Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Publius Varinius (Brett Tucker) - Glaber'ın baş siyasi rakibi ve praetor yandaşı.Brett Tucker (2. sezona) kao Publije Varinije - Glaberov politički neprijatelj i pretor.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Ispostavlja se pak da su voljeli istu ženu.
Bu görevini ömür boyu sürdürdü, bir yandan da bağımsız olarak çalışıyor yarışmalara katılıyordu.Zanimljivo je kako je to napravio dok se još uvijek natjecao za posao.
Bir yandan da ut ve gitar çaldım.Pjevalo se i sviralo uz gitaru.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Šesta armija je pretrpila velike gubitke tijekom borbi u Staljingradu.
Öte yandan Kuzey ve Güney Ordular Grubu cephesinde kış boyu ağır bir Sovyet baskısı yaşanmamıştı.Grupa armija Sjever i Grupa armija Jug nisu sudjelovale u teškim borbama te zime.
Ama diğer yandan ise bu şarkı "diğerleri" için bir şarkı.Nakon tog koncerta pjesma je prema mnogima postala "više od pjesme".
Adolf Hitler'in en yakın arkadaşlarından biri ve en sadık yandaşıydı.Bio je jedan od najbližih suradnika i najvećih obožavatelja Adolfa Hitlera.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.On može biti i bez nje, ali ona ne može biti bez njega.
İngiltere'nin dışında kendine yandaşlar bulur.Svojom snagom pronalazi sljedbenike van Španjolske.
Düşmanlarını kandırmak için önce yandaşlarını kandırması gerekmekteydi.Optuživali su njegove protivnike da mu podmeću.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Tijekom života, često je uzimao drogu i alkohol.
Yandaki şekilde bu durumu anlatan bir çizim görülebilir.Sliku tom metodom možemo pronaći prema temi prikaza.
Khaled Al-Asad - Orta Doğu'daki darbecilerin lideri ve Imran Zakhaev yandaşı.Khaled Al-Asad veliteľ rebelov na strednom východe a spojenec Imrana Zakhaeva.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.V skutočnosti si však s Manic Street Preachers veľa nezahral.
Diğer yandan enerjisinin değeri, geceleri gündüze, pazar günleri iş gününe oranla daha düşüktür.Spotreba energie počas dňa kolíše, v noci je nižšia ako cez deň.
Bir yandanda babasının yanında çalışıyordu.Z prípadu na prípad spolupracovali so svojím otcom.
Diğer yandan, partizanlar Gestapo Karargâhını işgal etti.Budovu obsadili fašistické vojská a zriadili tu svoj štáb a veliteľstvo gestapa.
Her ikisi yandan altı köşeli yıldız resmini verir.Po jej stranách sa nachádzajú dve šesťcípe hviezdy.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"A čo tým myslím, keď hovorím, kto som?
De Ceremoniis bağlamında diğer yandan en yalın haliyle "birlik" ya da " gemi" olarak da okunabilir.Preto sa v rámci jednoty tohto kontextu môže hovoriť rovnako o "slavení" ako aj o "prijímaní".
Nathan bir yandan da bu hisseleri toplattı.Bernini do prác na tejto fontáne zapojil viacero svojich spolupracovníkov.
Öte yandan 8. Muhafız Ordusu, Tiergarten'in güneyi boyunca ilerlemekteydi.Južnejšie sa jednotkám 8. gardovej armády podarilo prekročiť kanál Landwehr a preniknúť do parku Tiergarten.
Öte yandan, ilk yayın tarihi ile ilgili çelişkili bilgiler de bulunmaktadır.Zaujímavá je tiež protikladnosť posledných noviniek.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Bola oblasťou jeho najväčšieho záujmu počas celej kariéry.
Patrona ve yandaşlarının elimine edilmesine büyük destek sağladı.Tá bola signálom na likvidáciu Valdštejna a jeho prívržencov.
Öte yandan bir elektrik dipolünün görüntüsü biraz daha karmaşıktır.V skutočnosti je situácia s elektrónovou konfiguráciou ťažších prvkov o niečo zložitejšia.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.S kamarátmi pil alkohol a vyskúšal drogy.
Yandan taş alan kişi o taşı kullanarak elini açmak zorundadır.Hráč, ktorý je na ťahu, si vytiahne kameň.
Öte yandan masum, naif bir yanı da vardır.Majú zvláštny, naivný a súčasne zlovestný výraz.
Bu da onları Safevî yandaşlığına itmişti.Tým nepriamo podporil ich spoločnú pozíciu.
Öte yandan Hollanda Kupası'nı kazandılar.Titul získali Holanďania.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Rodina a priatelia po nej začali pátrať, no neúspešne.
2 Aralık - Fidel Castro ve yandaşları, tekneyle Küba'ya vardı.2. december - Fidel Castro in njegovi privrženci pristanejo na Kubi.
SS Savannah, 1818 yılında inşa edilmiş yandan çarklı bir Amerikan gemisidir.SS Savannah je bila ameriška hibdridna ladja (parnik/jadrnica), ki so jo zgradili leta 1818.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Vazulovi sinovi pa so pravočasno pobegnili iz kraljestva.
Bir yandan da eleştirilere neden oldu.Priobčeval je tudi kritike.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Seveda, še več pitja in drog.
Diğer bir yandan Ethan, tersi yönde devam etmiştir.Vendar pa Jefferson nadaljuje v drugo smer.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Avari so imeli težave drugod.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"In oče me je vprašal, 'Kaj je to?
Bunun için bir yandan da öyküler yazmayı sürdürüyordu.Iz teh vam poskusim napisati nekaj zgodbic.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Prva pravi, da je v jezeru živel zmaj.
Babası genel kömür şirketini yöneten tutucu, kraliyet yandaşı olan bir Anglikan’dı.Oče je bil konservativen anglikanski rojalist, ki je upravljal lokalno premogovno podjetje.
Öte yandan Kuzey Ordular Grubu'nun durumu da kritik bir hal almıştır.To je hkrati pomenilo, da je stanje na bojišču kritično.
Öte yandan sezonu yine 2 kırmızı kart ile tamamladı.V tisti sezoni je postavil še en rekord; v dveh sezonah je zbral kar 4 rdeče kartone.
Bir yandan da Şişli Terakki Lisesi'nde muallim muavinliği görevinde bulundu.Med drugim se je oddala tudi blagovna znamka Maturantska parada.
İçinde iki yanda 124 dükkân vardır.V njej sta bili v dveh vrstah 102 trgovini.
Okurken bir yandan da Yeni Gün'de spor muhabirliği yaptı.Naslednjo uro so imeli na urniku športno vzgojo.
Öte yandan Deli Kenandan saklanan Şevket kılıktan kılığa girmiştir.To pomeni, da sem pred ljubljeno osebo nag, še preden se slečem.
Öte yandan, Kabin odası hiçbir zaman amaçlandığı şekilde kullanılmadı.Utrdbe na celotni liniji nikoli niso služile svojemu namenu.
İşte, bir yanda dünyanın hayranlık duyduğu bir insan, diğer tarafta ben, kişiliksiz, basit bir insan.V ospredju je razumsko dojemanje sveta, v središču pa človek, posameznik in narava.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Podobno kot Dioniza so ga včasih imenovali Eleutherios, »osvoboditelj«.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Tudi njihovi starši so bili zelo žalostni in obupani iskali svoje otroke.
Eşya etrafında, ama bu kez öbür yanda, bir kez daha dolandırılır.Del tega časa se nahaja pod horizontom, drugi del pa nad njim.
Öte yandan İstanbul'dan yönetilen doğu imparatorluğu, 1453 yılına kadar varlığını sürdürmüştür.Vzhodnorimsko cesarstvo je pa trajalo še do leta 1453.
Diğer yandan da Aralık 1940'ta Yugoslavya ile uzun ömürlü olmayan "Sonsuz Dostluk Antlaşması"'nı imzaladı.1940 m. gruodį jis pasirašė trumpalaikę "amžinos draugystės sutartį" su Jugoslavija.
Öte yandan Britanya, yalnızca birkaç kıyı şehrini kontrol etmekteydi.Tačiau iš tiesų tuo metu Ispanija dar valdė tik kai kurias pakrančių teritorijas.
Diğer yandan teknoloji 2013'ten itibaren Amerika Birleşik Devletleri'nde Major League Soccer'da kullanıldı.Nuo 2013 m. šią technologiją naudoja JAV Major League Soccer lyga.
Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır.Dar kiti pasisako už TVI teisę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod