאני דרך השער אשר פניו דרך הקדים ומדדו סביב סביב׃
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.فلما أتم قياس البيت الداخلي اخرجني نحو الباب المتجه نحو المشرق وقاسه حواليه.
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內 殿 、 就 帶 我 出 朝 東 的 門 、 量 院 的 四 圍
Adam iç tapınağı ölçmeyi bitirince, beni Doğu Kapısından dışarıya götürdü, o alanı her yandan ölçtü.他 量 完 了 內殿 、 就 帶 我 出 朝東的門 、 量 院 的 四 圍
Ah, tamam, fakat, öte yandan,-Ah, da. <i>Dar, la polul opus,</i>
Ah, tamam, fakat, öte yandan,-Ah, igen. -Hanem éppen ellenkezőleg,
Ah, tamam, fakat, öte yandan,-Ah, ja. <i>-Aber im Gegenteil,
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusunda부모님은 거기에 대해 아무말 하지 않았고, 전 종교순례를 위해 인도에 잠시
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusundaMí rodiče byli velice trpěliví, ale tou dobou jsem střídavě pobýval v Indii při hledání tajemna.
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusundaMis padres tenían mucha paciencia.
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusundaVà bố mẹ tôi đã rất kiên nhẫn
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusundaוההורים שלי היו מאוד סבלניים, אבל הייתי עורך ביקורים תקופתיים בהודו
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusundaو كان ولدي جد صبورين نحوي، لكني كنت أقوم برحلات متناوبة إلى الهند
Ailem çok sabırlıydı, bir yandan da mistik arayışlarım doğrultusunda私は神秘主義修行のためインドに 短期留学しました
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.A čím více máme menší ... jak se dostáváme blíže a blíže k 0 z leva, přibližujeme se k 0.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.I gdy zbliżamy się bliżej i bliżej do 0 od ujemnej strony, zbliżamy się do nieskończoności.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.При меньших и меньших значениях, все ближе к 0 с отрицательной стороны. приближаемся к бесконечности.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.כשאנחנו הולכים וקטנים - כשאנחנו מתקרבים יותר ויותר לאפס מהכיוון השלילי, זה שואף לאינסוף.
Aldığımız iks değeri, eksi yandan sıfıra yaklaştıkça, fonksiyon sonsuza yakınsıyor.كلما صغرناه أكثر فأكثر - كلما اقتربنا أكثر فأكثر إلى 0 من الاتجاه السالب، وتصل الى ما لا نهاية.
Ama annem her geliţinde kötü oluyordu. Ađlýyordu oralarda. Bir yandan babam söylenip duruyordu.И тя всеки път се преструва, че не ме помни.
Ama bir yandan da그러나 저는 서양 세계를 걱정하기도 합니다.
Ama bir yandan daאבל אני גם מודאגת לגבי המערב