Öte yandan Ladoga Gölü'nün doğusuna, Karelia'ya ilerleyerek kenti doğudan da tehdit eder duruma geldiler.Kelet-Karélián át is közelítettek, a Ladoga-tótól keletre, keleti irányból is fenyegetve Leningrádot.
Öte yandan Barney'in terzisinde de Ted düşüncelidir.Barney véleménye Ted véleményével egyezik.
Bir yandan da sormaktadır: "What am I?"Valaki megkérdezte: „Hogy vagy?
Beri yanda Madeleine dadısıyla konuşmaktaydı.Ezek után anyjával beszélget Maigret.
Öte yandan İsrail'in yasallığı da ilk defa bir Arap ülkesi tarafından tanınmış oluyordu.Ez volt az első eset, hogy Izrael létét egy arab ország államfője elismerte.
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.Richárd és szövetségesei számára csata nélkül is nyilvánvalóvá vált, hogy nem nyerhetnek.
Bu parçalar yandaki resimde görülebilir.A szótagjelek az alábbi táblázatban láthatóak.
Öte yandan Avrupalı ve Amerikalı yazarların da çalışmaları yayımlandı.Szovjet íróktól, s nyugati íróktól is közöltek írásokat.
Ancak bir yandan da olayın Forster ile bağlantısını düşünmektedir.A költözés hátterében Forrest párkapcsolata állt.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Hän ja muut salaliittolaiset pitivät itseään "vapauttajina".
Erkek kardeşi Kolskeggur'ün geciken yardımıyla, Otkell ve yandaşlarını öldürür.Veljensä Kolskeggrin avustamana Gunnarr surmaa Otkellin ja tämän seuralaiset.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Tilastojen mukaan valkean voittoprosentti on hieman pienempi pikapeleissä ja heikkojen pelaajien välillä.
Öte yandan bütün bunların şakaya gelir bir yanı yok.Tässä ei ole mitään vitsiä!.
Öte yandan taşınan silahın ağırlığına paralel olarak Faith'in hızı da yavaşlamaktadır.Aseiden kantaminen hidastaa myös Faithin vauhtia.
Yandan görünüm.Toden näköistä.
Diğer yandan Linear B yazısı MÖ 1200 civarına kadar kullanılmaya devam edilmiştir.Lineaari-B-kirjoitus oli käytössä noin vuoteen 1200 eaa saakka.
Bir yandan da alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.Se toi mukanaan alkoholin ja hevosen.
Diğer yandan Alman bir torpido bot filotillası Helsinki dışında toplandı.Tilalle nousi Pantterit Helsingistä.
Öte yandan, anayasa, değiştirilebilir hükümlerden mütevellit, biçimsel bir metin değildir.Kuva Yrjö Keinosesta ristiriitaisena komentajana ei muutu.
Diğer yanda Şef Metin’e silah kullanmasını öğretir.Clementine oppii matkan aikana käyttämään asetta.
Öte yandan Saint Vincent ve Grenadinler, geçmişteki oyunların hiçbirinde madalya kazanmayı başaramamıştı.Saint Vincent ja Grenadiinit ei saavuttanut kisoissa yhtäkään mitalia.
Bu isimler yandaki görselde görülebilir.Kuvat on nähtävillä täällä.
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Todelliset ratkaisut tehtiin kuitenkin muualla.
Betimleme için yandaki şekle bakınız.).Rakentaa asua ajatella).
Diğer yanda kurutulmuş kemik çömleğin altına konur.Neidonvaippojen kukintona toispuoleinen terttu.
Öte yandan, [0,0.5) aralığı R {\displaystyle \mathbb {R} } 'de açık değildir.[0,1[:llä ei ole erakkopisteitä R {\displaystyle \mathbb {R} } :ssa.
Diğer yandan bu kitaplar dijital platformda da yer almaktadır.Tässä yhteydessä Albumit auki -aineisto linkitetään myös Kansalliseen digitaaliseen kirjastoon.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Hänen perheensä ja ystävänsä lähtevät etsimään häntä.
Öte yandan Yorck'un kaptanı Piper, kurtarılanlar arasındaydı.Aluksenpäällikkö Orita oli pelastuneiden joukossa.
Konuşulduğu alan pembe renkte yandaki haritada gösterilmiştir.Tasanne, jolla patsas sijaitsee, päällystettiin punaisilla graniittilaatoilla.
Öte yandan Luftwaffe de saldırıya geçti.Samanaikaisesti Luftwaffe hyökkäsi meriliikennettä vastaan.
Avlunun biri kıblede, ikisi yanda üç kapısı vardır.Vaunuissa oli vain kaksi ovea sivua kohden toisten tyyppien kolmen asemesta.
Köprü üzerinde biri ortada, 14'er tanesi iki yanda olmak üzere 29 heykel bulunur.Nykyään rakennettuja yhden tähden statuksen kenttiä on 29- ja kahden tähden statuksen kenttiä 31 kappaletta.
Öte yandan 16. Ordu Smolensk'e yaklaşıyordu ve General İvan Konev'in 19. Ordu'su da Vitebsk'deydi.Lisäksi Vitebskissä oli perusteilla 19. armeija ja 16. armeija oli saapumassa Smolenskiin.
Öte yandan Avrupalı ve Amerikalı yazarların da çalışmaları yayımlandı.Vähitellen hänestä kiinnostuivat myös brittiläiset ja yhdysvaltalaiset elokuvantekijät.
Bir yandan da Tasvir-i Efkâr Gazetesi'nin muhabirliğini yapmayı sürdürmekteydi.Hän on kertonut jopa pyrkivänsä karistamaan toimittajankin kannoiltaan.
Öte yandan karanlıkta ise görmede sorun yaşayabilirler.Pimeässä on tilaa kuvitella.
Diğer yandan bebek ve çocuklar için görece daha iyi sonuçlar elde edilebilmiştir.Merkin voi saada myös muut lasten ja nuorten hyväksi merkittävää työtä tehneet kasvattajat.
Öte yandan 32 FP7 araştırma projesi hâlen sürdürülmektedir.Mallissa NF.XVII oli vielä uudempi tutka.
Diğer yandan, sadece yükü bilmek de durumun tanımlanması için yeterli değildir.Pelkkä tieto kieltotaulun sisällöstä ei kuitenkaan riitä kiellon noudattamiseksi.
Vahdettin dışarı çıktı, yandaki odaya geçti.Lakiesitys meni läpi alahuoneessa, mutta kaatui ylähuoneessa.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Ο ίδιος και οι σύντροφοί του αυτοαποκαλούνταν «απελευθερωτές» («Liberatores»).
Öte yandan esas sorun başka bir yerdeydi.Το πρόβλημα ήταν αλλού.
Öte yandan güzellik ideali ırkî birliği güçlendirir.Αντιστρόφως, τα ιδανικά της ομορφιάς μπορούν επίσης να προωθηθούν φυλετική ενότητα.
Diğer yandan, zamanın önemli bir kısmını da yabancı dil öğrenmeye ayırmıştı.Επίσης, αφιέρωσε πολύ χρόνο, ώστε να μάθει ξένες γλώσσες.
Öte yandan, Cinematical'dan Monika Bartyze, şarkının "berbat parça" olduğunu yazdı.Η Μόνικα Μπάρτιζελ, του Cinematical, ωστόσο, δήλωσε ότι το κομμάτι ήταν ένα «τυρώδες νούμερο».
Yakalanan yandaşları idam edildi.Οι υπόλοιποι αξιωματικοί απαγχονίστηκαν.
Öte yandan, küçük üreticilerin pek çoğu özellikle İsviçre'de yeraltına geçerek üretimi sürdürdü.Από την άλλη, οι μικροί παραγωγοί ήρθαν αντιμέτωποι με μεγάλες δυσκολίες, ειδικά στην Κεντρική Αμερική.
Kranial kemikler Kafatasının yandan görünümü.Πρόσθια άποψη του ανθρώπινου κρανίου.
Bir yandan da ailesinin güvenliğini sağlamak zorundadır.. ^ FoxΕπίσης, σώζει τη ζωή της από τον σκληρό τοκογλύφο, Σάικς.
Yandaki gösterimdeki paralelkenarın kenarları; (AB), (BC), (CD) ve (DA).Χρησιμοποιώντας το συμβολισμό στο διάγραμμα δεξιά, οι πλευρές είναι οι (AB), (BC), (CD), (DA).
Öte yandan Centauri İmparatoru Cartagia, kişisel güç ve ihtirasları uğruna Gölgeler'le bir anlaşma yapmıştır.Ο Κενταυριανός Αυτοκράτορας Καρτάγια αναπτύσσει μία σχέση με τις Σκιές.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Στη συνέχεια κόβει τα μαλλιά στις άκρες του κεφαλιού.
Öte yandan İngiltere de boş durmuyordu.Στο μεταξύ, όμως, οι Άγγλοι δεν έμειναν αδρανείς.
Öte yandan höyükteki yerleşimin sürekliliği de bunu desteklemektedir.Εξάλλου η θέση του Αργυροχωρίου συνηγορεί σε τούτο.
Bir yandan da öğretmenlik görevini sürdürdü.Παράλληλα ασκούσε και διδασκαλικό έργο.
Uyandığında ise arabasının çekildiğini ve her yanda bir sürü insanın olduğunu görür.Καθώς κατεβαίνει από το αμάξι, μαγεύεται βλέποντας τόσο κόσμο.
Öte yandan ailesi ve arkadaşları çaresizce onu bulmaya çalışmaktadır.Οι κάπως σνομπ και βαριεστημένοι φίλοι της την ψάχνουν μάταια.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.Οι γνώσεις μας για το ρωμαϊκό ναυτικό είναι συγκριτικά περιορισμένες.
Kocası yaşamı boyunca en yakın yandaşı oldu.Η συνεργασία με το σύζυγό της ήταν στενή καθ' όλη τη διάρκεια της καριέρας της.