Ana içeriğe geç
Sözlük

yanda ile cümle

yanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tünel, bir yandan öbür yana geçebilmek için yer altında açılan yoldur.Tunnelen er åpen på den ene side.
Diğer yandan "c" harfi a, o, u nun önünde k gibi okunur.Bokstaven a vil alltid være for eksempel j, slik som i eksemplet over.
Öte yandan, öldürülmüş de olabilirdi.Men det er også en mulighet for at han ble myrdet.
Diğer yandan M1910/30 lar sağlam ve güvenilirdi.I tillegg tapte Trygg hele ti NM-finaler i perioden 1915–1930, de fleste mot Ready.
Diğer yandan hakimiyeti altına almış olduğu halklar da o derecede ayaklanma eğilimindeydiler.Så fulgte bokseropprøret, som også trakk i samme retning.
Savaş ilanından bu yanda İtalyan Donanması on denizaltı kaybetmişti.Ved dette tidspunktet hadde den italiensk flåten 16 destroyere.
Öte yandan elde edilen her 5 şampiyonluğu temsilen, takım logosunun üzerine bir yıldız konulmaktadır.Klubbene har lov til å plassere en stjerne over logoen sin på drakta for hvert femte ligamesterskap de vinner.
Svanidze bir yandan bilimsel faaliyetlerine de devam ediyordu.Thomsen fortsatte dog sitt vitenskapelige arbeide.
Bir yandan da gazetelerde sanat ve edebiyat eleştirileri yayımlamaktaydı.Han begynte også å skrive omtaler av litteratur og kunst i avisene.
Öte yandan Avusturyalılar, Sırplar'ın Osmanlı İmparatorluğu'nda baskı gördüğünü ileri sürüyordu.Derfor hadde allerede muslimene startet å presse det sørlige Spania.
İçinde iki yanda 124 dükkân vardır.Byggverket er i tre og har 124 plasser.
Öte yandan muharebenin uzun sürdüğünü de belirtmektedir.Samtidig indikerer det at grisen må ha vært verdifull.
Öte yandan, tüm dosya paylaşımı yasadışı değildir.Di sisi lain, tidak semua tindakan berbagi berkas adalah ilegal.
Şafak vakti Romalılar iki yandan tepedeki Kartaca kuvvetlerine saldırdılar.Saat fajar, pasukan Romawi menyerang pasukan Kartago dari dua arah.
Diğer yandan Pers stratejisi de muhtemelen taktik yaklaşımlarla belirlenmiştir.Di pihak lain, strategi Persia mungkin secara prinsip ditetapkan oleh pertimbangan-pertimbangan taktis.
Öte yandan AFC üyesi olan Afganistan, Bhutan, Kuzey Kore ve Doğu Timor takımları elemeye dahi katılmadı.Namun, Afganistan, Bhutan, Korea Utara, dan Timor Leste tidak ikut serta.
Öteki yandan, mesafe ölçümü gibi bazı teknikler ışığın ölçülebilir hızına da bağlı olabilir.Di sisi lain, beberapa teknik tergantung pada laju terbatas cahaya, misalnya dalam pengukuran jarak.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Lalu ditanyakan lagi, 'Siapakah kamu? '
Diğer yandan Eretria'nin İyon Ayaklanmasını askeri yönden desteklemesinin nedenler çok açık değildir.Alasan Eretria membantu Pemberontakan Ionia tak sepenuhnya jelas.
Öte yandan DivX Stage6 artık kullanım dışıdır.Kini, seluruh KRL Toei 6000 sudah berhenti beroperasi.
Ayrıca bölgedeki Osmanlı ileri postaları, harekatı her iki yandan ateş altına alabilecek konumdaydılar.Di samping itu, kedua belah pihak yang melakukan merger telah melakukan segala kewajiban yang diperlukan.
Bir yandan da dışarıdan liseyi bitirdim ama üniversiteye gitmedim.Setelah lulus sekolah menengah atas, ia tidak melanjutkan ke perguruan tinggi.
Eşya etrafında, ama bu kez öbür yanda, bir kez daha dolandırılır.Dalam beberapa menit ia melihatnya lagi, kali ini ke arah yang sama, jelas-jelas membuntutinya.
Diğer yandan bu kitaplar dijital platformda da yer almaktadır.Perpustakaan yang tersedia juga dalam bentuk buku digital.
Bir yandan Albert onu aramaktadır.Belle ingin menjenguknya.
Öte yandan, üst mecliste her devlet, iki senatör bulundurması garanti edildi.Setiap negara bagian juga mengangkat dua Senator AS.)
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Namun, beberapa faksi MFDC menolak berdamai dan meneruskan pemberontakan mereka.
Öte yandan, iktidarlar da aynı sebeple kitleyi hedef alırlar.Sebagai tambahan, makhluk lain juga mempunyai kekuatan untuk membatukan.
Diğer yandan Pers üst komutanlığı Maraton Muharebesi'ni yeterince değerlendirememiş görünmektedir.Di pihak lain, Persia sepertinya tidak terlalu memerhatikan penyebab kekalahan mereka di Marathon.
Bir yandan da başka okullarda ders verdi.Ia juga mengajar di beberapa tempat.
Öte yandan, inanışa göre gölde bir canavar yaşamaktadır.Di danau ini, terdapat rumor adanya monster danau.
Öte yandan, MİKC, bu teklifi reddetti ve ayaklanma faaliyetlerine devam ettiler.Tuy nhiên, MILF đã từ chối chấp thuận đề nghị này và tiếp tục các hoạt động nổi dậy của họ.
Öte yandan Yorck'un kaptanı Piper, kurtarılanlar arasındaydı.Vị chỉ huy của Yorck, Đại tá Hải quân Piper, nằm trong số những người được cứu sống.
Onsuz hiçbir şey olmazdı ama diğer yandan onunla da yürüyemezdi.Sẽ không thể có mọi thứ nếu không có anh ấy, nhưng mặt khác mọi thứ cũng sẽ không ra đi cùng anh ấy.
Öte yandan bu kadın da, bir başkasını sevmektedir.Cậu bé phát hiện ra cô gái này lại thích một người đàn ông khác.
Desteklemek için bir aday arayan Otho yandaşları, Vespasian'da karar kıldılar.Những người ủng hộ của Otho, đã tìm kiếm ứng cử viên khác để hỗ trợ, và hướng đến Vespasianus.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Và bố tôi hỏi "Cái gì vậy?"
Bu isimler yandaki görselde görülebilir.Các tiêu chuẩn có thể xem tại đây.
Okula devam ederken bir yandan da bir bakkalda çırak olarak çalıştı.Trong khi đi học, anh đã phải đi làm thêm ở một lò bánh.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ông viết, Nhiều người trong số chúng ta gọi mình là "người tự do" (liberals).
Öte yandan Saint Vincent ve Grenadinler, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Tới nay, chưa vận động viên Saint Vincent và Grenadines nào giành được huy chương Thế vận hội.
Bir yandan da mizah yazıları yazdı.Đồng thời ông cũng viết các bản motet.
Öte yandan, yüzey renkleri de hiçbir zaman arı renk özelliğinde değildir.Trên thực tế, loài cự đà biển không phải là luôn có màu đen.
Öteki yandan, mesafe ölçümü gibi bazı teknikler ışığın ölçülebilir hızına da bağlı olabilir.Mặt khác, một số kĩ thuật phụ thuộc vào tốc độ hữu hạn của ánh sáng, ví dụ trong đo lường khoảng cách.
Bir yandan bağırarak ağlar, bir yandan kusar.Thương thọc một đường, gậy đâm một nẻo.
Öte yandan, kıyıya yakın kısa akarsularda da yaşarlar.Tuy nhiên, có các đồng bằng hẹp dọc theo bờ biển.
Öte yandan muharebenin uzun sürdüğünü de belirtmektedir.Nó đảm bảo rằng da bò sẽ kéo dài hơn.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Cô thường buộc tóc thành 2 bím lỏng.
Kranial kemikler Kafatasının yandan görünümü.Xương đính Xương sọ Điểm nhìn của hộp sọ.
Bir yandan da Manic Street Preachers grubunun şöforlüğünü yapmaktaydı.Ban nhạc rock xứ Wales Manic Street Preachers.
Öte yandan Çin edebiyatı ve Klasik Çince etkisi Edo döneminin sonuna dek sürmüştür.Văn học Nhật Bản dù thế vẫn chịu ảnh hưởng của văn học và văn hóa Trung Hoa cho đến cuối thời kỳ Edo.
Diğer yandan, Anatoly Khazanov meselenin bu kadar basit olamayacağını ileri sürmüştür.Tuy nhiên, nhà sử học Andrei Lankov đã lập luận rằng điều này khó có thể đúng.
Sıvılar, diğer yandan, makaslama kuvveti bulundurmaz.Nhìn chung, đất không thể chịu được lực kéo.
Makineli tüfek bir yandan ateş ederken bir yandan da kendini doldurur.Ổ đạn của súng được đẩy sang một bên khi cần nạp đạn.
Öte yandan Belize, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Tới nay, chưa VĐV Belize nào giành được huy chương Thế vận hội.
Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir.Ý chỉ những cái đốm trên vây và cơ thể chúng.
Hiza - Yandaki (aynı sıradaki) şahıslar ile aynı hizada olma.院別当 院司の最高責任者。
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).あくまでも考え方の指針である)。
O, saçını iki yandan topuz yapar.髪を二つのおさげにしている。
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.NGC 4747 (Arp 159)は、非常に暗い塵の帯を持つ真横を向いた渦巻銀河である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod